Bilişim Çalıştayı’nın Akıl Teri

Çalıştayın Gala Yemeğinde şöyle bir geçmişe döndüm, gözlerim dolu dolu oldu mutluluk ve üzgünlük arasında.

Çalıştayın Gala Yemeğinde şöyle bir geçmişe döndüm, gözlerim dolu dolu oldu mutluluk ve üzgünlük arasında. Sene 2003, Dome Otel’de ilk kez halka açık bir bilişim semineri düzenleniyor. Konuşmacılar Microsoft Türkiyenin Genç Akademik Editörü bendeniz ve Microsoft Türkiye Akademik Programlar sorumlusu Mehmet Nuri Çankaya. Herkes hep bir ağızdan “ Seminere 10 kişi bile getiremezsiniz havanda su dövüyorsunuz ” diyor biz; “ Olsun bir yerden başlamak gerekir “ diyoruz ve ne mutlu ki seminer salonu gelenleri almayacak kadar doluyor. Yine Sene 2003 aynı inançla KKTC’nin ilk bilişim TV programı olan Teknoloji Günlüğü’ne başlıyoruz, ekranların bu tarafından Anavatan Türkiye’de sessiz sedasız atılan bilişim adımlarını dile getiriyoruz, hemde yüksek sesle. Bir yanımda şimdi bilişim çalıştayında ipi göğüsleyen isimlerin başında olan Sn. Lisani Deniz diğer yanımda Sn. Yılmaz Kaygısız sonra Kadri Bürüncük Hocamız bize katılıyor. 2003 yılında, biz diyoruz ki bu ülke yüz ölçümü ve diğer sosyo ekonomik unsurları bakımından bacalı sanayiler için elverişli değil, gelin bilişime yoğunlaşalım gelin bir hindistan bir israil gibi, teknolojiyi hele hele de bilişimi, turizm ve ekonomiden sonra ülkemizin üçüncü büyük ekonomik lokomotifi haline getirelim. Bize gerekli olan sadece hindistan ve israil örneğinde olduğu gibi ayakları yere basan bir devlet politikası diyoruz, Amerikayı yeniden keşfetmemize gerek yok deyip dönemin sorumlu siyasetçilerinin kapısı çalıyoruz; “Bakın dünya bu işe henüz tam anlamıyla uyanmadı bırakın dünyayı Rum tarafı bile henüz uyanmadı gelin be arkadaşlar biz bu sektöre ilk girenlerden olalım böylece ikinci sanayi devrimi olan bilişim devrimini kaçırmayalım diyoruz” cevap “ hiç işiniz gücünüz yok mu sizin be baylar ama!” oluyor.

Bir süre hayal kırıklığı ve hatta “bu memleketten birşey olmaz biz boşa uğraşıyoruz“ hissiyatı kaplıyor içimizi. Ama durmak yok biz yine başlıyoruz gazetelerden, dergilerden köşe yazılarıyla bombalamaya, “açın gözlerinizi artık tren kaçıyor”, “bilişim yaşamdır” , “dünya hep bir ağızdan bilişim diyor”, “gelecek bilişimle gelecek” başlıklarını atıyorum köşe yazılarıma. TV programımıza bu konunuyla ilgili ne kadar bürakrat ne kadar siyasetçi varsa özellikle davet ediyorum ve söz alıyorum bu konunun üzerinde durmaları konusunda hemde canlı yayında tüm halkımızın önünde. Takipçisi olup rahatsız ediyoruz hükümet edenleri. Soruyoruz “Ne oldu e-devlet” , “ne oldu adsl”, “ne oldu okullarda bilişimi yaygınlaştırmanız” bu sorular ve takip karşısında biraz kıpırdanmalar oluyor ve sonunda ADSL ülkemize geliyor hemen akabinde 9 sene süren kamu-net çalışmasından sonra kırık dökük de olsa bir e-devlet protali çıkıyor ortaya hoş 9 sene de insanlar dünyayı bir uçtan bir uca yeniden şekillendirirken bizim kırık dökük iki parça programı yazabilmiş olmamız da akıllara bir sürü soruyu getiriyor ya neyse.

2003’de daha RUM tarafında sadece tabelası olan bir bilişim derneği varken, ve kelime anlamı dahi çoğu kişi tarafından bilinmezken bilişimin. Bizim o dönemlerde gece gündüz “Akıl Terlerimizi” akıtarak, “hadi bakın dünya uyanmadan biz girelim bu işe” çağrı ve çabalarımızın üzerinden 6 yıl geçmiş olsa da şimdi hükümet edenler tarafından dillendiriliyor hatta bu denli güzel hazırlanmış bir çalıştayla taçlandırılmış oluyor olması. Hem çok mutlu olduk hemde “bu noktaya gelmek için son 6 yılı kaybetmek zorundamıydık” sorusuyla fazlaca üzüldük. Yine de bu çalıştayın vücut bulması için başta bu projeyi himaye eden Sayın Bakan Hasan Taçoy olmak üzere emek veren Sn.Lisani Deniz, Sn.Kadri Bürüncük, Sn Nazım Kansel ve Sn.Ali Tüzünkan’a hem şahsım adına hemde Kıbrıs Türk Halkı adına yürekten teşekkür ediyoruz.

Bilgiyi ve Teknolojiyi Paylaşmak Üzere Şimdilik Hoşçakalın
Bu haber 336 defa okunmuştur

:

:

:

: