İthal et olayı ülkenin başına bela oldu. Hayvancılar Birliği Başkanı ortalığı velveleye vermese 20 ton bozuk salam, sosis, sucukla ne kahvaltılar yapacak ne omletler gümletecektik.
İthal et olayı ülkenin başına bela oldu. Hayvancılar Birliği Başkanı ortalığı velveleye vermese 20 ton bozuk salam, sosis, sucukla ne kahvaltılar yapacak ne omletler gümletecektik.
Her ne kadar Bakanlık, “limanda bekletiliyor, geri gönderilecek
” diyerek haberi yalanlasa da bu tür yalanlamalara karnımız tok çok şükür.
Bizim Rana’nın öğrendiğine göre bu etler Güngören Et Ürünleri’ne aitmiş. Allah’tan sicili tertemiz Bakanımız Zorlu Töre duruma el koydu da Güngören firması da bizi zehirlemekten kurtuluverdi. Yoksa çok üzüleceklerdi!
Aslında et ithali yeni başlamadı bizim buralarda. Bazı refikler eti Güney’den ithal(!) etmeye başlayalı yıllar oluyor. Rum tarafından ayda 2 bin-3 bin civarı kuzu kaçak yollardan Kuzey’e getiriliyormuş. Yuh be kardeşim! Komşunun tavuğunu çalmak değil ki bu! Bir de Yeşil Hat kullanılmıyor derler!
Bilmem hatırlar mısınız?
2007 yılında yine yurdun önemli et firmalarından Çelebi Et Ürünleri’nin sahipleri yaklaşık 300 kilo eti
Güney’den getirip ağzımıza sokmaya hazırlanırken suçüstü yakalanıverdiler. Aman tanrım ne utanç(!)
Hüsnü Çelebi ve Niyazi Çelebi denen arkadaşlar yanlarına aldıkları 3-5 çalışanıyla etleri buzluklara yüklerken enselenmişlerdi. Atıfta bulunmak gibi olmasın ama geçen gün polis basın bülteninde minik bir haber yer aldı. ‘Güney’den 375 kilo kaçak et’ diye! Kaçakçılığı yapanın baş harfleri H.Ç (E-47) şeklinde verilmiş. Ne yalan söyleyeyim bana Çelebileri hatırlattı yine! E yapmadıkları iş değil neticede.
Bugün ön sayfamızda yer alan ‘Ak-Et’e Kara bulaştı’ haberimize ne diyeceksiniz? Rezaletin bu kadarı. Üstelik polis, Tarım Bakanlığı Müsteşarı ve Veteriner Dairesi Müdürü’nün de olayla bağlantısı olduğu şüphesi üzerinde duruyor. Vah ki ne vah!
Yazık bu millete!
Bazı ülkelerde bazı insanlar halkı soymak için politikacı kılığına girer; bazı insanlar da bu politikacıları kullanarak cebini dolduracak diye üzerimizden işte böyle gelir geçer.
KTHY DOSYASI KAPANDI!
Şaşırdık mı? Hayır!
Yok, Meclis beş saat KTHY’yi tartışmış, yok Meclis KTHY yüzünden birbirine girmiş. Bunlar bizi ahmak zannediyor herhalde! Yolsuzlukları araştırması için kurulan komisyonun süresini uzatmayıp hep birlikte oturdular cukkaların üstüne. Sağımızla solumuzla bu kadarız biz işte. Tayyip de yırtsın kendini ‘adalet’ diye. Az bile bize, az bile. Atayamadılar şu valiyi göstersin herkese!