Federasyon balonu patladı!

Yine Güney… Yine en kutsal saydığımız değerimiz olan camimize bir saldırı…

Yine Güney… Yine en kutsal saydığımız değerimiz olan camimize bir saldırı…
Dün Larnaka’da yakılmak istenen cami aslında göz göre göre “geliyorum” diye bir felaketti…
Şükür can kaybı ya da yaralanan olmadı. Ancak yarattığı mora tahribat en az onlar kadar önemliydi…
Bundan önce yapılan saldırılara da bir göz atalım.
Daha önce Limasol’da bulunan Köprülü Hacı İbrahim Ağa Cami yakılmak istendi…
2020 yılının Haziran ayında yaşanan bu elim olay, kimseye ders olmadı. Rum makamları yapılan tüm uyarılara rağmen hiçbir önlem almadı.
27-29 Nisan 2021 tarihinde Cenevre’de yapılan gayrıresmi 5+BM toplantısı öncesinde de Güney Kıbrıs’ta bulunan camilerimiz ile dini ve kutsal yerlerimiz yine saldırıya uğradı.
Rum yönetiminin tek yaptığı yine laf salatasıydı. Kimse yine önlem almadı.
Yunan ayaklanmasının 200. yıldönümünde Limasol’un Yalova köyünde bulunan caminin duvarlarına İslam karşıtı ve “Bütün Türklere ölüm” şeklinde ırkçı ve faşist sloganlar yazıldı.
Rum makamları yine üç maymunu oynadı.
Bu saldırıların faillerinin hala daha bulunamadı.
Suçun işleyenin yanına kar kaldığı bir ülkede elbette saldırılar devlet eliyle cesaretlendiriliyor sayılır.
Unutmayalım. 1963-1974 döneminde de yüzlerce camimiz saldırıya uğrayıp yerle bir edilmişti.
Böyle bir travmayı yaşan bizler, bugünkü saldırılara baktığımızda değişen çok bir şey olmadığını bir kez daha görüyoruz.
Rum makamları bugünden tezi yok bu korkunç suçu işleyenleri yargı önüne çıkarmazsa, yarın belki de kan dökülmesine dahi yol açacak korkunç sonuçlar yaşanabilir.
Aslında bu yaşananlar iki toplumun aynı devlet çatısı altında neden yaşayamayacağının da göstergesidir.
Egemen eşitlik temelinde iki ayrı devlet modeli Kıbrıs’ta en gerçekçi çıkış yoludur.
Bu modele karşı çıkanlara sormak lazım.
Bu toplumun en kutsal mabetlerine bile tahammül edemeyen bir anlayış, nasıl olur da bizimle bir devleti paylaşır?
Federasyon kocaman bir balondu. O balon da artık patlamıştır.
Bu toplum kuzu kuzu askerini buradan gönderip, kendisini Rum polisinin ya da BM Barış gücünün eline teslim edemez.
Tarihini kan ve gözyaşıyla yazan Kıbrıs Türk halkı, geçmişten aldığı dersle yeni bir gelecek inşa etmek istiyor.
Bu geleceğin önüne çukur açmayı düşünenler, yaşananları bir kez daha gözden geçirmeli. Bizden söylemesi…


Bu haber 1500 defa okunmuştur

:

:

:

: