Anastasiadis’i haklı çıkarma gayretleri

Cumhurbaşkanı Akıncı’nın, İstanbul’daki yemeğinin yankıları devam etmekte.
Gitmeli miydi ?
Gitmemeli miydi ?
Anastasiadis efendiden, en azından, gidip gitmeme konusunda, izin almak değil de adama, bir haber vermeliydi. Telefonu açıp ben senin de, davetli olduğun yemekteki, masaya, davet edildim. Yanında, bana da, bir yer ayır mı diyecekti ?
Sn. Akıncı ara bölgedeki, görüşme masasının dışında % 62 oyla gelen KKTC’nin Dördüncü Cumhurbaşkanıdır.
Nereye gidip nerede, yemek yiyeceğini, hiçbir kimseden, izin alarak, bilgi vererek, hareket edecek bir konumda, değildir.
Cumhurbaşkanı sıfatı ile hareket ettiği her konumda KKTC‘yi ve bu Cumhuriyeti, kanları ile, canları ile kuran ve yaşatmaya karar veren, KKTC halkı, buna izin vermez.
Sn. Akıncı’ya verdiği vekalet ile, KKTC‘yi ve onun halkının onurunu, şerefini ve haklarını korumak için yetki verdi.
Sn. Akıncı’nın, Anastasiadis’e en az, bilgi vermesi gerekirdi, yollu düşünce serdedenlere, şaşıyorum.
Bu lafları söyleyenler, Anastasiadis’in ve Rum tarafının, oyununa gelmiyorlar mı ?
Anastasiadis Öğretmen.
Sn. Akıncı ise öğrenci.
Sınıfta, hareket etmek için öğretmeninden, izin alan, bir öğrenci durumuna, Sn. Akıncı’yı düşürmüyorlar mı ?
Bu nasıl bir mantık beyler.
Anastasiadis kim ki, Cumhurbaşkanımız ondan, icazet alarak, hareket etsin.
Adamlar işi, zamana havale etmek için binbir, numara çeviriyorlar.
Bu da bu numaralarından, biri.
Yemek olmasa başka bahane bulup görüşmeleri, koparmak girişiminde bulunacaklardı.
Adamların, hiddetine bakın.
Etraflarında, bir Türk görmek istemiyorlar.
Faturayı BM ve Eide’ye, yüklediler.
Bundan önceki temsilciyi, nasıl yediler ise, Eide’yi de, öyle yiyecekler.
Atina’da, üçlü zirvede aldıkları karar da işi zamana bırakmak.
Güneyden, izin alarak hareket etme mentalitesi ile, hareket edildiği takdirde Anastasiadis, kendini aynada Büyük İskender, görecek .
Gidilecek köyün, minareleri belli oldu.
Adamlar, bizimle, hiç ama, hiçbir şeyi, paylaşmak istemez.
Ne siyasi eşit, ne de, başka bir model eşit.
Bu aşamada hükümete dışta egemenliğe sahip çıkacak, içte de kanun hakimiyetini, tesis edecek görevler ve sorumluluklar, düşmektedir.
A’dan Z‘ye, her alanda, üretim ekonomisini teşvik etmek, kamu yönetiminde, hukukun üstünlüğünü hakim kılmak, devlet dairelerinde, vatandaşın işlerini yapmada basitleştirecek yöntemleri, yürürlüğe koymak.
Ülkede, gerçek adaleti sağlayacak yargı reformunu da, ellemenin zamanı geldi ve geçti bile.
Hükümete, bir dost tavsiyesi; lütfen, biraz daha hareketlenin.
Rolantiden, kurtulun.
Halkın istekleri, bunlar.
Bunları, yerine getirmek de sizden.
Bu haber 337 defa okunmuştur
  • adalet okur - 27.05.2016 iyi güzel söylersinizde biz de kendi kendimize rumdan fazla adaletsizlik yapmazmıyız. yüksek mahkeme başkanı mukayyidi olduğu için trafikte yayayı öldüren kadın serbest. ada hospital açıldı yolsuzluklar müşavir uygulamları devam seyrüseferlerini ödeyenler ahmaködemeyen akıllı. ruma kızmayın o Rumluğunu yapıyor. kendimizde adam olamayacağız malesef

:

:

:

: