Akıncı düğmeye bastı

Bugün Cumhurbaşkanlığı’nda, Cumhurbaşkanının çağrısı üzerine. geniş çapta, bir eşgüdüm toplantısı yapılacak.
Yalçın CEMAL
yalcincemal@hotmail.com


oplantıya, Cumhuriyet Meclisi Başkanı, Başbakan, Başbakan Yardımcısı, İçişleri Bakanı, Turizm ve Çevre Bakanı, Milli Eğitim Bakanı ve müsteşarları, Mecliste temsil edilen siyasal partiler, Belediyeler ve sivil toplum örgütleri, davet edildi.
Toplantı, bugün sabah, saat 10.00 da, Cumhurbaşkanlığında yapılacak.
Çevreye duyarsızlık, bakımsızlık ve kirliliğin, Cumhurbaşkanını bu
toplantıyı yapmaya, sevk ettiğini, açıklamasından anlıyoruz.
Sn. Cumhurbaşkanımızın, çok yoğun Kıbrıs müzakere süreci içerisinde, zaman ayırarak, bu geniş çaplı toplantıyı yapmasını,
takdir ediyor ve teşekkür ediyorum.
Ülkemiz, gerçekten çevre kirliliği ve çevreyi katletmenin sonucu, telafisi mümkün olmayan sonuçların doğmasına, neden olmaktadır.
Ülkemizdeki, sel baskınlarının bir nedeni de, çevrenin doğal yapısını bozarak, sel felaketlerinin doğması, tetiklendi.
Daha büyük, telafisiz sonuçlar doğmadan, Cumhurbaşkanımız,
öyle görülmektedir ki, düğmeye bastı.
Çevrenin korunmasının başında, bilinç ve kültür gelmektedir.
Halkımızın büyük bir kesimi, maalesef bundan yoksun.
Kendi evini temizler, atıklarını evinin dışına atar.
Yakınında dere ve su evleği varsa, onun için en iyi çöplük o.
Çevrenin kirletilmemesi için, bir çok yasa var.
Çevre Yasası.
Belediyeler Yasası.
Sağlıkla ilgili yasalar.
Kaymakamlıkların uyguladığı yasalar V.S.
Tabii , İngiliz’in fasıllarını atlamayalım.
Yasaların getirdiği yaptırımlarla, çevreyi kirletmemek için, her ülkede olduğu gibi, bizim ülkemizde de, caydırıcı kurallar, cezalar vardır.
Fakat, ülkemizde, siyasi erki elinde tutanların, büyük bir çoğunluğu, siyasi rant uğruna, uygulamakla mükellef oldukları yasalardaki, cezai kuralları uygulamaktan, imtina ederler.
Yasalar, kişilere ve partililere göre, ayırıma tabii tutularak uygulanır.
Yasaların, caydırıcı hükümleri uygulanmazsa, çevrenin kirletilmesinin önüne nasıl geçilecek ?
Çekova Yönetim Kurulu olarak, ziyaret ettiğimiz bir saygı değer Bakana çevrenin kirliliği ile ilgili ziyaretimizde, Yönetim Kuruluna “ben ceza yazmam“ demişti.
Bunu söyleyen, bir Çevre Bakanı.
Çevre, bu mentalite ile korunabilir mi ?
Yaşatılabilir mi ?
Bugünkü toplantıda, Sn. Cumhurbaşkanı tüm ülkede savunduğu hukukun üstünlüğü prensibini, çevre ile ilgili, tüm makamlardan, talep etsin.
Yola, ilk önce, ilgili yasaların eşit bir şekilde uygulanarak, caydırıcılıkla işe başlansın.
Arkasından da, bir program çerçevesinde, kısa , orta ve uzun edimli olarak çevrenin doğal yapısına gelebilmesi için, projeler ve yasal girişimler, başlatılmalıdır.
Konutlarla, iç içe geçmiş olan tarım seraları için, devletin, uygun yerlerde, sera organize bölgeleri oluşturarak, insanlarımızın,
çıkan zehirli gazlardan dolayı, kanser olmalarının önüne geçilmesinin,
tedbirleri alınmalıdır.
Tarım seralarının, insan sağlığı için , atom bombası kadar, tehlikeleri var.
Atılan, zehirli tarım ilaçlarının etrafa yaydığı zehir.
Kışın, seraları ısıtmak için yakılan maddelerden çıkan, dumanlar sayesinde, yaratılan ve insan sağlığına zararlı olan, çevre kirliliği.
Kapalı yerde, sigara yasağını uygulamayı ve uygulatmayı beceremeyen, bir kamu yönetimi.
Çevre kirliliğini, toplumun büyük bir kesimi, bir yaşam biçimi haline getirdi.
Oy kaygısı ile, yasaların uygulanmaması, caydırıcılığın önünde büyük bir engel.
Çevreninin korunması ve çevreye sahip çıkılmasının, bir itici gücü de, çevre ile ilgili vatandaşa, mahkemelerde dava açma hakkının
verilmesi.
Bugünkü toplantıdan, çıkacak olanları bir görelim.
Görüşümü, bu sütundan aktarırım.
Endişem:
Dağ fare doğurmasın.
Sn. Akıncı’yı, bu duyarlılığından dolayı da, kutlamak ve teşekkür etmek isterim.
Bu haber 195 defa okunmuştur

:

:

:

: