Bu hükümet kimin parasını kime veriyor yahu?

Sosyal devletlerin vatandaşına el uzatması normâldir.

Sosyal devletlerin vatandaşına el uzatması normâldir.
Özellikle zor durumda kalanların hamisi olmak, onları koruyup kollamak ise, normâlden de öte asli görevi ‘devlet’ dediğinin.

Onun için de Türk Milleti’nin geleneğinde “Devlet baba” sözü başköşedeki yerini binlerce yıl önce almıştır.
Bütün bunlar doğru ama sahi siz kimin parasını kime veriyorsunuz?
Hükümetten bahsettiğimi anlamayan kaldıysa kusura bakmasın ama ben de bu işi anlamakta gerçekten aciz kalıyorum.

Oturdu bir karar aldılar ve matahmış gibi de açıkladılar ki; “Devlet uyduda olan özel TV kanalların her ay 4, olmayanlara 2 bin lira verecek…

Adına ‘katkı’ deyin, ‘yardım’ deyin, ‘şirin görünmeye çalışmak’ deyin, ne derseniz deyin ama bunun hiçbir kitapta yeri yoktur, böyle bir şey olamaz, olmaması lâzım.
Çünkü, Şişhane’de dilenip Sultanahmet’te dağıtmanın elle tutulacak tarafı yoktur.
Bir yanda emekli maaşlarına kadar (Mecburen) uzan …

Diğer yanda da “Ey özel kanallar, alın şu parayı da bizimle uğraşmayın” diye işgüzarlık et.
Yapmayın beylerim, etmeyin ağalarım…
Birileri tutar da “Rüşvet vermeyi bile beceremeyen hükümetimiz var” der ve yerden göğe kadar haklı olur.

Bu kararı geri alın paşacıklarım.
Çünkü bu rüşvete ya da sus payına bile benzemiyor, kuş desen değil, deve desen değil.
Bu 4 bin lira kimin ne işine yarayacak sahi?
Devletten alacağı bu paraya kalmışsa, zaten ayakta durması mümkün değil, bırakın ne hali varsa görsün.
Vergisini dürüstçe ödeyen insanların suçu nedir ki onlardan alıp özel kanallara veriyorsunuz?
Almadan vermek sadece O’na mahsus değil midir?
Üstelik verdiğiniz tüyü bitmemiş yetimin hakkı değil midir?
Yoksa aybaşı geldiğinde memurunu emeklisini nasıl ödeyeceğini düşünen bizimki değil de

Danimarka hükümetimi?
Şimdi iyi dinleyin lütfen…
Neresinden baksanız 7 uyduda 1 yerde 8 kanalımız var mı?

Var…

Gitti mi her ay fukara devletin bütçesinden 30 bin lira?
Gitti.
Yılda ne eder, 360 bin, yani eski deyimle 360 milyar…
Peki bu para kimin arkadaşlar?

“Kimin parasını karşılıksız olarak kime veriyoruz?” diye düşünme zahmetine katlanan mı olmadı kabinede?

Ya da çiftçisine bile 112 milyon borcu olan Uganda hükümeti midir?
Hazırlatırsın turizme yönelik bir reklâm filmi, eğitim ya da sağlık programı, pazarlığını yapar, sözleşmeye bağlarsın, yayınlanır özel kanallarda ve “Bu da bu hizmetin karşılığıdır” diye fatura-makbuz karşılığı ödersin, işgüzarlığa ya da rüşvete ne gerek var?
“Fatura makbuz zaten kesilecek” dediğinizi duyar gibiyim ama karşılığına ne yazdıracaksınız?

Sus payı mı, rüşvet mi, ne yazılacak o faturaya-makbuza?
Bir de KDV alın bari de 32 kısım tekmili birden olsun.
Üstelik televizyonculuk gibi pahalı bir medya dalında neye yarayacak bu 4 bin lira?
Lütfen söyler misiniz, işgüzarlıktan başka neye yarayacak?

***

SON SÖZ: Eeeey millete 24 saat akıl dağıtan, dürüstlük dersi veren TV kanalları; bu parayı almayın.

Tüyü bitmemiş yetimlerin hakkına tenezzül etmeyin.
Bu parayla her ay belki 2, belki 3 çalışanınızın maaşını ödersiniz…
Ve fakat bu rüşvet, kaybedeceklerinizin zerresi olamayacak kadar zavallıdır.
Ortaya salınan bu ucubeye isim bile bulamazsınız.
Bu haber 983 defa okunmuştur

:

:

:

: