Okus fokus fonkus

Bizim ülkemizde, alışkanlık haline getirildi.
Yalçın CEMAL
yalcincemal@hotmail.com

Beceriksiz siyasilerin batırdıkları, Devlet kurumlarını kurtarmak. Yine bu siyasetçilerin marifetleri ile, halka kaktırılmaktadır.
Yahu, bunlar neyi batırdı ?
Batırmadıkları, kaldı mı ?
Sanayi Holding.
Tarımsal Donatım.
ETİ .
Bankalar.
Memur iştirak payı fonu.
Sokak aydınlatma paraları.
İhtiyat sandığı, sigorta fonları.
Tarım.
Hayvancılık.
Narenciye.
Belediyeler.
Bütün bunları, tıkır tıkır çalışırken, birilerine verip de bunları batırın teklifinde bulunsanız, bizim siyasilerin gösterdiği, batırma maharetini. İnanın bu birileri gösterip, bu kadar başarılı olamazlardı.
Şimdi de, tek ayakta kalan kurumlarımızdan biri olan, Toprak Ürünleri Kurumunu ( TÜK ) batırdılar.
Helal olsun, demeyeceğim.
Bunlara, dense, dense, zıkkımın kökü, denir.
Bu kadar, Kurumu batıranlar, gelmiş geçmiş ve bu memlekete damgasını vuran, hemen hemen uzun yıllar iktidarda kalan, partilerin tümü.
Biz, demokrasimizle övünüyoruz.
Hatta, başkalarına da salık veriyoruz, bizimkisini örnek alsınlar diye.
Hangi demokratik sistemlerde, devletin kurumları batırılacak ve o batıranlardan, hesap sorulmayacak ?
İşte, bizdeki demokratik sistem, bu konuda, dünyaya örnek olabilir.
Har vurup, harman savuracaksınız.
Bilerek, bilmeyerek.
Beceriksizliklerinizden.
Her seçim arifesinde, gösterdiğiniz maharetlerinizden, her şeyi
“Yer ile yeksan“ edeceksiniz.
Sonra da, politikalarınız sonucu, dönümlerce narenciye bahçesinin kesilen ağaçlarının, gövdelerini sivrilterek, halka sunarak fonlar oluşturacaksınız.
Sizlerin, beceriksizliklerinizin veya başka marifetlerinizin sonucu, batırdığınız, TÜK‘ü kurtarmak için, halkın tükettiği maddeleri zamlatarak, fon oluşturacaksınız.
Bu ülkede, obur siyasetçiler olduğu sürece, bu oluşturulan fonun geleceğine, güvenle kim bakabilir ?
Oluşturulan ve batırılan fonlar, belleklerde var iken.
Niye, TÜK‘ü bu hale getirenlerden, hesap sorulmuyor da, bu hesap zavallı halka kesiliyor ?
Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’nın, ön iznine tabi, hemen hemen, tüm ithal ürünlerine, % 3 lük, zam getirilmesi, tarım sektörüne karşı vurulmuş, bir hançerdir.
Bazı, sivil toplum örgütlerinden, sesler yükselmekte.
Fakat, esas bu sektörlerin itici gücü olan, toplum örgütlerinden, ses çıkmaması. Düşündürücünün de, düşündürücüsü olsa gerek.
Her ne suretle olursa olsun.
Devlet ve devlet kurumlarına verilen zarar, kim ve kimlerden gelirse gelsin. Bunların yakasına sarılıp, hesap sorulmalıdır.
Bu, keyfi uygulamaların önüne geçmek için, daha, 50 siyasi,
ne bekliyor ?
Sn. Cumhurbaşkanının, bu konularda , siyasi parti lider veya kadroları ile, bir araya gelmesini, halk beklemektedir .
Anayasamızın 102. Maddesi, bu konuda Cumhurbaşkanına, yetki ve görev vermektedir.
Ülke, tutanın elinde kalmıştır.
Batıran, batırana.
Faturası da, halka.
Halkı, sus pus görenler, zannetmesinler ki, bu suskunluk, hayra alamettir.
Haşaaa…
Halkın, hesabı kitabı, kuvvetlidir .
109 kalem, maddeye, % 3 zam kazığı ile su kazığının rövanşını.
Dört gözle, beklemektedir.
İade-i zamanı, beklemektedir.
Sonra Yalçın Cemal demedi demeyin.
Bu haber 198 defa okunmuştur

:

:

:

: