Polis Derneği ile didişmenin dayanılmaz hafifliği!!

Kıbrıs Türk toplumunun her alanda kalkınmasına etken olan girişimler yanında yani bilim adamları, araştırmacılar, parlamento, hükümetler ve siyasi partiler yanında baskı grupları olarak isimlendirilen birlikler, odalar, barolar, dernekler ve sendikalar gibi örgütler mevcuttur.

Kıbrıs Türk toplumunun her alanda kalkınmasına etken olan girişimler yanında yani bilim adamları, araştırmacılar, parlamento, hükümetler ve siyasi partiler yanında baskı grupları olarak isimlendirilen birlikler, odalar, barolar, dernekler ve sendikalar gibi örgütler mevcuttur. Bu örgütler toplumun gelişip kalkınması yararına faaliyet göstermekte, yaptıkları girişimler hangi yönde olursa olsun alınacak neticeler toplum yararına olmaktadır. Ülkemizde gelişen insan hak ve özgürlükleri ve buna bağlı çağdaş görüşler paralelinde zorunlu olarak atılımlar yapılmaya çalışılmaktadır.
Kıbrıs Türk toplumunu meydana getiren sendikacılar, anneler, babalar, avukatlar, doktorlar, polisler, öğretmenler, işçiler ve diğer toplulukların kendi kesimleri adına halkın ileriye dönük kalkınmasına çaba harcadıklarını görüyoruz. Tüm meslek toplulukları temsil ettikleri kitleler adına uğraşmakta ve bir şeyler yapmaya çalışmaktadır.

Bunca örgüt Kıbrıs Türk halkının bir parçası olarak faaliyetlere girişmekte iken polisleri buna katkıda bulunmaktan ayrı mı tutmalıyız? Polisler Kıbrıs halkının dışında mı yer alır? Kıbrıs halkı her türlü kalkınma yönünden bilinçlenirken, daha iyisini, daha yararlısını ararken polis, toplumla birlikte kalkınamaz mı? Polis de halkın bir parçası olduğuna göre toplumla birlikte gelişmesi ve kalkınması gerekmektedir.

Toplumsal hayatın sürekli değişimi, halkın huzur ve güvenini sağlamaktan sorumlu polis teşkilatının da gelişip güçlenmesini zorunlu kılmaktadır. İnsanların düşünce veya yaşantılarındaki sürekli değişim, bilimsel gelişme, polisin de teşkilat ve güç yönünden yeni şartlara uydurulmasını gerektirmektedir. Vatandaşın gözünde güven ve itimat duygusunun sembolü ile devlet otoritesinin temsilcisi olan polis, ihtiyaç anında ihtiyacın belirdiği yere süratle yetişmek mecburiyetindedir, ancak o zaman görevini tam olarak yapmış sayılabilir. Polisin sayıca arttırılması, araç ve gereç yönünden sürekli takviyesi, modern cihazlarla donatılması yanında, hizmetlerinin gerektiği gibi yerine getirebileceği binalara, karakollara kavuşturulması elzemdir. Bugün bütün polis mensupları tüm dünyada olup bitenleri öğrenmek, sonra da çevresine daha faydalı olmak zorundadır. Polisin, sorunlarına kapalı kalmaması, yurt, meslek, eğitim ve özlük sorunlarına eğilmesi, tarihin ve ülkemiz koşullarının kendisine yüklediği mesuliyetin bilincine varması gerekmektedir. İşte bu bağlamda Polis Örgütü Yasası’nın 50. maddesinde polis mensuplarına maaş, çalışama koşulları, özlük hakları ve mesleki konularda faaliyet gösterebilecek bir polis derneği kurma hakkı tanınmıştır. 2006 yılında bir grup polis mensubu bir araya gelerek KKTC’de ilk kez örgütlü bir dernek kurmayı başarmıştır. Yasa gereği, her türlü mesleki konular çerçevesinde faaliyet gösterebilme hakkına sahip olan bu dernek kurulduğu günden beridir özellikle polisteki bazı üst makamlar tarafından hoşgörü ile karşılanmayarak aleyhte haksız eleştirilere ve yakıştırmalara tabi olmaktadır. Unutmasınlar ki, bu Dernek Polis Örgütü Yasasının verdiği yetkiyle kurulmuştur. Bazıları bu derneğin yasal olmadığını söylemektedir.
Bunu iddia edenlerin biran önce gereken yasal işlemleri başlatmaları gerekir, ama tüm bu söylenceler gocagarı dedikodusu olduğu için yıllardır bu yönde hiçbir girişim de başlatamamışlardır. Derneğin illegal olduğunda diretenler, neden hala kaymakamlığa veya savcılığa hiçbir müracaatta bulunmadılar? Kanunların ve hukukun derneğin yanında olduğunu bildiklerinden dolayı mı? Yoksa yasalara uyma konusunda temiz ellere sahip olmadıklarından dolayı mı? (Daha dün Yüksek İdare Mahkemesi yeni bir kararla Polis Örgütünü hukuk dışı davranmaktan ötürü mahkum etmiştir.) Şimdi bir de Yüksek İdare Mahkemesinde Polis Örgütü aleyhine karar verilen davaların altında Derneğin olduğu dedikodusunu bazı efendiler örgütte yaymaya çalışmaktadır. Görülüyor ki, Dernekle hukuk sahasında karşılaşmaktan korkanlar bugün psikolojik harp taktiklerini kullanarak, mahkeme kararıyla yasa dışı sayılan rütbeleri sökülen ya da sökülecek olanları derneğe karşı kullanma yoluna gitmektedirler. O yüzden eğri oturup doğru konuşalım ve polisi polisle karşı karşıya getirmeyelim. Unutmayalım ki, huzur içerisinde görev yapan polise sadece örgütün değil tüm toplumun ihitiyacı vardır.
Bu haber 275 defa okunmuştur

:

:

:

: