Kıbrıs’ta Londra’ya üst düzeyde bir siyasetçi gittiği zaman gündeme gelip sonrasında bir şekilde unutturulan o malum konu yine gündemde. Yurt dışında yaşayan Kıbrıslı Türklerin KKTC’de seçme ve seçilme hakkı konusu…
UBP Genel Başkanı ve Başbakan Derviş Eroğlu’nun Londra’ya yaptığı ziyaret sırasında bu konu yeniden gündeme geldi.
Yeniden gündeme geldi deyişimin altında konunun Kıbrıs’ta gündemden düşürülmüş olduğu vardır. Yoksa yurt dışında yaşayan Kıbrıslı Türklerin gündeminden hiç düşmediğini biliyorum.
O ziyaret tamamlandı ve Başbakan yurda döndü.
Bakalım önümüzdeki günlerde bu konuda neler yapılacak. Ya da yapılmayacak.
Yurt dışında yaşayan bir grup Kıbrıslı Türk’ün KKTC’de seçme ve seçilme hakkı için örgütlenip internet üzerinde çaba harcadığını öğrendim. Onlara bu çalışmalarında başarılar dilerim.
Ben bu yazımda yurt dışlında yaşayan Kıbrıslı Türklerin KKTC’de seçme seçilme hakkı konusundaki düşüncelerimi bir kez daha ortaya koymak istiyorum.
Çünkü özellikle Kuzey Kıbrıs’ta bu konuda bazı ucuz diyebileceğim görüş ve öneriler dillendirilmeye başladı.
Endişe ediyorum ki, bu konu da yarım yamalak bir düzenleme ile ileride telafisi mümkün olmayan yaralar açabilecektir.
En başından şu önerimi somut ortaya koymak istiyorum. Yurt dışında yaşayan Kıbrıslı Türklere KKTC’de seçme ve seçilme hakkı hiçbir kısıtlama yapılmadan verilmelidir.
Yani KKTC’de yaşayan ile yurt dışında yaşayan arasında hiçbir fark olmamalıdır. Bunun dışında yapılacak herhangi bir düzenleme umulan yarar yerine sonradan telafisi imkansız zararlara yol açacaktır.
Kıbrıs’ta yaşayan ile yurt dışında yaşayanlar arasında bir ötekileştirme zemini yaratacak yasal bir düzenlemeden mutlaka kaçınılmalıdır.
İngiltere’de, Avustralya’da, Türkiye’de ve başka ülkelerde yaşayan Kıbrıslı Türkler için Cumhuriyet Meclisinde kontenjan milletvekilliği ayırıp, “buyurun seçin” demek ötekileştirme yolunun açılması anlamına gelecektir. Böylesi bir yola girilirse Kıbrıs’ta yaşayanlarla yurt dışında yaşayanlar arasına çok ciddi ayrım koyan bir ötekileştirme yapılmış olacaktır. Bu yanlıştır.
Yapılması gereken çok basittir. Önce KKTC anayasasındaki seçme ve seçilme hakkının kullanılması için 3 ay KKTC’de ikamet etme zorunluluğu getiren madde değiştirilecek. Arkasından Yurt dışında yaşayan ve KKTC vatandaşı da olan Kıbrıslı Türklerin seçme ve seçilme hakkını düzenleyen bir yasa yapılacak. Yurt dışında yaşayan KKTC vatandaşı Kıbrıslı Türklerin seçmen kütüklerine yazılmasının sağlanması için internet üzerinde başvuru olanakları yaratılacak ve müracaat edenler, KKTC’de hangi ilçe için oy kullanacaklarını da belirterek seçmen kütüklerine o şekilde işlenecek.
Yurt dışında yaşayanlar için KKTC temsilcilikleri ve temsilciliklerce belirlenen yerlerde sandıklar konacak. Seçim tarihinden bir hafta önce yurt dışında yaşayan Kıbrıslı Türk seçmenler oy kullanmaya başlayacaklar. Yine Yurt dışında yaşayan seçmenler için elektronik posta yoluyla oy kullanma hakkı da tanınacak. Oylamanın bitiş tarihi aynı gün olacak.
Böylelikle ister Kıbrıs’ta isterse yurt dışında yaşasın her KKTC vatandaşının oyu eşit olacak. Kimse ötekileştirilmemiş olacak.
Kıbrıs’ta bazı çevrelerdeki, “böyle olursa, bizi kimin yöneteceğine yurt dışında yaşayanlar karar verecek?” şeklindeki endişelere hiç katılmıyorum. Bunlar yersiz endişelerdir. Nerede yaşıyorsa yaşasın Kıbrıslı Türk Kıbrıslı Türk’tür. Konuya bu pencereden bakarsak kimin kimi seçtiğiyle ilgili hiçbir endişeye gerek görmeyiz.