Hükümet olmayan parayı nasıl verecek?

Kamuda örgütlü altı sendika dün tüm yurtta hayatı durdurdu. Pandemi nedeniyle 250 kişilik dizi galasına etmedik lafı bırakmayanlar, yüzlerce eylemcinin Meclis önünde adeta korona partisi yapmasına ses çıkaramadı.

Kamuda örgütlü altı sendika dün tüm yurtta hayatı durdurdu. Pandemi nedeniyle 250 kişilik dizi galasına etmedik lafı bırakmayanlar, yüzlerce eylemcinin Meclis önünde adeta korona partisi yapmasına ses çıkaramadı.
Sendikaların eylemi nedeniyle dün Meclis de toplanamadı. Meclis önünde kurulan sahnede adeta seçim mitingi gibi nutuklar atılırken, istifadan tutun da söylenmedik söz kalmadı.
Tüm mesele hükümetin dört aylık hayat pahalılığı ödeneğini kanun hükmünde kararname çıkararak durdurmasıydı.
Evet. Yanlış duymadınız. Bu eylemin nedeni, 13. Maaş ya da maaşlarını alamayan emekçilerin isyanı değil, hayat pahalılığı ödeneğinin daha sonra verilmek üzere ertelenmesiydi.
Nitekim daha önce kesilen üç aylık hayat pahalılığı ödeneği de bu ay zaten ödenmişti.
Ancak bazıları evde oturmaktan sıkılmış olacak ki, Meclis önünde adeta halaya durmuşlardı.
Sendikaların yaptığı bu eylemi uzaktan izleyen özel sektör çalışanları ise şaşkındı. Eminim içlerinden “bu ülkede memur olmak var” diye bir düşünce geçmeden edemiyordu.
Çünkü koca 2020 yılını sadece üç maaş ve 1500 TL’lerle geçirmek herkesin harcı değildi.
Özel sektör çalışanları imkansızı başarıp bu yıla sağ salim çıkmayı başarırken, 12 ayda 13 maaş alan kamu çalışanlarının yerinde olabilmek için eminiz ki ne çok şey verirlerdi.
Sendikaların eylemini değerlendiren Maliye Bakanı Dursun Oğuz, “Sendikalara saygım var ama bizim de yapmamız gerekenler var. Oturduğumuz makam bazı kararları almamızı zorunlu kılıyor. Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durum bu kararı almamıza neden oldu… Bunu muhalefet de siyasiler de sendikalar da biliyor… Gelirlerdeki düşüş sürüyor ve önümüzü göremiyoruz” diyerek durumu anlatmaya çalışıyordu.

Ama sendikaların bu açıklamayı dinleyecek hali de mecali de yoktu. Aslında bu adaletsiz düzenin yaratılmasında suçlu sadece sendikalar da değildi. Suçlu bu sistemden beslenen, her seçim döneminde seçim vaatleriyle kamuyu şişiren siyasilerimizdi.

Ne demişler. Rüzgar eken fırtına biçer.

Ne yazık ki hükümette de, sağıyla soluyla gelmiş geçmiş tüm iktidarların bugüne kadar ektiği rüzgarı fırtına olarak göğüslemek zorundadır.

Önümüzdeki günlerde eylemlerin dozu artarken, hükümet de karar alma mekanizmalarında zorlanacak. Ama cesur olmaktan başka çareleri yok. Aksi halde olmayan parayı dağıtmaya devam ederlerse bu ülkenin felaketi olacaklar. Bizden söylemesi…
Bu haber 4572 defa okunmuştur

:

:

:

: