Yeşilçam şarkılarıyla nostaljik gece

Girne Belediyesi Türk Sanat Müziği Topluluğu Yeşilçam Şarkıları ile dinleyenlere nostaljik bir akşam yaşatırken, koro şefi İhsan Gürel sanart’a konuk oldu

Girne Belediyesi Türk Sanat Müziği Topluluğu Yeşilçam Şarkıları ile dinleyenlere nostaljik bir akşam yaşatırken, koro şefi İhsan Gürel sanart’a konuk oldu 

İhsan Gürel, “Bir koroyu yönetmek büyük bir sorumluluk. Hem koro elemanlarını hem de saz ekibini bir harmoni içerisinde idare etmek gerekiyor. Gecenin sonunda övgüyü de siz alıyorsunuz, yuhalamayı da” diyor

Girne Belediyesi Türk Sanat Müziği Topluluğu geçtiğimiz akşam Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi’nde Yeşilçam Şarkıları’ndan oluşan muhteşem bir konser verdi. Koro, 16 şarkıyı filmlerden ilham alarak söylediler. Şarkıların söylendiği filmlerden oluşturulan slâyt görüntüsüyle birlikte gerçekleştirilen konser izlenilmeye değerdi. Şef İhsan Gürel yönetiminde bütün salon hep birlikte şarkılar söyleyerek nostaljik bir yolculuk gerçekleştirdi. ‘Hatırla Sevgilim’, ‘Aşkın Kanunu’, ‘Sonbahar Rüzgârları’, ‘Ağlama Değmez Hayat’ ‘Senede bir gün’, ‘Ömrümce Hep Adım Adım’ gibi unutulmaz şarkılar seslendirildi.
Sanat Müziği Topluluğu konserlerini Esin Engin’in Çalıkuşu bestesiyle açtı. Konser sonrasının tatlı ve telaşlı yorgunluğunda Şef İhsan Gürel ile sanart okuyucuları için tatlı bir söyleşi gerçekleştirdik.

ŞEFİN MÜZİK TUTKUSU

Muhteşem şarkıların adeta inlettiği sahneyi el hareketleri ve mimiklerle idare eden Şef İhsan Gürel Türk Sanat Müziği’nden enerji alıyor adeta. 1981- 1986 yılları arasında Kıbrıs Türk Musiki Cemiyeti’nde de görevler alan Gürel, Yüksek Eğitimini Bursa Uludağ Üniversitesi Şan Piyano bölümünde tamamladı. O günlerden bu güne değin duygu yüklü şarkıların söylendiği Türk Sanat Müziği’nin içerisinde yoğrulan Gürel’in müzik adeta tutkusu haline geldi. Ayrıca Basın emekçisi de olan Gürel’in Türk Sanat Müziği adeta yaşam şekli haline geldi.

GİRNE VE İSTANBUL’DAN SONRA LEFKOŞA’DA

Çalışmaları hakkında bilgiler veren Koro Şefi İhsan Gürel, dört aydır ekibi ile birlikte bu konser için hazırlandıklarını belirtti. Gürler, Yeşilçam Şarkıları’ndan meydana gelen konseri Nissan ayında Girne’de ve Haziran ayında da İstanbul’da gerçekleştirdiklerini anlattı.
Türk Sanat Müziği’nin ülkedeki yerinden de söz ettiğimiz Gürel, on yıl önce bu işe başladığımızda Türk Sanat Müziği ile ilgilenen tek tük kişi vardı ancak yapılan kaliteli konserler ve Avni Anıl gibi kaliteli sanatçıların verdiği konserler bunun yanında bu konuda eğitimin artması da bizleri çoğalttı” dedi.

ÖVGÜYÜ DE SİZ ALIYORSUNUZ YUHALAMAYI DA

Ekibi adeta büyük bir rahatlıkla yöneten ve gerek izleyici gerekse ekip elemanları arasında güçlü bir diyalog oluşturan Şef İhsan Gürel, sanart okuyucularına samimi açıklamalarda bulundu. Gürel kendisini “Bir koroyu yönetmek büyük bir sorumluluk. Hem koro elemanlarını hem de saz ekibini bir harmoni içerisinde idare etmek gerekiyor. Gecenin sonunda övgüyü de siz alıyorsunuz, yuhalamayı da” şeklinde ifade etti. Gürel, aslında çok da rahat tavırlar sergilediği konser esnasında halktan aldığı yoğun enerjiyi yansıttığını anlattı.

Dinleyiciler, eski Türk filmlerinin yüreğimize akıttığı ılık duygular yanında Türk Sanat müziğinin insan ruhunu doyuran tınıları eşliğinde ayrıldı konser salonundan.

Şizofren aşka mektup

CEZMİ ERSÖZ

 

Yazın biraz da birçoklarını kalender yaptığı ve kısa aşklara ve özlenen ancak en fazlada yüreklerde bir sızı oluşturan aşıklara bambaşka bir tat verecek biraz da okuyanların içerisindeki şizofrenle yüzleştirecek bir kitap Şizofren Aşka Mektup. Cezmi Ersöz’ün adeta yazdıklarını hissettiren kalemi ile bir şizofren aşka şahit olacak ve aşkın içsel yolculuklarında aslında en önemlisi gerçeklerle yüz yüze geleceksiniz. Cezmi Ersöz’ün usta kalemiyle biraz da karamsar duyguları yaşattıran bu kitapı Deniz Plaza kitap bölümünden bulabilirsiniz.

 

Angela'nın Külleri

Frank McCourt

 

Frank McCourt'un çocukluğunu anlatan Angela'nın Külleri dünyanın her yerinde büyük bir okuyucu kitlesi tarafından okundu ve çok sevildi. Büyük bir yoksulluğu anlattığı halde, McCourt'un kaleminden sevecenlik ve ince mizah, satırlarının arasından sızan umutla birleşince, ortaya bir kurtuluş, bir başarı öyküsü çıkmıştı. Kitap birçok ödül aldı (Pulitzer Ödülü - Ulusal Kitap Kritikleri Çevresi Ödülü - Los Angeles Times Kitap Ödülü) . Pek çok dilde defalarca basıldı. Bu öykünün devamı Umuda Doğru işte; Frankie'nin yoksul bir göçmenden pırıl pırıl bir öğretmene ve mükemmel bir yazara dönüştüğü Amerika serüvenini anlatıyor. Ancak eğer halen daha Angela’nın Külleri’ni okumadıysanız mutlaka Deniz Plaza kitap bölümüne uğrayın.


 

Bu haber 39 defa okunmuştur

:

:

:

: