Lübnan’ın başkenti Beyrut, İran ve Suriye’nin desteklediği muhalefetteki Hizbullah güçleriyle Batı yanlısı hükümet taraftarları arasında üç gündür devam eden çatışmalarla, iç savaş günlerini hatırlatan görüntülere sahne oldu. 18 kişinin öldüğü çatışmaların sonunda, Hizbullah başkentin batısındaki Müslüman bölgesini ele geçirdi.
Lübnan hükümeti ise Hizbullah’ın Beyrut’un batı kesimini ele geçirmesini, Suriye’yi Lübnan’a geri getirme ve İran’ın Akdeniz’e ulaşma alanını genişletme amaçları uğruna yapılan “silahlı bir darbe” olduğunu bildirdi.
Başbakan Fuad Sinyora hükümetinin, Hizbullah’ın İsrail’le savaşta kullanmak üzere kurduklarını iddia ettikleri özel haberleşme sisteminin kaldırılması ve Hizbullah yanlısı Beyrut Havalimanı sorumlusunun görevden alınması kararının ardından, Hizbullah yandaşları çarşamba günü gösterilere başladı. Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ın da önceki gün yaptığı açıklamada, “Hükümet bize savaş ilan etti” demesi üzerine gerginlik tırmandı ve Hizbullah ile hükümet taraftarları arasında şiddetli çatışmalar çıktı.
Yanan binalar ve tahrip olmuş araçlarla, bomba ve otomatik silah seslerinin hâkim olduğu Beyrut’ta, 1975-1990 yılları arasındaki iç savaştan bu yana yaşanan en büyük iç karışıklıkta üç gün içinde 18 kişi öldü, 38 kişi yaralandı. Çatışmaların tırmanması üzerine Beyrut limanı kapatıldı. Beyrut Havaalanı’ndan yapılan seferler de iptal edildi.
Hizbullah militanlarının dün Beyrut’un batısının kontrolünü ele geçirdiği ve çatışmaların durduğu belirtildi. Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi AFP’ye yaptığı açıklamada, “Artık kimse muhalefet güçlerine karşı koymadığı için çatışmalar da bitti” dedi.
Hizbullah güçleri, suikasta kurban giden eski Başbakan Refik Hariri’nin oğlu ve koalisyon lideri Saad Hariri’ye ait “Future News” televizyonu ile “El Müstakbel” gazetesini kapattı. Hariri ile Dürzi lider Velid Canbolad, Hizbullah’ın kontrolü altındaki Batı Beyrut’taki konutlarında mahsur kaldı.
Türkleri çıkarma hazırlığı
Beyrut’un batısında yaşayan Türk vatandaşlarının Beyrut Büyükelçiliği’yle temasa geçtiği, elçilik yetkililerinin, durumun kötüleşmesi halinde vatandaşları karayoluyla ülkeden çıkarmak üzere hazırlık yaptığı öğrenildi.
Çatışmalar, dünyada da endişe yarattı. Suudi Arabistan, Arap ülkelerinin dışişleri bakanlarının acil toplanması çağrısında bulundu. Fransa Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner, ülkesinin Lübnan’daki dram karşısında eli kolu bağlı kalmayacağını söyledi. İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres, İran’ı suçlarken, İran, olayların arkasında ABD ve İsrail’in bulunduğunu iddia etti. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ise olayların Lübnan’ın iç işi olduğunu söyledi.
MİLLETVEKİLİ MAAŞI YÜZDE 40 DÜŞÜRÜLDÜ
BM Gıda ve Tarım Örgütü: 'Hürmüz Boğazı'nın kapanması, küresel gıda güvenliği riskidir'
Almanya tarihte ilk kez BM Güvenlik Konseyi’ne seçilemedi
İngiltere'de askeri helikopter düştü: Üç asker öldü
Zelenskiy: 'Bu gece Rusya topraklarındaki önemli hedefler vuruldu'
Hindistan'da bir otelin restoranında çıkan yangında 21 kişi hayatını kaybetti
Dünya Kupası'nda Ebola alarmı
İran basını: 'ABD ile muhtemel anlaşmanın taslağı hala inceleniyor'
CTP’DE KURUTAY İÇİN İMZA TOPLANIYOR