DAU Girişimci Ziyaretleri - KARPAZ

Doğu Akdeniz Üniversitesi, İşletme ve Ekonomi Fakültesi’nin İşletme Bölümü, Yüksek Lisans programına kayıtlı olan öğrencilerin, %95’ini farklı ülkelerden gelen yabancı uyruklu öğrenciler oluşturmaktadır.

Doğu Akdeniz Üniversitesi, İşletme ve Ekonomi Fakültesi’nin İşletme Bölümü, Yüksek Lisans programına kayıtlı olan öğrencilerin, %95’ini farklı ülkelerden gelen yabancı uyruklu öğrenciler oluşturmaktadır. Bu öğrencilerimiz programları süresince yaklaşık olarak bir veya iki yıl adamızda bulunmaktadırlar. Değişik alanlarda Yüksek Lisans yapabilmektedirler; İşletme Bölümü tarafından sunulan Yüksek Lisans programları ise Pazarlama Yönetimi ve İşletme Yönetimidir (MBA, MA in Marketing Management). Bu kısa süre içerisinde hem yoğun programı takip etmek, hem de başarılı olabilmek için büyük uğraşlar göstermektedirler. En fazla yabancı öğrenciye sahip programımızda, öğrencilerin Kuzey Kıbrıs’ı tanımaları, kültürünü öğrenmeleri ve anlatmalarının çok önemli olduğuna başından itibaren inandık. İşletme Bölüm Başkanı Sayın Doç. Dr. Mustafa Tümer ve Bölüm Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. İlhan Dalcı ile derslerin teorik yapılarının yanı sıra, öğrencilerin gezerek, görerek hatta daha da önemlisi yaşayarak öğrenecekleri düşüncesi ile bu organizasyonu hazırladık. İşte bu nedenle, 2 otobüs, Yüksek Lisans öğrencimiz ile birlikte Karpaz bölgesinde iki önemli Girişimci’yi ziyaret ettik. Arkasından ise, öğrencilerimizin kültürümüzü ve tarihimizi daha iyi tanıyabilmeleri için, Altın Kumsal ve Apostolos Andreas Manastırı ziyaret edildi.

İlk önce, AKGÖL Hellimleri kapılarını açtı bizlere. Akgöl Hellimleri Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Sadık Gürün tarafından Hellim Üretimi, Hellimin diğer peynirlerden farkı, KKTC’de ihracat ve zorlukları, Ambargolara rağmen üretimin %95’inin ihracat başarısı, yeni projeleri hakkında bilgi verdikten sonra; genç girişimcilere öğütler de bulundu. Sayın Gürün, “Başarılı olmak için, risk alın ama ölçülebilir olsun, çantanızı alın ve pazarlama yapın, ve geleceğinizi planlayın, yerinize yenileri yetiştirin” dedi. Belki de öğrencilerimiz için hatta girişimcilik yapmayı düşünen her kişi için “Altın Kurallar” diyebiliriz. Akgöl Hellimleri için tek söyleyebileceğim şey şu: “Yıllar önce ailemle Kıbrıs’a tatile gelirdik. Babam ve annem bizi gezdirirlerdi. Ama gezinin en zevkli yanı, bir ağaç altında durup yaptığımız pratik pikniklerdi. Neden pratik, çünkü erzaklarımız köy çöreği, zeytin, hellim ve domates den ibaretti. İşte orda yediğim çöreğin de, hellimin de tadı hala damağımda. Akgöl hellimi bana o tadı hatırlattı.”

İkinci durağımız, Florya Turistik tesisleri. 3-4 yıllık yeni bir yatırım. Tesis, 10 adet Bali stili bangalowlar ile 150 kişi kapasiteli restoranı ve muhteşem manzarası, ağaç oymacılığı ile yapılmış heykeller, mobilyalar satan dükkanı, mistik ve otantik bahçe dizaynı ile muhteşem manzarası, doğası ile zaten adımımızı atar atmaz hepimizi etkiledi. Florya Tesisi Genel Müdürü Mehmet Gül Bey, telefonumu aldığı andan itibaren ve durumu anlattığımda ikinci dakika olmadan teklifimizi kabul etti. Bizi ağırladı, tesisinin bütün imkanlarını öğrencilerimizin kullanımı için açtı. Bir tatil kompleksi olarak, küçük işletme örneği gördük, inceledik ve de yaşadık. Çok büyük bir keyifle molamızı verdik ve manzaranın tadını çıkartarak resimler çektirdik. Yeni Erenköy’ün hemen çıkışında yer alan tesis hakında ve bu yıl yapılacak yenilikler ve planlar üzerine bilgi aldık. Ve yolumuza devam ettik.

Öğrencilerimize, “İMKANSIZLIK” diye birşeyin olmadığını, canlı örnekler ile göstermeye çalıştık. Bunu daha da pekiştirmek için, Apostolos Andreas Manastırı’na gittik. KKTC’nin en doğu ucunda yer alan bu manastır hem Rumlar hem de Türkler tarafından kutsal bir yer olarak oldukça değer görmektedir. Mucizeler Yaratıcısı, Rüzgarların Hakimi ve Yolcuların Koruyucusu vasıflarını taşıyan Apostolos Andreas’a (St. Andrew) adanmış olan manastırda yer alan kilise, görkemli mimarisini yavaş yavaş kaybetmeye başlamış. Manastırın iki önemli yanı ise, adakta bulunulabilinmesi ve arkasında kaynağının nerden geldiği bilinmeyen bir suyun, bir çok hastalığa şifalı geldiğidir. Hiç istemesek de; geri dönme vakti geldi. Hepimiz de tatlı bir yorgunluk vardı. Biz Karpaz sezonunu açtık.

Doğaya zarar vermeden ve de gerekli önemi göstererekten Karpaz’a ziyaretlerin artarak devam etmesini diliyoruz.
Bu haber 515 defa okunmuştur

:

:

:

: