Bir zamanların fasulye diyarı ‘Elye’

Barış ateşinin ilk yandığı ve sembolik referandumun yapıldığı yer olan Doğancı eski adıyla Elye, tarım ve hayvancılıktaki sorunlarla boğuşuyor. Elyeliler tüm dünyada aranan Elye fasulyesini ise kazancı düşük olduğu için artık üretemiyor.
Barış ateşinin ilk yandığı ve sembolik referandumun yapıldığı yer olan Doğancı eski adıyla Elye, tarım ve hayvancılıktaki sorunlarla boğuşuyor. Elyeliler tüm dünyada aranan Elye fasulyesini ise kazancı düşük olduğu için artık üretemiyor.

Recep Usun-Ziya Nasıfoğlu

Barış ateşinin ilk yandığı ve sembolik referandumun yapıldığı yer Doğancı, eski adıyla Elye…

Elye fasulyesiyle ünlü köyün adı, 1955 yılında çıkarılan bir yasayla Doğancı olmuş. Ne köy halkı, ne de Elye’den bahsedenler bir türlü yeni ismini kabullenememişler. Köylüler, Elye adının Rumca olmadığını ve Venediklilerden geldiğini Doğancı ismini ise ne kendilerinden öncekilerin ne de kendilerinin kabul edemediklerini anlattı. star KIBRIS, Elyelilerin yaşantısını, sorunlarını, 1998 yılından bu yana köyün muhtarlığını yapan Ali Çölaşan’dan dinledi.

Belediyeye bağlı olmak istemiyoruz
Köy halkı olarak Lefke Belediyesi’ne bağlı olmaktan memnun olmadıklarını anlatan Çölaşan, yasada yer almasına rağmen köyün belediyeye bağlanması sırasında köy halkına hiçbir şey sormadıklarını kaydetti. Borç içinde bulunan bir belediyeye bağlanmak istemediklerini söyleyen muhtar, belediyenin vermek istediği bütün hizmetlerin muhtarlık tarafından çok rahat bir biçimde verildiğini dile getirdi. Bir dahaki seçimlerde aday olmayacağını söyleyen Çölaşan, bunun sebebi olarak ise köyün Lefke Belediyesi’ne bağlanmasını gösterdi.

Kazancımız yok
Elye’nin anlam olarak zeytinlik anlamına geldiğini söyleyen Muhtar Çölaşan, 1968 yıllarına kadar bölgenin zeytin ağaçları ile dolu olduğunu fakat o dönemlerden sonra zeytin kazancının düşmesi ve Asil Nadir’in narenciye gösterdiği katkılarıyla yükselişe geçen narenciyeye dönüldüğünü anlattı. Narenciye kazancının düşmesini “Asil Nadir’in çökertilmesinden sonraki dönem” olarak adlandıran köy Çölaşan, bu dönemden sonra narenciye kazancının dibe vurduğunu ve köy halkının şu an karpuz, fasulye, patates, bezelye, tahıl gibi tarım ürünleri ile birlikte hayvancılıkla uğraştığını söyledi. Şu an da tarım ürünlerinde ve hayvancılıkta kazanç olmadığından yakınan Çölaşan, bu işler için yatırılan para ile kazanılacak paranın bir birini tutmadığını ve zarara uğradıklarını belirtti. Bunun sebebi olarak hükümetin yanlış politikası olduğunu savunan Çölaşan, elektriğe verilen zammın ve yaşanan kuraklığın çiftçiyi bitirdiğini söyledi.

Mümkün olduğunca üretmiyoruz
Köyde, tüm dünyada aranan Elye fasulyesi üretildiğini belirten Çölaşan, bu fasulyenin çok lezzetli ve erken pişme özelliği olduğunu da söyleyerek, Elye fasulyesinin üretimin pahalı olduğunu, bundan dolayı, kazancının çok düşük ve neredeyse hiç olmadığını kaydetti. Çölaşan, köy olarak bu fasulyeyi mümkün olduğunca üretmemeye çalıştıklarını kaydetti.

Çiftçiye destek olunmadı
Eski hükümetlerin de çiftçiye hiçbir zaman destek vermediğini savunan fakat buna rağmen çiftçinin çok çalışıp azda olsa kazandığını belirten köy muhtarı, önceden köyde suyun bol olduğunu, elektriğin ve tarım ilaçlarının ucuz olduğunu ancak, son hükümetin elektriğe ve tarım ilaçlarına yaptığı zamlarla birlikte bunun üstüne gelen kuraklığın tarımı tamamen bitirdiğini kaydetti. Hükümetlerin hiçbir zaman çiftçi için teşvikte bulunmadığından yakınan Çölaşan, ‘teşvik’in sadece adının bulunduğunu ve göz boyaması olduğunu savundu.


Güneyde çalışanlar çoğalıyor
Köyde herkesin tarım işiyle uğraşmadığını kaydeden Çölaşan, kamu da çalışanlarla birlikte Güney’e gidip çalışanların da sayılarının az olmadığını belirtti. Doğancı köyünde, 2004 yılında Rum tarafında 3 kişinin çalıştığını söyleyen Çölaşan, 2008 yılında bu sayının 42 kişiye çıktığını, son yılda ise işten çıkarılmalar ile birlikte bu sayının yarı yarıya azaldığını dile getirdi.

Eğitimde başarılı bir köy
Köyün eğitim seviyesinin genel olarak lise mezunu olduğunu kaydeden Çölaşan, son zamanlarda ülkede üniversite sayısının çoğalması ile birlikte, üniversite mezunlarının da çoğaldığını söyledi. Köy gençlerinin okul hayatında çok başarılı olduğunu ifade eden Çölaşan, her yıl ÖSS sınavından KKTC genelinde ilk 10’a giren öğrencilerin de olduğunu aktardı. Köyde köy çocuklarına yetecek derecede bir ilkokulun olduğunu anlatan köy muhtarı, Ortaokul ve Lisenin Lefke ve Güzelyurt’ta olduğunu, köy gençlerinin büyük bir çoğunlunun buradaki okullara gittiğini, parası fazla olanların ise Lefkoşa’daki okullarda eğitim aldığını kaydetti.


Bu yıl yağan yağmurun yetersiz olduğunu aktaran Muhtar Çölaşan, yağan yağmurun toprak üstünde kaldığını ve dereleri doldurmadığını bu nedenle de yeraltı sularına hiçbir faydasının dokunmadığını söyledi. Köy merkezinden birkaç kilometre uzaklıkta olan köyün ana su kuyusu içindeki su miktarının, her geçen yıl biraz daha azaldığını kaydetti.

Doğancı gençleri de futbola meraklı. Ancak köy, hiçbir zaman birinci lige çıkamamış. Doğancı Spor Kulübünün ise maddi olanakları kısıtlı. 2001 yılında 2. Ligden düştükten sonra amatör ligde top koşturan Doğancı Spor Kulübü, Doğancı ve çevre köyün gençlerinden kurulan bir takım.
Bu haber 106 defa okunmuştur
  • doğancı köyünü ozledim Yasemin   İstanbul - 16.06.2015 Doganci köyünde oturan Cemaliye ablam kızı var Elvan tanıyan bilen bana ulaşmasını söyleyin lütfen yıllardır kaybettim izlerini doğancı köyü ve insanlarına cokkk selam
  • hasret yekta  kanada - 16.02.2010 Senelerden beri icimde bulunan Koy, Aile,Arkadas ve Koylu Hasreti ile yanan atesi birez olsun dindiren bu yaziyi yazanlara tesekkur eder devamli boyle yazilarin yazilmasini arzu ederim Koylunuz YEKTA
  • slm yusuf öztürk  ardahan - 07.01.2010 ya kusura bakmayın ben doğancıda askerlik yaptımda doğancı köyünün fotoğraflarını bulamadım eklerseniz memnun oluruz

:

:

:

:

DİĞER HABERLER