Yürümek

Yürümeyenleri, arkasında boş sokaklar gibi bırakarak,

Yürümeyenleri, arkasında boş sokaklar gibi bırakarak,

havaları boydan boya yarıp ikiye,

karanlığın gözüne bakarak; yürümek…

Yürümek;

dost omuz başlarını, omuzlarının yanında duyup,

kelleni orta yere,

yüreğini yumruklarının içine koyup yürümek...

Yürümek;

yolunda pusuya yattıklarını,

arkadan çelme attıklarını bilerek yürümek...

Yürümek;

yürekten gülerekten yürümek...

 

*

 

Hayata başlamamızın daha ilk başlarında öğretilen ve bebekliğimizin aileye kattığı birkaç temel mutluluktan biri, yürümek…

Hatırlamayız ama her yeni yürüyen çocukta duyumsadığımız mutluluğu, öz benliğimizde hisseder, bizler de ilk yürüdüğümüzde, herkesin aynı heyecanı ve mutluluğu duymuş olduğunu hep biliriz. Bilinçaltımızın bilinç düzeyimize iterek bilmemizi sağladığı az sayıda durumdan biridir bu.

Hiç kimse ne zaman ve nasıl ilk kez adım atmaya başladığını hatırlamaz. Ama herkes çok iyi bilir ki, ilk attığı o minik adımlar ailenin mutluluk kaynağı olmuştur.

 

*

 

Sadece, “durmaktan vazgeçmek için” bile ne denli önemli bir olaydır yürümek!

Attığımız ilk adımlarla, hayatımızın sonuna kadar hiç durmadan yürüyeceğimizi, sadece materyalist bir anlamla kalmayıp, mecazen de biliriz. Ama bu asla bir metafor değildir!

İlerlemenin ta kendisidir.

İşte bu nedenle ne kadar da önemlidir “yürümek”.

 

Kendimizi zaman denen kavramla sınırlasak da, yürümek hep yanı başımızdadır, bizdir. Bizimle özdeştir.

Saatler, günler, haftalar, aylar, mevsimler, yıllar…

Gelirler, geçerler.

Geliriz, geçeriz.

Böyle bir kıyaslamasız yaşamın içinde ne seçersek seçelim, hep kendimize göre seçeriz.

Çıkılacak yollarımız hep seçtiklerimizle ilgili olur. Ama değişmeyen yine tek şey vardır, “yürümek”.

 

*

 

Bir yılı daha sonlandırırken, yeni bir yıla yürümeğe başladık şimdi de, eskisini tamamlayarak.

Yepyeni bir yıla giriyoruz ve orada yeni bir yürüyüş bekliyor bizi. Belki kendimizden bile uzaklara götürecek olan ya da en sevdiklerimizden, olur ya belki tam tersi bunların. Ama her ne olursa olsun yürüyeceğiz.

Durmaya inat, duranlara inat, durdurmaya çalışanlara inat.

 

Nazım’ın şiirindeki gibi; “yürekten gülerekten yürümek”.

Herkese bunu dilerim, yeni bir yıla doğru ilerlerken…

Bu haber 117 defa okunmuştur

:

:

:

: