Futbolda dışa açılım konusunda iki önemli gelişme yaşandı geçen hafta.
Birisi KKTC Milli Takımının ay sonu itibarıyla Kuzey Irak’ta yapılacak olan 5’inci Viva World Cup’a katılacak. KKTC Milli takımının çalışmaları sürerken FIFA eski yöneticilerinden Jarome Champagne de adamıza gelerek toplantılar yaptı.
Champagne açık konuşmaktan çekinerek pek fazla detay vermedi. Bu gayet normal. Çünkü öyle bir durumdayız ki, Champagne “şu yolu izleyeceğiz” dese daha ülkesine geri dönemden Rumlar bu konuda girişim başlatarak enlelemeye çalışacak ve büyük ihtimalle engelleyecekler. Hal böyleyken hareket noktanızı ve amaçladığınız noktayı belli etmeden gizlice hazırlanıp gizlice bu işleri yürütmek de Kıbrıs Türk Futbolunun dışa açılımı konusunda daha etkili olur.
Öte yandan NF Board (Non Fıfa Board- FIFA’ya üye olmayan ülkeler) tarafından organize edilen ve bu yıl beşincisi yapılacak olan VIVA World Cup organizasyonu için hazırlıklar da sürüyor.
KKTC Milli Takımı haftada beş antrenmöanla çalışmalarını düzenli bir şekilde sürdürürken önümüzdeki hafta gidilecek olan İstanbul kampında da hazırlık maçlarıyla takımın eksiklikleri giderilmeye çalışılacak.
İki olayı karıştırıp bir oyana bir buyana olmaz diyenler var. Hep söylemişimdir. FIFA’ya üyelik uzak görünse de girişimler ve açılımlar devam ederken diğer taraftan da bulduğumuz her organizasyona katılmamız gerekir. Bu hem futbolcuların hemde yöneticilerin vizyonlarının gelişmesi açısından çok önemlidir.
FIFA ile görüşmeler veya açılım konusunda çalışmalar devam ederken NF Board içerisinde yeralmak FIFA’yı bir kenara atmak anlamına da gelmiyor. Aksine bir şeyleri paylaşmak anlamında, bizde futbol oynuyoruz demek anlamında, sesimizi duyurmak için bir fırsattır.
Yoksa FIFA’ya üye olmayı bekleyerek diğer organizasyonlara katılmazsak ömür billah beklemeye mahkum kalırız. Fırsatları değerlendirmek futbolumuz ve gençliğimiz için bir kar olacaktır. Bize düşen de böylesi “doğru” hareketleri desteklemek olmalıdır.