Romantik bir yazı

Yokluğun takviminden çıkıp gelsem, bulamasam kendimden başkasını ve herhangi biri gibi baksam gök nehire; bulutların kalbiyle yaşasam ve aldansam beyazlığına. Hiç yağmamış bir damla gibi sığabilsem buluttan evime.

Yokluğun takviminden çıkıp gelsem, bulamasam kendimden başkasını ve herhangi biri gibi baksam gök nehire; bulutların kalbiyle yaşasam ve aldansam beyazlığına. Hiç yağmamış bir damla gibi sığabilsem buluttan evime. Ne kadar BEN sem o kadar da bulutum aslında… Özgürce koşamadıktan sonra yağmurda, ıslanmak neye yarar

Başkaldırabilsem her şeyden çok kendime desem ki; ne alıp veremediğim var SENİMLE. Birden kaçarım, utanmam ama korkarım yüzleşmeye… Oysa bir ülkeyle düşlendim sevgi ve barış içinde…

Tekliğe göçebilse her kuş; vatanı cennet, cenneti kafes olsa… Dese ki; keşke yıldızlar uçsa ve gelip konsalar gövdeme, rüzgarın diliyle konuşabilseler benimle… Konuş kendine, kendinden dinle. Esip dursa da rüzgar yönünü seçemedikten sonra neye yarar!
Yönünü şaşırmayan bir ülkenin özlemiyle; ölmesin kuşlar…

Yeniden eskilensemde her sabah, kendimdeki yabancıyım artık! Sıcak; her yaz başka bir sıcak, aynı ten, aynı öğlen, başka bir sıcak. Bir daha tekrarlanmasa da bu an, tekrarlanan tenin esiriyim artık… Köklerine yabancı bir gecede, uyumak neye yarar…

Erkeğin kadınına özlemidir yağmur, önce yağar sonra durur... Kadının özlemi güneştir önce ısıtır sonra kavurur. İyisi mi derin bir nefes gibi çekeyim kendimi içime, bir parçamı da çayımla birlikte… Gecenin bilmem kaçı yine yazıyorum suya bir yazı; elimde yoksulluk, beynimde yolsuzluk oldukça; önce yağsam sonra kavrulsam neye yarar…

Yaşasam ve yaşlansam öylece, zaman bakır bir gün gibi bükülüp sönse, dönüp gelse de kabuslar başladığı yere, bitmeden uyanmak yok, birikmek yok yitenlerle. Soruyorum korkup uyanan kendime… Beni olmayan bir ülke benim midir? Söyle! Kimliksiz bir toprak neye yarar…
Bu haber 151 defa okunmuştur

:

:

:

: