Ataol Behramoğlu bizlerleydi…

Şiir dendi mi bazı isimler vardır ki, işte orda durulur… Ataol Behramoğlu da böyle bir şair… Şiirin hası olur da şairin hası olmaz mı? Tam da bu tanıma göredir Sayın Behramoğlu…
Şiir dendi mi bazı isimler vardır ki, işte orda durulur… Ataol Behramoğlu da böyle bir şair… Şiirin hası olur da şairin hası olmaz mı? Tam da bu tanıma göredir Sayın Behramoğlu…

İçtendir, sıcacıktır, hatta şakacıdır… Onu, iki yıl önce UKÜ’nün davetlisi olarak Adamıza geldiğinde tanıdım. Beni kırmayıp“ evet” dediğinde, Golden Tulip otelde, bize ayrılan, çiçeklerle süslenmiş odada, Ada TV için çekim yapmıştık. Daha sonra kendileri ve eşleriyle bir Lefkoşa turumuz olmuştu. Eski Lefkoşa’nın daracık sokaklarını, hisarları, Saçaklı Evi, Büyük Hanı, Selimiye Camisini onlara tanıtma fırsatım olmuştu. Yaz kokusunun duyulduğu bir nisan günüydü. Bir kafede keyifle kahvelerimizi yudumlamıştık, küçük bir ağaç gölgesinde… Hem de hasır sandalyelere oturarak… Onlara, çok sevdiğimi ADA’mı ve insanlarını tanıtmaya çalışmıştım.

Bir ay kadar önce Ahmet’in (Özçaylı) görev yaptığı 23 Nisan İlkokulunu ziyaretimde, kurucusu olduğu Orak Kültür Sanat ve Eğitim Merkezi (OKSEM) nin bu yılki etkinliğini konuştuk. Farklı, ses getiren bir gece olsun istiyordu. Kimi çağırsak diye düşünürken ilk aklıma gelen Sayın Behramoğlu oldu. Cep telefonundan ulaşıp, böyle bir daveti kabul edip etmeyeceğini sorduk. Çok yoğun bir programı olmasına karşın bizi kırmadı. Küçük bir tarih değişikliği ile gelişini kesinleştirdik.

26 Ocak tarihine kadar, Ahmet ve eşi Deniz, inanılmaz güzellikte hazırlık yaptılar. Kültür Dairesi Müdürü Sayın Derviş Beyit ve Umure Örs de gecenin mimarlarındandı. Her ikisini de Türk Lisesinde okutmuştum. Yardım isteğimize hemen evet, dediler. Başımız sıkıştığında onlara koştuk. Perşembe günü, elimizde kocaman bir buketle havaalanında karşıladık, Behramoğlu ailesini...Otellerine bıraktık ama akşam yemeği için de sözleştik.

Cuma akşamı Lefkoşa AKM’de Kıbrıslı şairimiz de bizlerleydi. Önce birer şiirleriyle onlar sahnedeydiler, elbette ben de… Aralarda kısa kısa müzik ziyafetleri verildi, konuklara… Programın ikinci bölümü tamamen Ataol BEHRAMOĞLU’na aitti. Harika ses tonu, sahnedeki şık duruşu ile hele hele şiirleriyle, izlemeye gelenleri adeta büyüledi. Tadı damakta kalan bir geceydi gerçekten… Bizi kırmayıp geldiği, aramıza katıldığı için hepimiz son derece mutluyduk. Biz şairler için şiir dendi mi akan sular durur. Çağrıladığımız üstatlar aramızdaydı. Harid Fedai, Gökçeoğlu, Arif Albayrak, Şirin Zafer yıldızı, Mehmet Levent, Fatma Akilhoca, Beste Sakallı, elbette bir de ben Ayşe Tural… Bu anlamlı gecede bir araya gelmekten son derece mutluyduk…

Özçaylı Ailesi, kızları Seren de dahil olmak üzere, yüzlerinin akıyla başardıkları gecenin gururuyla ışıl ışıldılar… Nicelerine diyelim ve bazı şiirleri sizinle paylaşalım efendim… Biliyorsunuz dün SEVGİLİLER GÜNÜ’ydü. Biraz da bu nedenle aşk şiirlerinden bir demet sunalım size…

Bu Aşk Burada Biter
Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim
Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver
Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim
Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider
(Ataol Behramoğlu)


Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği…

İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya…
(Ataol Behramoğlu)



Akdeniz’e Bir Gül Attım

Sevmek bir ustalıktır,
Ustalaş gülüm
Sesine sesimi kat, sevdamı
Çoğalt.
İlmek ilmek doku aşkı, susmaya inat
Giyin kendini ateşler yak.
(Neriman Cahit)



Ben Aşık Olduğumda

Ben aşık olduğumda
Ellerimi adımlarıma göre sallamayı
Unutmuştum
Sonu yok gibiydi önceleri
Oluşlarla ağaçların
Beyaz evlerin önünde…
(Süleyman Uluçamgil)



Aşk Şarkıları

Kimsin sen
Bir kül kedisi gibi
Hayatıma sokuldun
Geceyarısına girerken
Yüreğimin son kalesi de düştü…

Hangi uzak
İklimlerden geldin
Gözlerin yağmuru içmiş
İçimdeki boşluktan
Dünyaya taşıyorsun…
(Mehmet Levent)



Yüreğin Çağırdı Beni

Yüreğin çağırdı beni
İşte ben geldim
Uzat ellerini
Sevdamız sevişsin avuçlarımızda
Haydi durma, sıkıca sar beni…
“Daha sonra demek, çoook geç demektir
Yıldız yüklü şarkılar fısılda kulaklarıma…
Şimdi
SENİ SEVİYORUM…” deme zamanı…
(Ayşe Tural)
Bu haber 268 defa okunmuştur

:

:

:

: