Şimdi de oy ağaları mı?

Günler, haftalar, aylar, ne çabuk geçmekte.
Günler, haftalar, aylar, ne çabuk geçmekte.
Dünya, yel değirmeni gibi, dönüyor sanki.
Mevsim sıcaklığının, rehavetine kapılıp, toplum olarak, hep mayıştık.
Kıbrıs müzakerelerindeki, heyecan da, bitti.
Zaten, görüşmelerin ilk çeyreğinde olan, heyecan da ortadan kalkmış.
Crans Montana’dan sonra, ülkeyi, şehitlerin anılması heyecanı sarmıştır.
Kıbrıs’ta, Türk kanı ile sulanmayan, tek bir toprak parçası var mıdır?
Sene sonuna, dört ay gibi, kısa bir süre kalmıştır.
Kış girişi, ülke, bir hayli ısınacağa benziyor.
Naylon kamuoyu yoklamaları, daha da sıklaşacak.
Şimdiden, mevcut Vekilleri ve aday niyetinde olanları, heyecan sarmış durumda.
Aralık ayının sonu.
Starta, basılmış olacak.
Seçim Sistemi.
Çarşaf olarak düşünülmüş.
Meclis Komitesinde ve Genel Kurulda, ihrama dönüştürülmüş.
Çıkan yasa ile seçmenin önüne, ihram büyüklüğünde, bir oy pusulası gelecek.
İşin içinden çıkana, aşk olsun.
Bir örneğini gördüm.
Sekiz partili, bir oy pusulası.
Tabi, bu onu geçebilir.
Tercih ve karma da olacağından, her oy verme kulübesinde seçmen, en az bir çeyrek uğraşacak demektir.
Getirilen ihram seçim sistemine göre, altı ilçede ve beldelerde, bir çok oy simsarlarının, doğacağı da aşikardır.
Yani, açıkça oy ağaları.
Adaylar, bu sistemle, seçildikten sonra da, bu oy ağalarını nemalandırmaya. Seçimlerle birlikte, devam edecekler.
Çünkü bir sonraki seçimi de, almak için.
Bu oy ağaları, sponsorluk olayından, daha da, tehlikeli hale gelecekler.
Destekledikleri siyasilerin seçilmeleri halinde, vay hallerine.
Karpaz’lı bir aday.
Bütün adayı gezip, oy isteyebilir mi?
Aynı zamanda, Lefkeli bir adayın Karpaz, Mağusa veya İskele seçmeninden. Oy isteyecek zamanı, olacak mı?
365 gün, evvelinden de başlansa, bu mümkün değil.
Artık, bu işten dönüş olamaz.
Bu yönteme, kaliteyi yükseltmek ve eşit hizmetin, sağlanabilmesi için gidildi.
İnşallah, bunda başarılı olunur.
Hükümet de, bu akan süreç içerisinde, seçime yönelik yatırımlara başlamıştır.
Bunların içerisinde, halka yönelik olarak. Sağlık Bakanlığının, her ilçeye Hastane.
Mevcutların , daha da iyileştirilmesi politikaları, alkışlanacak bir durum.
Sn. Sucuoğlu, bu konuda bir hayli yol katetmiştir.
Vatandaş, birincisi sağlığına, ikincisi de refah düzeyinin seviyesine bakarak, idareye geçer not verir.
Tabi, Hastane yapmakla, sağlık sorunları halledilmez.
Bunlara, yeterli araç, gereç, personel ve doktorların yerleştirilmesi gereklidir.
Dileğim, bu binalar tamamlanmadan bunlar sağlanmış olur.
Aksi takdirde.
Sadece Hastane binaları ile sağlık sorunu çözülmez.
Sn. Sucuoğlu.
Sağlıktaki bu sorunları, Bakanlığa gelir gelmez kucağında bulmuştur.
Çare için, uğraşmaktadır.
Çareyi bulacağına da, inanmaktayım.
Sn. Demirel’in, bir cümlesi ile yazıma son vereyim.
“Demokrasilerde, çare tükenmez.”
Bu haber 157 defa okunmuştur

:

:

:

: