Grev haktır ama …

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin varlığını ambargolar ve izolasyonlardan uzak devam ettirmesi için verilen mücadele yıllardır sürmektedir.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin varlığını ambargolar ve izolasyonlardan uzak devam ettirmesi için verilen mücadele yıllardır sürmektedir. Rum tarafından gelen son haberlere göre şuan ki Cumhurbaşkanlarının tekrar seçimlerde aday olmayacağını açıklaması duruma bambaşka bir boyut getirdi. BM olası çözüm formülünün bu açıklamadan sonra uzun vadeli olmayacağına dair görüşler bildirdi. Uluslararası düzeyde bunlar yaşanırken ülke içinde bir karmaşa ortamı yaratılıyor. Elbette ekonomik kriz ve ambargoların bir araya gelmesi ile zaman zaman ülkemizde daralmalar yaşanmaktadır. Bu etkenler karşısında her kim ya da zümre olursa olsun daralmaların yaşanmasını engelleyemez. Ancak bunların çözümü devletin yıpratılması olmamalı. Hak aramak adına belli çıkar gruplarının oyunlarına alet olmamak gerekir. Şayet sorunlar gerçek anlamda çözülmek isteniyorsa, makul talepler çerçevesinde görüşmeler yapılmalıdır.

Grev çalışanların yasalar çerçevesinde hakkıdır. Ülkemizde de neredeyse istediğini alamayan herkes grev yapmaya ve bu amaç uğrunda halka fatura kesmeyi alışkanlık haline dönüşmüştür. Diyalog kurmak ya da yapıcı bir zihniyetle sorunlara yaklaşmak kimsenin aklına gelmiyor. Hem kendi ayaklarımızın üzerinde durmak istiyoruz, hem de kendi yağımızla kavrulmaya çalışırken battık bittik diye yollara dökülüyoruz. Kendi içimizde bu kadar yıkıcı olursak dışardan gelebilecek hiçbir atağa karşı duramayız. Çalışanların kendini ifade etmeleri ya da taleplerini dile getirmeleri asla sorun yaratmaz. Fakat makamların alay edilircesine işgal edilmesi ve siyasilerin evlerinin ve ailelerinin rahatsız edilmesi noktasında işler elbette çığırından çıkar. Devlet bünyesinde faaliyet gösteren hiçbir makamın saygınlığı zedelenmemelidir. Ayrıca aileler bu konudan ötürü rencide edilmemelidir. Her ne sebeple olursa olsun bu iki hususta hoşgörü gösterilemez. Taş fırlatarak, hakaretler yağdırarak ve halkı da buna alet etmeye çalışarak hak talep edilmemelidir. Hak talep ederken başkalarının hakkının elinden alarak asla şikâyet ettiğiniz kesimlerden farklı olamazsınız. Bilinçli manevralarla halkın tansiyonu yükseltilerek bir kaos ortamı yaratılmaktadır.

Kaos ortamından faydalananlar ve halkı buna alet edenler ülkemizin geleceği ve şuan ki hassas durumuna ciddi ölçüde zarar vermektedir. Bugünlere gelmek için verilen mücadele unutulmamalıdır. Öncelikle sorunlar makul çerçevelerde çözülmeye çalışılmalıdır. Sorunları çözmek adına izlenilen yolda herkesin hakkı gözetilmeli ve ülke gerçekleri unutulmamalıdır. Kriz ortamı dünyayı sarmışken KKTCbundan ayrı tutulabilir mi? Sağduyulu ve yapıcı davranarak üstesinden gelinemeyecek kriz yoktur. İç savaş yaygarası çıkararak birlik ve bütünlüğümüzü zedeleyenler mevcut yapıyı yıkmak yerine iyileştirmek için taşın altına herkes elini koymalıdır.
Bu haber 323 defa okunmuştur
  • Biraz da başkaları yesin be anam! kemal S.   - 17.05.2012 Asımcığım!Biz arpa yerik ama galiba sen kuru saman yiyorsun. UBP’liler 30 sene yediler,nooldu CTP’liler de 3-5 sene yedilerse?
  • susturun asım   uk - 17.05.2012 arpaları fazla geldı. dnyadan haberlerı yok. her ..... muhalefet yapmayı marıfet bılırler. ne çapuk unuttular bır öncekı hukumetın kasayı bosaltıp gaçtını.
  • az bile! salih   - 17.05.2012 “Greve haktır ama halkın ne suçu var...” diye başlayan sözler uyduruk ve palavradır.Eğer grev devam ederken herkesin keyfi yerindeyse,mağdur olan yoksa,kim takar o grevi? Bütün dünyada grevler nasıl yapılıyorsa,KKTC’de de öyle yapılıyor.Fark yok. Ama medeni ülkelerde bu kadar çok grev yok,neden?Çünkü onlarda böyle uyduruk bakanlar,işbilmez hükümetler ve hükümet içinde mafialar yok.Böyle hükümetlere böyle grevler az bile!

:

:

:

: