Din İşleri Eski Başkanı Yusuf Suiçmez, görevden durdurulmasıyla ilgili kararı “haksız ve yanlı” olarak niteleyerek “bu KKTC’nin imajını sarsan bir karardır” iddiasında bulundu.
Vicdanen hiçbir rahatsızlı olmadığını da ifade eden Suiçmez, bu kararın iptali için hukuk mücadelesini sürdüreceğini söyledi. Suiçmez, dün sabah Gazeteciler Birliği Lokali’nde düzenlediği basın toplantısında, görevden durdurulma gerekçelerini ve basında çıkan hakkındaki iddiaları yanıtladı.
“Görevden alma yazısındaki gerekçelerin hiçbirinin Din İşleri Başkanlığı görevine son vermeyi gerekli kılacak niteliğe sahip olmadığını” iddia eden Suiçmez, “ilgili yasalar incelendiğinde, alınan kararın haksız ve yanlı olduğu açıktır” dedi.
YÖNETİCİLERİMİZİN DUYARSIZ
Görevden alınması üzerine, Türkiye makamlarıyla teması olup olmadığı sorusuna karşılık Suiçmez, “buradaki yöneticilerin duyarsızlığından dolayı dışarıyı aramak ihtiyacı hissettim” dedi ve Türkiye Diyanet İşleri Başkanı ve bir de bakanla görüştüğünü, TC Başbakan’ına ise telefonu kapalı olduğu için ulaşamadığını açıkladı.
“KKTC VE TÜRKİYE KANALLARI O DA TÜKENİRSE AB MAHKEMESİ…”
Suiçmez, “KKTC’nin ve şahsımın layık olmadığı bu davranışın düzeltilmesi için önce buradaki sonra Türkiye’deki kanallara başvuracağım. O da tükenirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi dahil olmak üzere tüm bunları bildireceğim” dedi.
Din İşleri Başkanı’nın uluslararası tanınan bir kimliği olduğunu ve bu olay üzerine bazı yurt dışı temsilciklerinden de üzüntülerini ifade eden telefonlar aldığını belirten Suiçmez, “Bu karar KKTC’nin imajını sarsan bir karardır” dedi.
GÖREVDEN ALINMA GEREKÇELERİNE YANITLAR…
Suiçmez, “Din İşleri Dairesi konularıyla ilgili olarak Yönetim Kurulu’na sunması gereken önerge ve bilgileri hazırlamadığı ve toplantılara katılmadığı“ şeklindeki gerekçeyle ilgili olarak önerge hazırlayıp hazırlamamanın tamamen Din İşleri Başkanı’nın yetki ve sorumluluğunda olduğunu ifade ederek “ihtiyaç duyulan tüm konularda da gerekli önergeler hazırlanıp yollanmıştır” dedi.
Bazı konularda yazdığı yazıların dikkate alınmadığını da ileri süren Suiçmez, “toplantıya katılmadığı iddiasının ise belgelenmediği müddetçe geçersiz olduğunu” söyledi.