Seçmen hiddetlendi

'Bütün mutlu aileler birbirlerine benzerler, her mutsuz ailenin ise kendine özgü bir mutsuzluğu vardır.'
'Bütün mutlu aileler birbirlerine benzerler, her mutsuz ailenin ise kendine özgü bir mutsuzluğu vardır.' Geçen süreç insanımıza mutluluk ile mutsuzluk arasındaki farkı yaşatandır... Mutluluk nedir derseniz, belkide yaşamın tek amacıdır... Mutluluğun elde edilmesi kişinin kendine duyduğu özgüvenin çevresine yaydığı sinerjinin kendine geri dönüşümüdür... Nice insanlar vardır ki sabah sabah asık yüzleri ile işyerlerine etraflarına bakınmadan , insanları farketmeden giden ve kendi olumsuzluğunu çevreye mutsuzluk olarak yayandır...Bu gibi insanları mutlu etmek çok zordur,çünkü dış dünyaya iç dünyalarından aralık bir kapı yoktur... Aralık kapının siyasi literatüre kapalı kapılar diye girdiği günümüz gündeminde konu vahim bir durum arzetmektedir.Seçimin Resmi sonuçları açıklanmadan siyasetteki konuşma,denge,anlaşma veya anlaşamama kültürüne ters bir davranış içerisine giren siyasi partilerin acil açıklamalarını okuyunca ve çektikleri nutuklarda siyasetçiye kaybettiği güveni kazandıracağız diyenler ilk günden asla UBP ile görüşme yapmayız kapılarımız %36'ya kapalıdır dedikleri anda Meclise girip yemin etmeden kendilerini güvensiz kılmışlardır... Rumlar'la yıllarca müzakere eden kişilerin milli davada güçlü bir duruşu olan Ulusal Birlik Partisine sen bizim işimize karışma dercesine dosta düşmana karşı bu tavırları affedilir gibi değildir... Seçmen bunu unutmayacaktır... Halbuki siyasetle uğraşanların kendilerini ülke insanına sevdirmeleri ve kendileri dahil aileleri ile birlikte vatandaş ile birlikte olmanın gücünü almaları gerekmektedir... Her günün yeni gündeminde memleketim insanına siyasilerin kapıları açık olmalıdır... Hele seçim bittikten sonra her milletvekili kendini kaf dağında görmemelidir... İlk defe ada geneli seçmeni altı ilçedeki adaylara oy vermiştir... İrade belli olmuştur... İradeye saygı gerekendir... Adayların seçimlerde ada genelinde tanınmışlığı, aldıkları oyun toplamında her milletvekilini eğer Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olma evsafını taşıyorlarsa onları 2020 seçimlerinde potansiyel aday konumuna getirmiştir... Seçim sisteminde tek olumsuz yan sadece karma oy konusudur.Yasadan çıkarılması gerekendir... Bu seçimlerde karma oy alan karma oy sahibi milletvekillerinin oylarına baktığımız zaman parti mühürlerini kırdırmış oldukları ve kendilerini ön plana çıkarıp sıralamada öne atladıkları görülmektedir... Partinin mühürleri de adeta kendilerini ihya etmiştir... Tercihe evet karmaya hayır konusu iyice işlenmelidir... Bu şekilde bir yasal değişiklik aile bağlamında aday olacak kişileri de düşündürecek bir kardeş (x) partisinden diğer kardeş partisinden aday oldu mu aile birisi üzerinde ve mühürde tarafını belli edecek ve bu aday olacak kişilerin iki defa düşünmesine sebep olacaktır ... Bağımsız adayların komitelerde oy sahibi olmayışı bir yana grup olması için beş milletvekili istenmesi de bir kez daha dikkate alınmalı bu konuda da yasal çare üretilmelidir... Hükümeti kim kuracak konusuna gelince öncelikle Ulusal Birlik Partisi Başkanı Hüseyin Özgürgün'e göreve verilmelidir... Bu görevin verilmesi konusunda seçmenin yoğun bir talebi vardır... Hükümeti kurma konusunda yasal süreci inadına kullanacak siyasi bir lider yoktur... Şu anda yapılan önceden Cumhurbaşkanı görevlendirmesini zapturapt altına almak adına işte biz görevlendirme yapılmadan anlaştık görevi bize ver demek son derece ayıp ve seçmeni irite edici bir hadisedir... Parti kurma aşamalarında söyledikleri ile parti kurduktan sonra yazdıkları ve seçime girip kazandıktan sonra halkın umudu olduklarını sananların davranışları hakikaten traji komik bir durum arzetmekte ve seçmeni bir daha onlara oy mu? Asla vermeyiz pozisyonda hiddetlendirmektedir... Çıkın mahalleye ve söylenenlere kulaklarınızı da kapatmayın... Ne demişler 'İnsanlık her şeyin ölçüsüdür'
Bu haber 742 defa okunmuştur

:

:

:

: