Değerli okurlar yazılacak o kadar çok konu var ki

Siyasi olarak en son gelişmeden başlayalım UBP-DP UG ittifakı çöktü bana göre. Aslında hiç başlamamıştı çünkü şekil çok yanlıştı.
Siyasi olarak en son gelişmeden başlayalım UBP-DP UG ittifakı çöktü bana göre. Aslında hiç başlamamıştı çünkü şekil çok yanlıştı. Varılan anlaşmaya göre bazı bölgelerde partiler işbirliği yapacaktı ancak belirlenen adaylarda ayni bölge için iki partinin de onayı alınmayacaktı. Böyle işbirliği mi olur? Ters tepti ve bozuldu. Çünkü taban bu şekil itibarı ile kabullenmedi ve daha ileri gitmedi veya gidemedi.
Şimdi ne olacak partiler adaylarını gösterecek ve seçimde yarışlar olacak ilk bakışta CTP bu seçimlerde daha başarılı çıkma şansı daha yüksek ileri zamanlarda daha iyi değerlendirmeler yapacağız.

TÜRKİYE’DE ERDOĞAN BAŞARILI OLDU

Geçen hafta Türkiye’de gerçekleştirilen yerel seçimlerin başarılı ismi Türkiye Başbakanı Sayın Erdoğan tartışma kaldırmaz. Ancak bu başarı için de çok çalışmalar yapıldığı bir gerçek. Siyaset bir oyun gibidir. Doğru oynayan kazanır. Demek ki, Kılıçdaroğlu ve Bahçeli bir yerde bazı hatalar yapmış olacak ki sonuç bu oldu. AK Parti gücünü koruyarak artırdı, muhalefetin de çamur atmaları demek ki yaramış.
Ancak o günlerdeki suçlamalar gizli bilgilerin açığa çıkması bir çok stratejik devlet sırlarının açık olarak konuşulmasının kime faydası oldu? Yalnızca fırsatçılara, içte ve dışta, kaybeden Türkiye. Kime faydası oldu? Muhaliflere olmadı sonuçlar ortada, büyük bir iş başarmış gibi ama nafile hatalar ihmaller suiistimaller yok mu mutlaka olacak ancak çözüm şekli doğru olmadı.

2. CUMHURBAŞKANI TALATA ELAM TARAFINDAN SALDIRI.

O akşam ben de Talat’ın ekibi ile konferansa katıldım. Biz indiğimiz zaman bir grup yaklaşık 40 kişi üniversiteli Talat’ı protesto için geldiler. Ellerindeki bir pankartta ‘Kıbrıslı Türklere karşı açılımlara karşıyız’ ifadeleri yazıyordu. ELAM ondan sonra geldi. Ancak bana göre Rum polisi ile anlaşmalı geldiler ve eylemlerini gerçekleştirdiler. Üç amaçları vardı; Rum Polis Genel Müdürü’nün görevden alınmasını sağlamak, ABD Büyükelçisine federasyon baskısı yapmayın mesajı vermek ve Talat’a gözdağı vermek. Bence hedeflerine ulaştılar. Birkaç gün sonra ELAM başkanını aradım ve konuştum. Rum Polis Genel Müdürü’nün alınması konusunun dışında benim düşüncelerimi doğruladı. Konferansı yöneten Kostas Yennaris o kadar soğukkanlı davrandı ki bu operasyondan haberi vardı gibi yansıdı. Belki de Maraş’ı talep etmelerinin de bir parçası bu operasyon, halkın yatışmasını sağlayacak olan Maraş’ın iadesidir ve federasyona giden yolun açılmasıdır.

MARAŞ KONUSU ÇOK ENDİŞELİ OLDUĞUM KONU.

Maraş karşılıksız verilmemeli. Ancak GYÖ çerçevesinde Rum tarafı nerde ise tüm dış güçleri devreye koyarak üzerimize geliyorlar ve BM’yi de inandırmışlar ABD zaten destekliyor AB, İngiltere çözümün kilidi Maraş diyorlar. Bunu Rumlar diyor ancak dış çevreler de destekliyor birkaç gün önce Anastasiadis Brüksel’de BM Genel Sekreteri ile görüştü. Genel Sekreter Maraş talebine karşı ‘haksızsınız diyemem’ dedi. Bu çok önemli. 8 Nisan’da ABD’den Kıbrıs’a üst düzey yetkili geliyor. Bu gelişmeler Türk tarafı için çok da olumlu olmayabilir, tek gündem Maraş gibi gözüküyor.

GYÖ çerçevesinde Türk tarafı mayınların temizlenmesini önerdi. Bu kadar cılız bir açıklama olamazdı. BM hemen açıkladı Kamboçyalı bir şirket önümüzdeki aylarda Mamari ve Derinya bölgesinde mayın temizleme çalışması yapacaklar. Daha güçlü bir argüman ortaya koyabilirdik mesela iki tane AB milletvekilini talep edebilirdk. Rumlar buna çok kızardı, cevapları anlaşmadan sonra olurdu o zaman bizde Maraş kapsamlı bir anlaşmadan sonra şimdi olduğu gibi savunurduk daha güçlü olurdu siyasetimiz. ABD,AB,BM ve diğer güçler ciddi baskı yapacaklar bizim tavrımız ne olacak göreceğiz. Bir de Maraş’ın tekrar bir mülkiyet tartışmasına açılması için KKTC hükümetinin yapması gereken bir yasa var. Bu yasa çalışması ne Eroğlu, Küçük ve ne de şimdi Yorgancıoğlu döneminde düşünüldü. Bu yasa başlı başına Maraş mülkiyeti için yargı yolunun açılmasıdır yani hukuk yolu AB’nin inkar edemeyeceği bir yol.

Açıkçası gelişmeler çok hızlı ilerliyor. Cumhurbaşkanı Eroğlu meclisteki bilgilendirme toplantısında Kıbrıs sorununun çözümünden çok uzaktayız dedi. Rum tarafı açısından şahsına katılıyorum ancak öyle gelişmeler var ki her an her şey değişebilir buna hazırlıklı olun değerli büyükler. Rum tarafında yapılan gizli bir kamuoyu araştırmasında halkın %75 i anlaşma istiyor, nasıl bir anlaşma tabi ki Rumların işine geldiği gibi ancak çerçeve daralıyor. Ortak açıklama ileride ayaklarımıza dolanabilir, tam birlik içinde olmamız gereken zaman şimdi ortak akıl zamanı ancak galiba zor en azından öyle görüyorum.
Bu haber 335 defa okunmuştur

:

:

:

: