Arabahmet Mahallesi ve evleri

Geçmişten günümüze kültür miraslarımızı gelecek kuşaklara aktarmak için hazırladığımız bu haftaki yazımız da Lefkoşa’da bulunan Arap Ahmet mahallesini ve Sarayönü meydanını ve ardından merkez camii sini sizlere tanıtmaya çalışacak...
Geçmişten günümüze kültür miraslarımızı gelecek kuşaklara aktarmak için hazırladığımız bu haftaki yazımız da Lefkoşa’da bulunan Arap Ahmet mahallesini ve Sarayönü meydanını ve ardından merkez camii sini sizlere tanıtmaya çalışacak... Lefkoşa surlar içerisindeki Arap Ahmet mahallesi, Sarayönü meydanı ile Baf kapısı arasında yer almaktadır. Osmanlı döneminde “Baf sokağı”, İngiliz sömürge Dönemi’nde “Victoria Sokağı” ve şimdilerdeyse “şehit salahı şevket sokağı “olarak bilinen bu mahallenin, Lüzinyan dönemine kadar uzanan köklü bir tarihi geçmişi vardır. Mahalle adını, Kıbrıs’ın fethinde komutanlık ve Kıbrıs beylerbeyi görevinde bulunan Arapahmet Paşa’dan almaktadır. Osmanlıların adayı ele geçirmelerinden sonra, savaş sırasında Lefkoşa’nın alınmasına yardımcı olan Ermenilere, bu Latin mahalledeki 13. yüz yıla ait gotik noterdam kilisesi ödül olarak verilmişti. evlerin ibadet yerlerinin etrafına yapılmak suretiyle mahallelerin oluştuğu düşünülürse, arapahmet mahallesinin de bu şekilde geliştiği anlaşılmaktadır. Osmanlıların adayı ele geçirmesi sonrasında, özellikle Rum, maronit ve Ermenilerin mallarına dokunulmayıp sadece Latinler ‘in mal varlığına el konulduğundan, Latinlere ait bu bölgeye Ermenilerin yanı sıra Osmanlılar da yerleşmişlerdir. zaman sürecinde Osmanlı Türk nüfusu mahallede ağırlık kazanmasına karşın, 1920 yılında Anadolu’dan gelen Ermeniler de bu mahalleye yerleşmişlerdir. Ermeniler mahalleyi terk eden bazı Türklerden bu evleri satın almışlar ve satın aldıkları harap durumda olanların bir kısmını yıkarak yerlerine şimdiki İngiliz sömürge Dönemi’ne ait evleri yapmışlardır. Bu nedenle şimdi bile bu mahalle “Ermeni mahallesi” olarak da bilinmektedir. Lefkoşa’nın diğer mahalleleri gibi bu mahallenin de tek veya iki katlı cumbalı-cumbasız evleri vardır. Evlerin basık kemerli giriş kapıları, ahşap saçaklıkları ve sadece bu mahalleyi bilenlerin yolunu bulabileceği labirent gibi dar sokakları vardır bugün bu binaların bazıları sanat galerisi olarak kullanılıyor çokta güzel oluyor zaten konut olarak kullanılması bu saatten sonra hiçte hoş durmuyor çünkü bu evlerin titizlikle korunması gerekiyor. 1963 yılındaki toplumlararası çarpışmalarda sınır bölgesinde kalmış olmasından dolayı bakımsız kalan mahallenin tarihi özellik taşıyan evlerinin büyük bir bölümü, batıda Zehra sokağı ile Tanzimat Sokağı’nda, doğuda vitray (şehit salahı şevket) Sokağı’nda ve bu üç ana sokağa açılan daracık sokaklarda yer almaktadır. Evlerin kapıları, pencereleri ve cumbalarındaki destek detayları mahallenin siluetini zenginleştirmektedir. iç bahçeleri yüksek kerpiç duvarların gerisindedir. Küçük kapılı ve cumbalı cepheleri evin içini gizleyecek şekilde yapılmıştır. Daracık sokaklardaki evlerin dışa kapalı cepheleri olmasının yanı sıra, sündürmeli ön girişli evlerin de bulunması, mimari dokuya ayrı bir özellik katmaktadır. mahallede dışa kapalı evler ile dışa açık evlerin kaynaşarak bir bütünsellik oluşturması dikkat çekicidir. Çoğu evlerin alt kısmı lüzinyan, üst kısmı ise Osmanlı dönemine aittir. İç bahçeye bakan evlerde, kemerli, uzun, alçı sıvalı sündürme, bir taraftan geniş çerçeveli ve başlıklı kapılar, kapıların üzerinde tahta kafesli tepe pencereleri, Osmanlı Türk karakterini iyi bir şekilde yansıtmaktadır.

BOGHJALİAN KONAK: Lefkoşa surlar içinde tarihi dokunun en iyi korunduğu arapahmet Mahallesi’nde işte bu ermeni evlerinden bir tanesi olan boghjalian konak buradaki şehit salahı şevket Sokağı’nda Restaurant olarak hizmet veren binalardan biridir. Boghjalian konağın birçok özelliklerinin korunduğu ve titizlikle çalışıldığı gözlemlenmektedir. Köşkün pencereleri, geniş saçağı, kemerleri, mimari elemanları ve yüksek duvarlar la çevrili bahçesiyle tipik Osmanlı dönemi mimari özelliğini taşımaktadır. Konağın kerpiç ve bağdadi olarak yapılmış cumbalı odasında bulunan cumbanın güney kısmına bakan bölümündeki işlemede bir oğlak ve bir ceylan figürü de görülmektedir. Üst kısımdaki kapı üzerinde bulunan sandık motiflerinin bir deseni ve iki tarafında da ay deseni oyma olarak işlenmiştir. Alt kattaki zemin desen mozaik olup üst kat odaları da Kıbrıs beyaz mermeri ile döşenmiştir. döneminin özelliklerini taşıyan bu tarihi Konak’ın orijinalliği korunmaktadır.

ERMENİ KİLİSESİ,NOTREDAME DE TYRE VEYA ERMENİ APOSTOLİK KİLSESİ: Victor'ya caddesinin sonunda yer alan ermeni apostolik kilisesi'ne inanların kullandığı bir kilise dir ermeni kilisesi şehrin kuzey kesiminde kalmıştır. Burada inşa edilen ilk dini binanın 8. yüzyılda yapıldığı tahmin edilmektedir. 8.yüzyılda inşa edilmiş olan yapı 'kutsal bakire Meryem’e adanmıştır. Gotik tarzdaki bina, Kıbrıs ıh Osmanlılar tarafından fethinden sonra ermeni kilisesine dönüştürülmüştür. bunun sebebi Kıbrıs’ın fethi sırasında Osmanlılara yardımcı olan Ermenilere II.Selim'in 1571 yılında bu kiliseyi hediye etmiş olmasıdır. bu tarihten önce Venediklilerin bir kilisesiydi. ana binası 'Lada türe Benedict katedrali' olarak da bilinir ve kadınlar (rahibeler) için inşa edilen bir manastırdır. Binanın dışında eskiden şövalyeler ve eşlerine ait olan pek çok mezar ve mezar taşı bulunmaktaydı. bunların ikisi dışında hepsi, 1962'de Kıbrıs cumhuriyeti eski eserler dairesi tarafından yerlerinden kaldırıldı. 1963 yılında Ermenilerin terk ettiği kilise, bu tarihten sonra harap hale geldi. Unops ve usaid'in desteklediği bir projeyle 20 ekim 2009 - 31 temmuz 2010 tarihleri arasında restore edilmiştir.

VENEDİK SÜTUNU ( DİKİLİTAŞ ): Ünlü Arapahmet Mahallesi’nin bütünüyle bakımı, onarımı ve özgün bir Lefkoşa semti olarak, bundan sonra da ''sakinleriyle birlikte'' kuşaktan kuşağa yaşatılması. Dileğiyle tarihi Sarayönü meydanına geçelim bir diğer ismiyle Atatürk meydanı tarih boyunca insanların sıkça uğradığı bu meydandaki en dikkat çekici obje dikilitaştır. Lefkoşa Atatürk Meydanı’ndaki Venedik sütunu (dikilitaş) Venedikliler tarafından 1550’de dikilmiştir. 6 metre yüksekliğindeki kurşuni renkte bir granit olan sütunun, Salamis’ten getirildiği sanılmaktadır. Eskiden üzerinde St. mark aslanı bulunuyordu. Osmanlılar sütunu kaldırarak Sarayönü camisinin avlusuna koymuşlardır. İngilizler 1915 yılında, 6 m yüksekliğindeki sütunu şimdiki yerine yerleştirmişlerdir. tek kurşuni renkte bir granit olan sütunun, Salamis’teki bir mabetten getirildiği sanılmaktadır. Sütunun alt tarafında 6 İtalyan ailesinin armaları bulunmaktadır. sütunun üzerindeki bakır küre sonradan ilave edilmiştir. Atatürk meydanının batısındaki binalar (devlet daireleri) 1900’lerin ilk yıllarında İngiliz koloni devrinde inşa edildiklerinden özel bir görünüme sahiptirler. binaların doğuya bakan yönünde bir çeşme vardır. ayrıca kraliçe Elizabeth’in 1953 yılında tahta çıkması nedeniyle inşa edilen bir platform bulunmaktadır. üzerinde İngiltere’nin arması bulunan bu platformdan, İngiliz valisi, Kraliçe’nin tahta çıktığını ilan etmiştir. Eskiden konak meydanı, Sarayönü meydanı ve 1943 yılından itibaren de Atatürk meydanı olarak bilinen alanın ortasında Venedik sütunu yer almaktadır. Atatürk meydani tarihi boyunca Kıbrıs Türk halkı için çok önemli mitinglere sahne olmuştur. birçok tarihe ev sahipliği yapmıstır. Aynı meydan bugün görüntü olarak değişse de yine turistlerin uğrak yeri olarak halen başkent Lefkoşa’nın simgesi olarak güzel bir uğrak yeridir. “İngilizlerin hakimiyeti ile adada başlayan ekonomik iyileşme, yapılaşmayı da etkilemiş; Sarayönü meydanı çevresine de kerpiç tek katlı binaların yerine, mimari özellikleri olan çok katlı, cepheleri süslemeli kesme taş yapılar inşa edilmiştir. meydanın batı, güneydoğu ve kuzeybatı yönlerinde günümüzde de varlığını sürdürmekte olan bu yapılar, meydan oluşumuna da sınır teşkil ederek katkı sağlamışlardır.

POST OFİS: Bu yapılardan, güneydoğu yönde yer alan ve halen saray otel ile karşılıklı konumlanan üç katlı, sokak cephesinde balkonlu, kesme taş yapı, dönemin kent merkezi oteli olarak meydana yaşam aktivitesi katmıştır. meydanın kuzey bölümünde yer alan mahkemeler binası ve post ofis binası tarihe tanıklık etmişlerdir 20 kasım 1955 yılında posta ofisi Rum’lar tarafından bombalanarak bu tarihi binanın bir bölümünün çökmesine neden olmuştur. Sarayönündeki bu tarihi posta binası 1925 yılında İngiliz sömürge idaresince posta binası olarak inşa ettirilmiş ve kullanılmıştır. 1960 yılında kurulan Kıbrıs cumhuriyeti ortak devletinde de posta binası olarak kullanılan bu yapıda, bu dönemde Türkler ve Rumlar birlikte çalışmaktaydı. 1963 olaylarından sonra Rumlar bir daha bu binaya geri dönmezlerken, binanın bazı katları onarıldıktan sonra Bayrak radyosunun kullanıma verilmişti. Bu bina günümüzde posta dairesi olarak kullanılmaktadır

SARAYÖNÜ CAMİİ: Lefkoşa kentinin en merkezi yerinde bulunan Sarayönü camii. eski bir Latin kilisesiyken camiye çevrilip,1890’lar itibariyle harap bir vaziyette bulunduğundan, Ali paşa tarafından 1902 yılında yeniden yaptırılmıştır. Arap tesiri bulunan caminin çok değerli bir ahşap tavanı vardır. 1962 yılında şadırvanı yıktırılırken, üzerinde yunanca yazılar bulunan kapaklı bir mermer lahit ortaya çıkmıştır. Bu tarihi Sarayönü camii harf stilinden ve gövdesindeki kocaman bir haçtan, Bizans dönemine ait olduğu anlaşılmaktadır.1820-1824 arasında ıı.mahmut devrinde ali paşa adına inşa edilmiş olan camii, ‘Ordu önü mescidi’ diye isimlendirilmiştir. Osmanlı dönemi zamanında valilik ikametgahının camisi olarak kullanılmış, 1902 yılında yıkılması ile zamanın evkaf dairesi müdürü İrfan bey tarafından 1903 tarihinde yeniden inşa edilmiş ve ‘Sarayönü camii’ diye isimlendirilmiştir.

Sarayönü camii kesme taştan yapılmış bir yapıdır. caminin içi geleneksel Türk stilinde olmasının yanı sıra, çatısı iki sivri kemer tarafından taşınmakta ve sağ tarafında bezemesi bir minare bulunmaktadır. Kuzeye doğru sivri kemerleri bulunan bir porto uzanmaktadır. kısa sütunların başlıkları düz oyulmuştur. iki tanesi sekizgen ve üçüncüsü silindiriktir. Bunlar camideki diğer örneklerinin stilinden daha farklı olmayıp, Kıbrıs’ta popüler olan gotik başlıklarından örnek alınarak muhtemelen daha sonra yapılmışlardır.
Bu haber 117 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER