KADINLARIN EŞİTLİK VE HAK MÜCADELESİ SÜRÜYOR

Çoğu kadın 129 işçinin, polisin saldırısı ve işçileri fabrikaya kilitlemesi sonrasında çıkan yangında can vermesinden sonra bu günün anısına kutlanan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde, Ceza Yasası’nın değiştirilmesi için Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Platformu oluşturuluyor.

Çoğu kadın 129 işçinin, polisin saldırısı ve işçileri fabrikaya kilitlemesi sonrasında çıkan yangında can vermesinden sonra bu günün anısına kutlanan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde, Ceza Yasası’nın değiştirilmesi için Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Platformu oluşturuluyor.


Ünlü şair Nazım Hikmet’in “Ve Kadınlar” şiirinde sofradaki yerinin öküzden sonra geldiğini yazdığı kadınlar, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün 100’üncüsüne gelinirken de eşitlik, sosyal ve demokratik haklar için ve şiddete karşı mücadelesini sürdürüyor.
Bugün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü… 21. yüzyılda mücadele alanları genişlese de, temelinde 1857’de New York’taki tekstil fabrikasındaki dokuma işçilerinin daha iyi çalışma koşulları istemiyle başlattığı grev yatıyor. Çoğu kadın 129 işçinin, polisin saldırısı ve işçileri fabrikaya kilitlemesi sonrasında çıkan yangında can vermesinden sonra bu günün anısına kutlanan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, 1910’da Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında, Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin tarafından önerildi ve oybirliğiyle kabul edildi. Birleşmiş Milletler de 1977’de 8 Mart’ı “Dünya Kadınlar Günü” ilan etti. Böylece 8 Mart, dünyada kadınların yüzyıldır yürüttüğü özgürleşme mücadelesinin kutlandığı ve kadınların güncel taleplerinin ifade edildiği bir gün haline geldi.

Meclisteki kadın oranı yüzde 8...

Kıbrıs Türk kadını, yüksek öğrenim düzeyine rağmen siyasette yeterince yer almıyor. 50 sandalyeli Cumhuriyet Meclisi’nde sadece 4 kadın milletvekili görev yapıyor. Bu da meclisteki kadın oranının yüzde 8’de kaldığını gösteriyor.
Kadınlar Ruanda’da yüzde 56,3, İsveç’te yüzde 46,4, Güney Afrika’da yüzde 44,5, Küba’da yüzde 43,2, İzlanda’da yüzde 42,9 Hollanda’da yüzde 42 ve Finlandiya’da ise yüzde 40 oranında siyasette yer alıyor.

“Ceza yasası değişsin” 

KKTC’de kadın örgütleri, Ceza Yasası’nın değiştirilmesi amacıyla “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Platformu” kurma yönündeki çalışmalarını sürdürüyor. Oluşum, bugün saat 10.00’da KTMMOB lokalinde düzenlenecek basın toplantısıyla açıklanacak.
Günümüz insan hak ve özgürlük anlayışıyla pek çok noktada çatışan Ceza Yasası’nın toplumsal cinsiyet eşitlik ve özgürlükleri gözetilerek değiştirilmesini talep etmek ve bu değişimin alt yapısını hazırlamak için çalışacak platform, hedef olarak “toplumsal cinsiyetten kaynaklanan baskı, ayrımcılık, şiddet ve eşitsizlikleri Ceza Yasası’nın ‘Ahlâka Aykırı Suçlar’ bölümünden başlayarak ortadan kaldırmayı” belirledi.
Yürürlükteki yasada en fazla karşı çıkılan maddeler, tecavüzü kişinin vücut dokunulmazlığına karşı işlenen ağır bir suç olarak değil de “namus ve ahlâka aykırı hafif bir suç“ olarak belirlemesi; eşcinselliği ise “ağır bir suç“ olarak cezalandırması…


Etkinlikler

Doğu Akdeniz Üniversitesi Kadın Araştırma ve Eğitimi Merkez (DAÜ-KAEM) ve Mormenekşe Kadınlar Birliği dün itibariyle başlattığı etkinliklerini Salı gününe kadar sürdürecek.
Surlariçi’ndeki DAÜ Kültür Merkezi’nde dün saat 14.00’te “Sandıktaki Hazine” Kıbrıs Kadın El Sanatları Sergisi açıldı.

Lefkoşa’da anneler merkezi

Kıbrıs Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği, bugün saat 15.30’da Lefkoşa Anneler Merkezi’nin açılışını gerçekleştiriyor. AB’nin finansal desteğiyle açılacak merkez, Abdi Çavuş Sokak’ta 18 numaralı binada yer alacak.

