Anasayfa Yap   |   Sık Kullanılanlara Ekle   |   Bize Ulaşın   |   Künye                  

Anasayfa Haber Politika Ekonomi Dünya Spor Magazin Yazarlar Arşiv Reklam Seri İlan E-Gazete
Arama  
HABER

TURİSTLER ÇOK BEĞENİYOR

   
         



Suna ERDEN

Munise Özmulla, hünerli ellerinde birer doğa harikasına dönen ve 40 yıldır yaptığı ipek böceği kozasının inceliklerini anlattı


Kıbrıs’a özgü el sanatları arasında farklı bir öneme sahip olan İpek Böceği kozası ile yapılan el işleri, yerli yabancı binlerce turistin ilgisini çekiyor. Kelebeğe dönüşme hayaliyle, ağzındaki salgıyı kozaya dönüştüren tırtılın, ürettiği bu doğa harikası, hünerli ellerde ölümsüzleşiyor. 40 yılı aşkın bir süredir ipek böceği kozasıyla el sanatlarına ayrı bir anlam katan Munise Özmulla, kozayı işleyip bir sanata dönüştüren ender kişilerden biri. Lefkoşa Büyük Han’da koza ile yaptığı el emeği göz nuru el işlerini satan Özmulla, Kıbrıs’a bu sanatın öncülerinden biri olduğunu söyledi. Star Kıbrıs Pazar Eki’nin sorularını yanıtlayan Özmula, koza ile yapılan el işlerinin inceliklerini anlattı.

Bize kendinizi tanıtır mısınız?
Lefkoşa’ya bağlı Yiğitler köyünde dünyaya geldim. Halen Yiğiter’de yaşıyorum. Tüm hayatımı orada geçirdim diyebilirim.5 erkek 2 kız toplam 7 çocuk annesiyim 4 tane de torun sahibiyim.40 yıldır İpek Kozası ile el işleri yapıyorum. Bu sanatın KKTC’de tanınmasında öncülük etmiş biriyim.

Koza ile el işleri yapmaya nasıl karar verdiniz.
Küçük yaşlarda beridir koza ile yapılan işlere büyük merakım vardı. Babaannem, anneme nişan hediyesi olarak kozadan yapılan bir resim çerçevesi vermişti. Çerçeveyi görünce o kadar beğendim ki mutlaka ben de bu işi yapmalıyım dedim. Resim yapma konusunda da oldukça kabiliyetliyim. Bu yeteneğimi el işlerine katarak güzel işler yapıyorum. 40 yıldır aralıksız bu koza ile birbirinden farklı el işleri yapıyorum. Önceleri hediyelik eşyalar yapar İngiltere’ye gönderiyordum. Son 10 yıldır da kendime ait bir yer açtım ve yaptıklarımı burada satıyorum.

Kozaları nasıl elde ediyorsunuz?
İpek böceklerini dut yaprağı ile besliyorum, bunlar bir süre sonra kelebek oluyor. Kelebek yumurtalarını dut yaprakları üzerine bırakıyor, yumurtladıktan üç dört gün sonra da ölüyor. Taze dut yaprakları üzerindeki yumurtalardan larva halinde çıkan tırtıllar dut yaprağı yiyerek beslenirler ve dört beş defa gömlek değiştirerek bir buçuk ayda 7 veya 8 santime ulaşırlar. İyice büyüdükleri zaman ağızlarından sıvı çıkararak kozasını yapmaya başlar.Tırtıl önce kozanın dış kısmını sonra kendi vücudunun etrafını örer ve görünmez olur. Koza oluştuktan bir hafta sonra kelebeğin çıkmasını beklemeden kendim açıp alıyorum. Eğer bunu yapmazsam kelebek ördüğü kozayı parçalar ve dışarı çıkar. İşlenecek ürünlerin kaliteli olması için, kozaların deliksiz olması gerekir.Bundan sonra kozalar işlenmeye hazır duruma gelir.

Kozalardan ne tür el işleri yapılır?
Kıbrıs’ta sarı ve beyaz olmak üzere iki çeşit koza vardır. İpek kozasından takı, tablo, bardakaltlığı, resim çerçevesi, tepsi gibi işler yapılır. Tabloları “Japon kadifesi” adındaki bordo, siyah veya beyaz renkte kadife zemin üzerine işliyorum. Ayrıca ev dekorasyon amaçlı aksesuarlar, çantalar, şallar, yaka broşları ve çeşitli ufak tefek süslemelerde de kullanıyorum.

Bir el işini yapmak için ne kadar zaman ve koza gerekiyor?
Yapılacak ürüne göre değişken olabiliyor. Mesela bir küpe için tek koza yeterli ama bir kolye için belki on belki on beş koza gerekebilir. Yapılan işe göre de zaman değişiyor. Bir tabloyu yapmak zaman alırken bir küpeyi yapmak kısa sürebiliyor. Ama ben bu işi severek yaptığım için yorulmuyorum ve zaman benim için önemli olmuyor.
Koza ile yapılan el işlerine talep var mı?

Özellikle Amerikan, İngiliz ve İtalyan turistlerin bu işlere büyük bir ilgisi var. Müşterilerimin çoğunluğu yabancı turistler. Yerli turistler de ilgi gösteriyor. Bunun yanı sıra devlet erkânı tarafından yurt dışına gönderilen birçok hediyelik eşyayı da ben yapıyorum. Devlet kanadından çok müşterim var.
  Haber tarihi 06.05.2012                  Bu haber 390 defa okunmuştur

Yorum Yaz Yazdır



Bugün Yazan Yazarlar

Editörden
İşte demokrasi budur
Erçin Şahmaran
Kırk yıldır avutulan şehrin sesi

Diğer Yazarlar

Yurdagül Beyoğlu
Din İşleri Başkanı’na gösterilen tepkiler maksatlı
Gözde Bekir
Vatandaşlık Yasası sonunda geliyor!
Mihrişah Safa
LONDRA’DA BİR TARİH HAZİNESİ
Nupelda Karabuğday
Kadınları anlama sanatı
Yusuf Kanlı
Solar enerji ve KKTC
Özcan Özcanhan
Gazetecilik öldürüldü mü ?
İpek Halim
Güzel Ekran: BRT
Hakkı Şener
Safa tepesi
Vedat Yorucu
TC Merkez Bankası’ndan gizli faiz indirimi
Fahriye Özay
İnsan olmak
Erkan Eğmez
Değerli okurlar yazılacak o kadar çok konu var ki
Ayşe Tural
Baharın esintisiyle…
Mehmet Çağlar
Eğitimde evrensel değerler
Radar Reşat
Seçim sonuçları ne mesajlar verdi?
Tansel Fikri
Thatcher’ı Kıbrıs Türkü unutmayacak
Mehmet Hacıarif
Ünal Eti’nin kina gecesinden bir kare – yil:1972
Fatih Bayraktar
Kıbrıs Türk Psikolojisi Nereye?
Serhat Yalçın
Yoldaki kan
Niyazi Ergülen
Türkiye de Bir seçimin anatomisi
Salih Doğrusöz
Mevhibe CANGİL kimdir?
Okan Veli Şafaklı
KKTC’ye özgü ithalata dayalı kalkın(ma) modeli!..
Şafak Karataş
Türkiye'de ''Akil İnsan'' Kavram Kargaşası
Serkan Güzel
BATAKLIKLA KONUŞAN ADAM
Metin Silman
Neden böyle oldu?
Dr. Mustafa Ertanın
Değerli okurlarım,
Oğuzhan Öztürk
Orijinal Yoga Sistemi ile sağlık'
Yeşim Öztopraktan
Beşparmaklar Bakanlığı
Konuk Yazar
Tıpkı bizdeki gibi!
Ekrem Günaydın
ABD seçimleri ve Johnson
Emir Abdurrahman Bulut
Nereye gidiyoruz
Hüseyin Enginsoy
Yaşlanma ve Göz Sağlığı
Tülin Tuncer
Bilim için ölen kadın
Şebnem Ersoy
Evlilikte “ALDATILMAK” Kabusu
Mustafa Ulaş
Vatandaşlıkta “hakça” bir düzenleme yapılmalı
Nihan B. Yücel
Hava sizi vurdu mu?
Mustafa Ahmet
İşin içinde iş var
Serdar ARAPOĞLU
Petunyalar ve özel renkleri
Dervis Eksici
KKTC’nin yapılandırılıp kusumsallaşması şart
Hüseyin Turan
D Smart 264. Kanal ve Türksat 3/A'da “Kıbrıs Saati”
Hamit Arslan
Kur'an-ı Kerim'den öğütler
Erdem Çağlayan
Övmek ve yermek için henüz erken
Dr. A. Tohumcu
Kapıda bekleyen şeker
Teoman Turan
Taciz için yasal düzenleme gerekiyor
Esra Türkel
“Hayatımın Acı Öyküsü”


ANKET

Maraş Rum tarafına verilsin mi, verilmesin mi?
Evet (% 37)
Hayır (% 62)
İlgilenmiyorum (% 1)
Diğer Anketler