Sporun insan psikolojisi üzerindeki etkileri

Ülke gündemini intiharların meşgul ettiği bugünlerde ilk akla gelen; 'İnsanların ruh sağlığını düzeltip, yaşam kalitesini nasıl yükseltebiliriz?' sorusu oluyor.

Ülke gündemini intiharların meşgul ettiği bugünlerde ilk akla gelen; 'İnsanların ruh sağlığını düzeltip, yaşam kalitesini nasıl yükseltebiliriz?' sorusu oluyor. Tam da bu açıdan baktığımızda sporun fiziksel faydaları dışında tedavi edici etkisini hatırlayıp, depresyonu engellemekte etkili olduğunu hatırlatmak isterim.

Spor ruh sağlığını tedavide destekleyici yollardan biridir. Spor yapan ve yaşam tarzına getiren gençler gelecekte depresyondan korunabilir, düzenli spor yapan yetişkinler de gerek bedenen gerekse de ruhen spor sayesinde desteklenebilir. Ailelerin de bu gerçekler ışığında çocuklarını spora yönlendirmeleri gerekiyor. Çocuklarımız ve gençlerimiz geleceğimizdir.
İnsan metabolizması ve sinir sistemi için sporun ne kadar faydalı olduğu biliniyor. Spor ile sadece bedensel sağlığımızı değil ayni zamanda ruh sağlığımızı da garanti altına almaktayız. Spor, bize zarar veren ve düşünme gücümüzü azaltan stres hormonlarını etkisiz hale getiriyor. Yaratıcılık hormonunu artırıyor ve vücudumuzdaki endorfin hormonunu aktif hale getirerek kendimizi daha mutlu ve enerjik hissetmemizi sağlıyor.

Sporun psikolojik yönden ana faydalarını şu şekilde açıklayabiliriz.
Spor huzur ve sakinlik verir:

* Spor yapan insan sağlıklı bir vücuda sahip olduğunu düşünür ve huzurlu olur.
* Sporu düzenli yapan kişilerin dinlenme halindeki kalp atım hızı, spor yapmayan
kişilere oranla daha düşükdür. Sporu düzenli yapan kişilerin, stres altındayken, kalp atışları spor yapmayan kişilere oranla daha düşüktür ve sakinlik verir.

Spor stresi önler:
Spor yapan bir kişinin, akciğerdeki esnekliği artar. Esnek bir akciğer, her nefes alınışında daha çok oksijen alınmasını kolaylaştırır. Spor yaptıkça, hücrelere daha çok oksijen ulaşabilir. Stresli durumlarda artan oksijen ihtiyacını karşılamak açısından, özellikle akciğerin, sistemimize destek verme kapasitesinin artması önemli ölçüde tardımcı olabilir.

Spor ruhsal bozukluğa iyi gelir:
Vücudumuz fiziksel olarak hareket etmezse beynimizde yaşadığımız olaylar sebebiyle (İş yerinde çekilmez bir patron, çok detaycı bir öğretmen, sevdiğiniz bir akrabanızın hastalığı, gönül verdiğiniz takımınızın bir maçı vs.) bazı stres faktörlerinin biriktiğini biliyoruz. Stres bozukluğu ve ileriki durumlarda yaşanabilecek ruhsal çöküntü depresyonun da temelindeki sebeplerden birisi olarak karşımıza çıkacaktır. Vücudumuzda oluşan enerjiyi biz sporla harcamazsak, bu durumlarda beynimiz açığa çıkmayan enerjiyi bir şekilde atmak eğilimine girecektir ki hareketsiz ve kapalı kalmış bir bünye de bu yoğun stres durumu ve öfke nöbetleri, sinirlenme olarak kendini gösteriyor.

Spor, hem güçlü bir bünye, hemde güçlü bir ruhsal denge getirir:
Vücudumuzu spor ile ne kadar fiziki olarak güçlendirirsek strese girme süremizi azaltacaktır. Uzmanların yaptıkları araştırmalarda bazı spor türlerinin uzun vadede beynin kapasitesini artırmak için ideal olduğu saptanmıştır. Sporu düzenli yaparak sadece iyi bir vücuda sahip olmakla birlikte, iyi düşünmeyi ve daha geniş kapsamlı bakış açıları geliştirmeyi, sorunlara farklı şekilde yaklaşmayı, doğru çözümleri hızlı bir şekilde üretmeyi ve doğru iletişime geçmeyi de becerebiliriz. Düzenli spor yapan insanların hem insan ilişkileri, hem de iş hayatındaki başarıları bu sayede artacaktır.
Çocuklarımız ve gençlerimizin davranış bozukluluğunu önlemek için onlara saygı göstermeliyiz, zaman ayırmalıyız, kendileri ne güven duymaları için onu cesaretlendirmeliyiz ve ona sevildiğini hissettirmeliyiz. Çocuğumuz sporu yaşam tarzı haline getirmişse ve yapmak istiyorsa ona saygı göstermeliyiz. Onun yaptığı sporu yapamasak bile ona zaman ayırıp onunla birlikte bu sporu belirli zamanlarda yapmalıyız. Kendisine güven duymasını hem hocası hem de bizler sağlayabiliriz . Onları sevdiğimizi her zaman söylemler yerine hissettirmeliyiz.
Profesyonelliği düşünmedikten sonra bazı spor dallarına başlamanın yaşı yoktur. Spor yaptığımız an yukarıda saydığımız fiziksel değişimler dışında ruhen de rahatlamış bireyler olarak günlük yaşam sorunlarından uzak geçireceğimiz anlar bizleri moral olarak yüksek tutacaktır.

Yüce ATATÜRK der ki;

'Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.'
Bu haber 42 defa okunmuştur

:

:

:

: