‘MOMENTUMU KAYBETMEK İSTEMİYORUZ’

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Kathimerini Gazetesi’ne verdiği söyleşide, genel olarak Kıbrıs sorununa ve müzakerelere değindi. “Hristofyas’la müzakerelere devam edeceğiz. Zira momentumu kaybetmek istemiypruz. Kaybedilmesi halinde yeniden başlanması zor olacaktır”

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Kathimerini Gazetesi’ne verdiği söyleşide, genel olarak Kıbrıs sorununa ve müzakerelere değindi. “Hristofyas’la müzakerelere devam edeceğiz. Zira momentumu kaybetmek istemiypruz. Kaybedilmesi halinde yeniden başlanması zor olacaktır”

Gazetede, Andrea Parasho imzalı söyleşinin geçtiğimiz Salı günü, BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un adadan ayrılmasından sonra gerçekleştirildiğine dikkat çekildi.
Gazeteye göre, soruları yanıtlayan Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Şubat ayında da Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’la müzakerelere devam edeceklerini, zira momentumu kaybetmek istemediklerini belirtti. Talat, momentumun kaybedilmesi halinde yeniden başlanmasının zor olacağını söyledi.
Müzakerelerin Şubat veya Mart ayında da devam etmesini kimin istediği, Ban’ın mı, Hristofyas’ın mı yoksa kendisinin mi istediği sorusu üzerine Talat, bunun kendi fikri olduğunu Hristofyas’ın da buna razı olduğunu ifade etti.
BM’den gelen bazı bilgilerin, bu fikrin İngilizlerin olduğunu söylediğinin kaydedilmesi üzerine Talat, böyle bir şeyi duymadığını, İngilizlerin de aynı fikre sahip olabileceğini söyledi.
Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’ın, Nisan ayına kadar olan zaman içerisinde müzakerelerin devam etmesine yönelik olarak tereddütlere sahip olduğunun doğru olup olmadığı sorusuna karşılık Talat, Hristofyas’ın, başkan adayı olarak kendisinin müzakereler sırasında esnek olmasının ve serbest hareket etmesinin mümkün olmadığını düşündüğünü ve de bunu dile getirdiğini belirterek, ancak bunun doğru olmadığını, zira kendisinin Kıbrıslı Türkler için çözüm lideri olduğunu ifade etti.
BM Genel Sekreteri Ban’ı Kıbrıs’a getiren neden olarak hangi önemli ilerlemelerin sağlandığı şeklindeki soru üzerine ise Talat, yoğun müzakereler sırasında ilerleme kaydettiklerini, ne anlaştıklarını ise açıklama konumunda olmadığını, üzerinde anlaşmaya varılanlar ötesinde somut görüş birliklerine vardıklarını da ifade etti.

Toprak ve mülkiyet
Hristofyas’ın, kendisini, ekonomi, AB ve yönetim gibi sadece kolay konularda müzakere etme fırsatını sağlamakla suçlamasının sorulması üzerine Talat, bunun Hristofyas için geçerli olabileceğini ancak kendisinin de, yönetim, güç paylaşımı, Avrupa ilişkileri, ekonomi, gibi temel konularda ilerleme sağlamalarının mümkün olmaması durumunda, o zaman örneğin bir çok insanı rahatsız edecek (etkileyecek) olan toprak gibi konularda ilerlemenin ne yararı olacağı şeklindeki argümana sahip olduğunu belirtti.
Toprak konusunun birçok kişiyi nasıl etkileyeceği sorusu üzerine ise Talat, Kıbrıs Rum tarafı, iade edilecek bölgelerin haritalarını sunması durumunda, bugün orada yaşayan insanların çok rahatsız olacağını belirtti.
Talat; “Halkın yaşamını direkt etkilemeyecek olan başlıklarda ilerleme olduğunu öncesinde tespit etmemeleri durumunda bunu yapmaya ne gerek var” şeklinde konuştu. Kendisinin; sorunun bütünün çözümleneceğinden emin olmak için, genel manzarayı görmeksizin bu tür bir görüşmenin yapılmasından yana olmadığının doğru olduğunu dile getiren Talat, toprak konusunun çok hassas bir konu olduğuna dikkati çekti.
Diğerlerinin hassas olmadıklarını mı düşündüğü sorusu üzerine Talat, o kadar hassas olmadıklarını düşündüğünü, mülkiyet konusunu görüşmeye hazır olduklarını, bu konuda öneriler hazırladıklarını ve bir çok kez bunu görüşmeye hazır olduklarını söylediklerini anımsattı.

Güvenlik ve garantiler
Cumhurbaşkanı Talat, güvenlik ve garantilere ilişkin bir soru üzerine ise, bunları müzakere etmeye hazır olduklarını ve hali hazırda müzakere ettiklerini ifade ederek, buna örnek olarak güvenlikteki iç düzenlemeleri gösterdi. Talat, sözlerinin devamında, güvenliğin uluslararası boyutu -yani garantiler ve garantörlük anlaşması- için garantörlere gereksinim olduğunu, Kıbrıs Rum tarafının, beşli konferansa karşı olduğunu söyledi. Talat, kendilerinin bundan sorumlu olmadığını, aksine kendilerinin bunun derhal yapılmasını istediğini ifade etti.
Bu başlığın sona kalıp kalmayacağı sorusu üzerine Talat, bu konuyu destekleyen bir başka konun daha bulunduğunu, bir kimsenin, garantiler anlaşmasının içeriğine baktığı zaman, garantör güçlerin yeni durumu garanti edeceğini görebileceğini, işin özünde bir kimsenin yeni durumu garanti etmesi için önünde, üzerinde çalıştıkları en azından çözümün tasvirinin bulunması gerektiğini söyledi. Talat bunun çok büyük bir sorun olmadığını; sorunun, şimdiden halkını rahatsız etmemek istemesinden olayı sadece toprak olduğunu ifade etti.

Yönetim
Bir başka soru üzerine Talat, yönetim-güç paylaşımı konusundaki başlığa ilişkin olarak askıda olan konuların bulunduğunu söyledi. Talat, bunlara örnek olarak, FIR konusu ve egemenlikte “non divisibility”nin (bölünmezlik) ne anlama geldiği gibi konuları verirken, bunların önemli ve görüşülmesi gereken konular olduğuna dikkati çekti. Talat ancak bunların geçici olarak atlanması ve seçimlere kadar ekonomi ve Avrupa konularını ileriye götürmelerinin de mümkün olduğunu söyledi. “4 Ocak 2010 tarihli belgesine, iki FIR hattı gibi konfederasyona atıfta bulunan unsurları dahil etmekle suçlanmasının” sorulması üzerine Mehmet Ali Talat, çözüme karşı olan Kıbrıslı Rumların çözüme karşı olduklarını, bu nedenden dolayı da önerilerinin; konfederasyona atıfta bulunduğunu söylediklerini belirtti. Talat, bu kişilere hangi öneri sunulursa sunulsun, okumasını bitirmeksizin bunu ret edeceklerini, yönetimle ilgili olmasından ya da olmamasından bağımsız olarak belgeyi şeytanlaştıracaklarını ve “Talat yine konfederasyon istiyor” şeklinde bağıracaklarını ifade etti.
İki “FIR” hattının konfederasyona atıfta bulunup bulunmadığı sorusu üzerine Talat, iki FIR hattının, iki devlet anlamına gelmesinin mümkün olduğunu, bunu anladığını ancak bunun yüzeysel olduğunu söyledi.

Hristofiyas da söyledi
Cumhurbaşkanı Talat, Hristofyas ve tüm siyasi dinamiklerin Türk tarafının önerilerini kabul edilemez olarak nitelendirmelerinin sorulması üzerine, Hristofyas’ın bunu (önerilerin kabul edilemez olduğunu) söylediğini belirtti. Talat sözlerinin devamında Kıbrıs Rum tarafında bir kez daha önerilerin şeytanlaştırılması sürecinin faaliyet geçtiğini, bu önerileri müzakere masasına sunmadıklarını ancak konuları ele aldıkları zaman bu fikirleri kullanacaklarını, zira kendi yaklaşımlarının “take it or leave it” olmadığını yineledi.

Ban’ın ziyareti
BM Genel Sekreteri Ban’la Cumhurbaşkanlığı konutunda görüşeceği konusunda anlaşmaya varması ancak daha sonra bu görüşmeyi Cumhurbaşkanlığı’nda gerçekleştirmesi üzerine anlaşmayı ihlal edip etmediği şeklindeki bir soru üzerine Talat, Kıbrıs Rum liderler, Ban’ın tanınmayan bir devleti ziyaretine karşı oldukları sürece, (Ban’ın) kendisini bu veya yan binada ziyaret etmesinin farklı olmadığını, ikisinin de Rumlara göre tanınmayan bir devlette olduğunu söyledi.
Ban’ın bu hareketiyle, tanınmayan bir devleti yükseltmekle suçlanmasının sorulması üzerine Talat “Kıbrıs Rum liderler BM Genel Sekreteri’nin buraya ziyaretiyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni yükselttiğini mi söylüyorlar? Eğer böyle iseydi o zaman Ban’a kuzeye geçmesini yasaklamaları gerekirdi” şeklinde yanıt verdi.

Genel sekreterler
İlk kez mi bir BM Genel Sekreterin Cumhurbaşkanlığı binasına gittiği sorusu üzerine Talat, şu ana kadar Kıbrıs’a gelen Genel Sekreterlerin, Kıbrıs Türk liderini bürosunda ziyaret ettiğini söyledi.
Annan’ın Cumhurbaşkanlığına değil de ikametgaha gittiğinin belirtilmesi üzerine ise Talat, o zaman Cumhurbaşkanlığı binasının onarım halinde olduğunu, Kurt Waldheim ve sonra diğer Genel Sekreterlerin ziyaretlerinin Cumhurbaşkanlığı binasında yapıldığını ifade etti.
Talat, ayrıca BM Genel Sekreter’le yaptığı görüşmenin, yerinin değil özünün önemli olduğunu söyledi.
Ban’ın Kıbrıs Özel Danışmanı Downer’in aynı gün yaptığı açıklamaları yorumlamasının istenmesi üzerine Talat, BM’nin açıklamasında, Kıbrıs Rum tarafının bu konudaki düşüncelerine katılmadığını belirterek, Ban’ın, kendisini, doğal olarak Kıbrıs Türk lideri olarak ziyaret ettiğini dile getirdi.
BM’nin görüşmelere ilişkin ifadeleri çerçevesinde, kendilerinden iki tarafın liderleri olarak bahsettiğini ifade eden Talat, bunu bildiğini söyledi. Talat, sözlerinin devamında BM’nin, görüşme yerinin önemli olmadığı şeklindeki kendi görüşüyle hem fikir olduğunu da ifade etti.

Bir başka soru üzerine Talat, Cumhurbaşkanlığına ilişkin adaylığını açıklamadığını anımsatarak seçimler başlığını henüz açmadığını söyledi.

Geç kalmadınız mı sorusu üzerine Talat, “hayır” yanıtını verdi ve seçim yasaklarının, seçimlerden iki ay önce başladığını, seçim kampanyasının ise ilgili öngörü temelinde seçimden bir buçuk ay önce başladığını ifade etti.

Bir başka soru üzerine Talat, çözüm isteyen liderlerin şu anda müzakerede bulunmasının büyük bir fırsat olduğunu bu nedenden dolayı bu önemli fırsatın kaybedilmemesi gerektiğini belirtti. Talat bu anlam çerçevesinde, bunun; görüşmeleri sürdürmek ve sonuçlandırmak için uygun zaman olduğuna inandığını ayrıca görev süresinin sonuna kadar çözüm bulmak ve ulaşmaktaki ısrarının nedeninin de bu olduğunu söyledi.
Bu haber 185 defa okunmuştur
  • secimi keybetme Halil Darbaz  Girne - 8.02.2010 Zannedersam momentumu degil secimi kaybetme korkusu var. Esas mesele secimler.

:

:

:

:

DİĞER HABERLER