Tuba YILMAZ
Herkese iyi pazarlar. Sevgililer gününe tam bir hafta var. İşte biz kadınların en çok beklentide olduğumuz günlerden biridir. Eşimizin ya da sevgilimizin sürpriz yapmasını, ufakta olsa bir hediye ile ruhumuzu okşamasını bekleriz. Velâkin bir grup erkek ise bugünün pekte önemli olmadığını savunur. Vay efendim sevgi bir gündemi gösterilirmiş. Yok, yok bu erkekler bizi pek anlamıyor öyle değimli hanımlar…
Kadınlar ve erkekler… Ne erkekler hayatlarında bir kadın olmadan, ne de kadınlar hayatında bir erkek olmadan mutlu olabilirler. Buna rağmen çoğu kez kadın erkek ilişkileri akla hayale gelmeyecek derecede mutsuzluklara yol açar. Anlamayız birbirimizi çünkü aynı dilde konuşamayız, aynı pencereden bakmayı beceremeyiz zaman zaman. Hemen şu soruları sormak geliyor içimden. Kadınlar ve erkekler farklı dünyadanlar mıdır? Çözümlemesi zor bir denklem midir ilişkiler? Çiftler niçin çoğu kez aynı dili konuşamaz? Hepimiz mi dönem dönem yaşıyoruz ilişkilimizde sorun?
UYUM ŞART
Geçen pazartesi programıma konuk olan psikolog Ayla Kahraman kadın erkek ilişkileri konusunda oldukça çarpıcı açıklamalarda bulundu. İtiraf edeyim ki müthiş bir program oldu benim için. Programı biran olsun sunduğumu unuttum desem yalan olmaz, adeta terapi içerisindeydim. Ayla Hanım o kadar farklı ve gerçekçi yaklaşıyor ki olaylara ben bile canlı yayında bir ara her şeyi bırakıp ilişkimi sorguladım içimden. Ayla Kahraman’a ilk sorum tahminde edeceğiniz gibi neden erkekler ve kadınlar neden ilişkilerinde sorun yaşar? Psikolog Ayla Kahraman’a ilk önce çiftler kendi aralarında ki eşitliğe inanmaları gerektiğini söyledi.
Aynı zamanda geçmişten gelen birtakım inançlarla günümüzde yaşamanın mutluluğa engel olacağını vurguladı Bundan on yıl, yirmi yıl öncesini anımsayalım. Erkek ve kadın belli rolleri üstlenmiş ve bunların dışına çıkmamıştı. Kadın evinde oturur, çocuğunu büyütür, düzeni sağlardı, erkek ise çalışma hayatındadır, para kazanır ve evi geçindirir. Günümüzde ise bu roller kalktı adeta. Kadında para kazanıyor, erkekte ev işlerine yardım ediyor. Tam burada roller birbirine karışmışken yeni bir kavram ortaya çıkıyor. Oda ‘uyum’. Kahraman uyumun önemini sıkça vurguluyor programda. İlişkilerin, evliliklerin sağlıklı bir şekilde yürümesine karar veren sanmayın ki aşk, sevgi, tutku. Yaşamımızın gizli kahramanı aslında sadece ‘uyum’…
Uyum konusuna resmen takıldım program esnasında. Uyum dediğimiz şey tam olarak neydi acaba? İlişkilerde uyum, kişilerin birbirlerini kendilerine benzetmesi veya benzeşmesi değilmiş. Çiftlerin, ilişkide beklentileri ile alışkanlıkları dâhilinde kendilerini huzurlu ve rahat hissetmeleri anlamına geliyormuş. Açıkçası bunu kaç çift yaşabiliyor günümüzde merak ediyorum.
ÇATIŞMADAN KORKMA
Ayla Hanım, birçoğumuzun yanlış bildiği bir konuya daha açıklık getirdi Kadınca’ da. Öncelikte ‘çatışma’ kavramı ile ‘tartışma’ kavramını ayırt edelim. Hangimiz eşimizle, nişanlımız ya da sevgilimiz ile fikir çatışmalarına girmiyoruz ki. Eminim yine birçoğumuz da ilişkilerimizin tehlikeye girdiği kanısına varırız öyle değimli? Yanlış, yanlış... Çatışmak ilişkimizin sağlığı açısından gayet olumlu bir olguymuş değerli okurlarım. Uyumdan bahsettik ya az önce işte o uyumu sağlaya bilmek için ilişkimizde çatışmaların olması gayet doğal bir süreç. Yazımı yazarken, birçok okurumuzun içine su serptiğimi hissediyor gibiyim.
NEDEN ALDATILIR?
Gelelim aldatma mevzusuna. ‘aldatmak’ kelimesini duyduğumuz anda bile irkiliyoruz birçoğumuz. Erkeğin de kadının da aldatma nedenleri farklıymış. Psikolog Kahraman, erkeklerin eşlerini aldattıkları dönemlerde bazen aldattıklarını bile anlamazlarmış. Erkekler aldatma eylemine bile bile girdikleri zaman ise hayatlarına renk katmak, monotonluktan çıkmak istedikleri zamanda yaparlarmış. Erkek, eşini aldattığı zaman ailesini de korumaktan asla vazgeçmezmiş. (Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu) Kadın dünyası çok daha farklı... Kadın aldatırsa duygusal ihtiyaçtan aldatırmış. Sevgi isteği, tek olma duygusu ön planda oluyormuş. Yani kadın aldattığı dönemde aşk ve sevgi ağır basıyor. Bence daha tehlikeli bir durum bu...
Kadın erkek ilişkileri hassas bir dengededir. Saygı, sevginin ve tabii ki psikologumuzun da dediği gibi uyumun bulunduğu ilişkiler ömür boyu sürecek mutluluğun anahtarıdır. Ne kendimizden ödün vererek ne de bencil olarak, umarım herkes yaşadığı birlikteliklerinde uyumu ve dengeyi bulabilir.