Kıbrıslılar Türkiyelileri sevmez mi dediniz?-5

Öyle sanıyorum ki, Kıbrıslıların Türkiyelileri sevip sevmediği, ya da sevmiyorsa neden sevmediği ile ilgili olarak birşeyler anlatabilmişizdir.

Öyle sanıyorum ki, Kıbrıslıların Türkiyelileri sevip sevmediği, ya da sevmiyorsa neden sevmediği ile ilgili olarak birşeyler anlatabilmişizdir.

Bunu kısaca ve derli toplu bir şekilde ortaya koymak gerekirse; Toplumlar da aynı bireyler gibidirler. Herhangi bir birey insan kendini herhangi bir şekilde tehdit eden kendisinden daha güçlü biri varsa, onu sevmez. Ardı arkası kesilmez bir şekilde Türkiye’den getirilip ya da gelip Kıbrıs’a yerleşen ve çalışmaya başlayan insanlar, birey Kıbrıslı Türk’ün iş güvencesini tehdit etmektedir. Hatta bu tehdit fiiliyatta yaşama geçmekte ve birey Kıbrıslı Türk’ü işsiz bırakıp göç etmeye zorlamaktadır.

Türkiye’den gelen insanlar birey Kıbrıslı Türk’ün malını tehdit etmektedir. 73 milyonluk Türkiye’de suç işlemeyi alışkanlık haline getirmiş insanların büyük bir bölümü, suç işledikten sonra rahatça kaçabilecekleri Kuzey Kıbrıs’ı tercih eder hale gelmiştir. Bunlar birey Kıbrıslı Türk’ün malını tehdit etmektedir.

Türkiye’den gelen insanlar birey Kıbrıslı Türk’ün canını tehdit etmektedir. Tekrara gerek yok, yukarıdaki cümleyi bu amaçla da okumak yeterlidir.

Türkiye’den gelen insan birey Kıbrıslı Türk’ün namusu tehdit etmektedir. Yukarıdaki cümle bu amaçla da okunabilir.

Türkiye’den gelen insan birey Kıbrıslı Türk’ün yaşam biçimi tehdit etmektedir. Türkiye’nin gelişememiş bölgelerindeki ortaçağ kalıntısı töreye dayalı yaşam biçimiyle Kıbrıs’a gelenlerin o yaşam biçimini buralarda sürdürmek istemesini; bu yetmezmiş gibi Kıbrıslılara da dayatmaya kalkışılmasını birey Kıbrıslı Türk yaşam biçimine yönelmiş bir tehdit olarak algılamakta ve buna tepki göstermektedir.

Türkiye’den gelen insan Kıbrıslı Türk’ün kültürünü tehdit etmektedir. Kültürünü kaybeden hiçbir toplum varlığını koruyamamıştır. Kıbrıslı Türk toplumunun varlığını koruma ve yarınlara taşıma anlamında verdiği mücadeleyi bilenler ve onu saygı duyanlar elbette ki bu toplumun kültürünü koruma anlamındaki duyarlılığına da saygı göstermek durumundadırlar. Ancak uygulamada görülüyor ki Türkiye’den gelip Kıbrıs’a yerleşen Türkiyeliler, Kıbrıs Türk kültürüne bırakın saygı gösterip uyum sağlamayı, bunu erozyona uğratıp ortadan kaldırmaya ve geldiği yerin kültürünü burada egemen kılmaya gayret göstermektedir. Birey Kıbrıslı Türk bunu da toplumsal varlığına bir tehdit olarak görmekte ve tepki göstermektedir.

Türkiye’den gelen insan, Kıbrıslı Türk’ün bu topraklar üzerindeki egemenliğini tehdit eder gibi bir durum yaratmaktadır. “Sizi biz kurtardık. Siz bizim gönderdiğimiz paraları yiyorsunuz” gibi söylemler yanında, Kıbrıslı Türk nüfusun toplam nüfus içinde azınlığa düşürülmüş olması birey Kıbrıslı Türk’ü bu ülkenin sahibi olmaktan çıkarılmak üzere olunduğu kaygısına sürüklemekte ve bundan şiddetli rahatsızlık duymasına yol açmaktadır. Rum toplumuna karşı, Kıbrıs üzerinde egemenlik hakkı mücadelesi veren bu toplumdan başka türlü davranmasını beklemek de herhalde bu toplumu yeterince tanımamak anlamı taşıyacaktır.

Kıbrıslıların Türkiyelileri sevmediği bütün Türk toplumuna yayıldı. Ancak kimse bunun neden olduğunu sorgulamadı. Yetmezmiş gibi bir de o bilginin yanına “nankörlüğü” eklediler. Şimdi birey Türk vatandaşı, Kıbrıslı Türk soydaşının kendisini sevmediği ve onun nankör olduğu şeklinde bir bilgiye sahiptir.

Kendini kurtarıcı, karşısındakini de zavallı görüp tepeden bakarak, bilimselliğe hiç mi hiç önem vermeden, höd-zöd’e dayalı buyurmalarla gelinen son durum bu; “Kıbrıslılar Türkiyelileri sevmez, çünkü nankördürler!”

Yarın yine devam edeceğiz.


Bu haber 665 defa okunmuştur

:

:

:

: