Haspolat İkokulunda Bir Sabah

Yağmurlu bir Mayıs sabahı çocuklarla buluşmak, onlara bir şeyler katabilmek, dil becerilerini geliştirmek, hayal güçlerini arttırmak için Girne, Lefkoşa ve Mağusa’dan yola çıktık.

Yağmurlu bir Mayıs sabahı
çocuklarla buluşmak, onlara bir şeyler katabilmek,
dil becerilerini geliştirmek, hayal güçlerini arttırmak için
Girne, Lefkoşa ve Mağusa’dan yola çıktık.
Haspolat İlkokuluna gittik.

LSS’nin yürüttüğü “Bir Dünya Daha Var” kurumsal sosyal sorumluluk projesi için
Esentepe İlkokulundan sonra Haspolat İlkokuluna gittik.
Limasol Türk Kooperatif Bankası’nın bir yan kuruluşu olan
Limasol Sosyal Sorumluluğun yürüttüğü bu projede sanatı ve sanatçıları
sınıfa taşıyoruz ve yaratıcı okuma çalışmaları gerçekleştiriyoruz.

Önce Ayşen Dağlı kendi yazdığı Süslü isimli çocuk kitabını
çocuklarla beraber okuyor ardından da oyuncu ve çocuk tiyatrosu uzmanı Hatice Tezcan
okunan öykü üzerinden çocuklarla beraber canlandırmalar yapıyor.
Tiyatro ve edebiyatın bir anlamda kucaklaştığı bu çalışmalarda
sandalyeler kamyona, sınıf, sokağa, çocuklar kediye…. Dönüşüyor.
Hep beraber gözlem ve hayal gücümüzün sınırlarını zorladığımız enerji ve
heyecan dolu çalışmalarda Haspolat İlkokulunun farklı bir yeri vardı.

Elbette farklı okullar, farklı öğretmenler ve farklı çocuklarla çalışınca
ister istemez insan bazı kıyaslar yapıyor. Kim nasıl karşıladı, hangi sınıf nasıldı,
hangi öğretmenler daha ilgili, hangi okuldaki çocuklar daha katılımcı …..gibi.
Ama Haspolat’a gitmek farklıydı.
Çağrışımlar çoktu!
Üzücüydü!

Kabul etmek istemediğimiz ,’o’ olayı daha derinden hissettiriyor
daha fazla düşünmemizi zorluyordu.
Beni çok kötü etkilediği ve içimi öfke ile doldurduğu için
gazetelerde çıkan son haberleri okumamayı tercih ederken
şimdi bizzat oradaydım!

Neden? Nasıl? Niye hiç fark etmedik? Niye hiç birimiz yardımcı olamadı?
Komşu, devlet, öğretmen, dernekler, amca, teyze, nine, arkadaş hepsi hepimiz
Onu nasıl oldu da fark etmedik. Dur diyemedik!!!

Bu önemli sorular içimde beni hırpalarken
yağmurda iyice şiddetlendi.
Saat 9:30 olmuştu ve çalışma yapacağımız sınıflara doğru ilerledik.
Koridorda çocuklar koşuyordu.

Gülümseyerek sınıfa girdik.
Kendi başına yemek bulmayı öğrenen,
arkadaşlığa önem veren süslü(kedi)nin öykülerini okuyup
Hepimiz kedi olduk.
Çalışmanın sonunda
hem bedenlerimiz hem de kalplerimiz kucaklaşmıştı.
Çalışmaya devam etmeliyiz diye düşündüm.
Bu değerli anlar bütünleştiğimiz, güçlendiğimiz
Çok özel anlardı. Bu kucaklaşmaları arttırmak gerekiyor.
İyi haftalar…

Bu haber 320 defa okunmuştur

:

:

:

: