Serdar Denktaş, son dönemlerde Kurucu Cumhurbaşkanımızın rahatsızlığı nedeniyle zor günler geçiriyor.
Sıkıntılı.
Üzgün.
Kurucu Cumhurbaşkanımızın bir an önce sağlığına kavuşması için gecesini gündüzüne katmış durumda.
YDÜ ekibiyle her gün bir arada.
Önceki akşam bazı meslektaşlarımızla evinde buluştuk.
Uzun bir sohbet ettik.
Hem Rauf Bey’in sağlık durumu hem de ülkedeki son gelişmeleri konuştuk.
Çok verimli geçti gece.
Rauf Bey’in en yakın zamanda sağlığına kavuşmasını isteyen Denktaş,
“Bir gün evine çıkıp orada ailesiyle birlikte olmasını istiyoruz” diyor.
Bizler de bu temenniye katılıyoruz.
Sonra ülke gündemini konuşuyoruz.
Mesela doğalgaz konusu.
Sanıyorum 2004 yıllarıydı Serdar Bey o dönem, “Sorun petrol sorunu” demişti Kıbrıs konusuyla ilgili.
Bu açıklaması o dönem gazetelerin manşetlerine çıkmıştı.
Ancak Serdar Bey’i yalanlamak amacıyla bir yarışta vardı.
“Doğru söylemiyor” gibi.
Geçen yıllar Serdar Denktaş’ı haklı çıkardı.
DP’nin uzun yıllardır savunduğu “petrol konusu” Orta Doğu’nun şuanda neredeyse bir numaralı konusu.
Annan Planı döneminde Serdar Bey’i, “Siyasi şov” veya “Politikacı açıklamaları” gibi eleştirenler şimdi “doğalgazın varlığı üzerinden” politikalar üretiyor.
Serdar Bey, doğalgaz aramaları konusunda Türkiye’nin uyarılmasını istiyor.
Uyarılması gerekiyor derken, Kıbrıslı Türkler bazı noktalarda yol gösterici olmalı.
Örneğin Türkiye, Rumların petrol arama konusunu uluslar arası mahkemelere taşımalıdır.
Hem Türkiye’nin hem de Kıbrıslı Türklerin hakları kati süratle aranmalıdır.
Bu konuda iktidarıyla muhalefetiyle birlik olmanın da önemine işaret ediyor Serdar Bey.
Doğalgaz konusunu geçince, mevcut iktidara yönelik sert eleştiriler duyuyoruz. “İş bilmezlikleri…” Rüşvet tartışmaları!
Serdar Bey, “Rüşvet iddialarının üzerine gidilmelidir” diyor.
UBP’nin halktan koparak, yandaşlarına çalıştığını savunuyor.
Ana muhalefet CTP’nin de halkın umudu olmadığını söylüyor.
Bunu da bir kitapçıkta toplamışlar.
Son Şans olarak.
Buluşmamızda yanımızda olan Bengü Şonya anlatıyor Son Şans’ı.
Uzunca dinliyoruz.
Son Şans’ta öne çıkanları bugün sayfalarımızda okuyacaksınız.
İyi hazırlanmış bir kitapçık.
“Ülkemizdeki sol partiler Kıbrıslılık olgusu temelinde sağ partiler ise Türklük olgusu temelinde politikalar üreterek Kıbrıs Türk toplumuna yabancılaşmıştır” ifadesi dikkat çekiyor.
Yani “içte” yaratılan bir ayrımcılık vurgusu.
Belki de, bu temelleri bir ortak paydada toplayarak halkın karşısına çıkarsak, daha kazançlı oluruz.
Hem partilerimiz kazanır hem de halk!
Serhat Akpınar’ın açıklamaları
Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) eğitimde dünyaya açılan bir penceremiz durumunda. GAÜ Yöneticiler Kurulu Başkanı Serhat Akpınar’ın TAK’a yaptığı açıklamaları okuyunca bunu daha yakından görme fırsatınız oluyor.
GAÜ’nün İngiltere’deki kampusunun açılışına katılmıştım.
Kıbrıslı Türk bir eğitimcinin İngiltere’de kampus açması beni çok gururlandırmıştı.
Dünyadan izole edilen Kıbrıslı Türklerin dünyaya haykırışının bir örneğiydi bu.
Haberden öğreniyoruz ki; İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Sri Lanka’nın ardından üniversite kendi küresel aktivite programı çerçevesinde 2011- 2012 Akademik Yılı başında Hong Kong ve Çin’de de kampuslar açmaya hazırlanıyor.
Bu çok önemsenmelidir.
GAÜ’yü de diğer üniversitelerden ayıran en büyük özelliği de bu olsa gerek.
Dünyaya açılan pencere.
Serhat Bey’in GAÜ’nün internet sitesindeki mesajında belirttiği, “Uluslararası misyonumuzun amacı doğrultusunda, Girne Amerikan Üniversitesi, yüksek standartlar sağlayarak, dünyadaki tanınmış eğitim kuruluşlarının akreditasyonlarına ulaşmıştır” sözlerine de atıf yapmak lazım.
Bir üniversitenin “uluslar arası akreditasyonlara ulaşması” dünya markasının “diplomasıdır…”
Bunların yanında; Serhat Bey’in ve GAÜ’nün bir dünya markası olmasının arkasında ise müthiş bir ekip yatıyor.
Serhat Bey’e güç veren isimler, her gün GAÜ’nün daha ileri gitmesine katkı sağlıyor.
Yakından tanıdığım Olgun Üstün, Asım Vehbi, Derviş Refiker…
Daha birçok kaliteli isim.
Önceki gün önemli bir kaynağımla konuşuyorum, “GAÜ’nün yurt dışındaki çalışmaları ve Karpaz’daki çalışmaları Ankara’nın da çok dikkatini çekiyor” diyor ve ekliyor, “Beşir Atalay Bey de, Karpaz kampusü olayını çok önemsedi. KKTC yönetimi GAÜ’ye her türlü desteği vermelidir…”
Bizce de KKTC yönetimi, tanıtım adına milyonlarca dolar harcayacağına, GAÜ gibi üniversitelerimizi desteklerse en büyük kazancı sağlamış olur Kıbrıs Türk halkı için.
Unutulmamalıdır ki, ekonominin temelinde eğitimimiz var!