Dev-İş ve PEO

Devrimci İşçi Sendikaları Federasyonu (Dev-İş) ile Güney Kıbrıs’taki PEO sendikasının kadın büroları, “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” çerçevesinde ortak etkinlikler düzenliyor. İki sendika, örgütlü oldukları işyerlerine ortak ziyaretler yapacaklar.
DEV-İŞ ile PEO Kadın Büroları, yarın akşam saat 19.30’da DEV-İŞ Merkezi’nde yapımı tamamlanan ve Ahmet Sadi Toplantı Salonu adı verilen salonun açılışını birlikte yapacak.

İskele’de panel... çağdaş Kıbrıslı Türk kadını

İskele Belediyesi’nin düzenlediği “1’nci Kültür ve Sanat Haftası” çerçevesinde bugün İskele Atatürk Kültür Merkezi’nde saat 19.30’da İskele Belediyesi ve Akova Kadınlar Derneği işbirliği ile “Çağdaş Kıbrıslı Türk Kadını” konulu panel yapılacak.

Kamu-Sen’in paneli

Kıbrıs Türk Kamu Görevlileri Sendikası’nın (Kamu-Sen) düzenlediği ve Türkiye’den konukların da katılacağı “Dünya ve Kuzey Kıbrıs’ta Kadının Konumu” konulu panel bugün YDÜ Kütüphanesi salon 4’te saat 13.00’te yapılacak.

Candan Erçetin meydanda

Gazimağusa Belediyesi, Kadınlar Günü’nde Türkiye’nin ünlü ses sanatçılarından Candan Erçetin’i konuk ediyor. Erçetin’in vereceği konser, bu akşam Namık Kemal Meydanı’nda saat 20.00’de başlayacak.

Gönyeli belediyesi’nin söyleşisi

Gönyeli Belediyesi de bugün Türkiye’nin tanınmış psikolojik danışmanlarından Selin Özkök Karacehennem’in katılacağı bir söyleşi düzenliyor. Kadınlara yönelik söyleşi, saat 18.00’de belediyenin konferans salonunda yer alacak.

Aile kurumu tartışılacak

13 Mart Cumartesi günü Kıbrıs Türk Kadın Dayanışma Konseyi önderliğinde sivil toplum örgütleri “aile kurumu”nu tartışacak.
Aile kurumunun geçirdiği değişimin ele alınacağı panel, YDÜ Kütüphane Salon 4’te 09.30’da başlayacak ve 17.00’ye kadar sürecek.
Ankara Üniversitesi’nden Doç. Dr. Güzin Yamaner’in konuşacağı panelde, bu üniversiteden öğrencilerin iki ailenin kıyaslamasına dayanan interaktif oyunu da sergilenecek.

UBP, etkinliklerini iptal etti

Ulusal Birlik Partisi Kadın Kolları 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlemeyi kararlaştırdığı tüm etkinlikleri sel felaketi nedeniyle ertelediğini açıkladı.
UBP’den yapılan açıklamada, UBP Genel Başkanı, Başbakan Derviş Eroğlu’nun eşi Meral Eroğlu’nun UBP Kadın Kolları ile birlikte Dünya Kadınlar Günü dolayısı ile bugün bir kez daha Lefkoşa’da selden yoğun etkilenen yerleri ziyaret ederek günü halkla birlikte geçireceği belirtildi.




Mesajlar
8 Mart Dünya Kadınlar günü nedeniyle, Meclis Başkanı Hasan Bozer, Atatürkçü Yaşam Derneği, Yurtsever Kadınlar Birliği, Sosyal Riskleri Önleme Vakfı, Unified Cyprus Group ve Türk-Sen mesaj yayınladı. Atatürkçü Yaşam Derneği Başkanı Ahmet İşcan, ülke kadınlarının özellikle siyasette temsil etme, ekonomide, sosyal ve kültürel alanlarda başarılı olabileceğine inandıklarını belirtti.
Ülkedeki kadınların toplumda hak ettiği yere gelebildiğini söyleyebilmenin mümkün olmadığını ifade eden İşcan, “Biliyor ve inanıyoruz ki kadınlarına değer veren milletler öbür milletlerden bir adım daha ileri demektir” dedi.


Bozer: Kadınlar etkin olmalı

Meclis Başkanı Hasan Bozer, yaşamları boyunca birçok güçlüğe katlanan ve büyük sorumluluklar üstlenen kadınların toplumsal yaşama etkin biçimde katılmalarının, KKTC’nin en büyük hedefleri arasında olduğunu söyledi. Bozer gün dolayısıyla yayınladığı mesajda, demokrasi kültürünün yerleşmesinin, kadın-erkek eşitliğinin her alanda sağlanmasının ve çağdaş bir toplum yapısına ulaşılmasının eğitimle olduğunu söyledi. Eğitim düzeyi düşük toplumlarda demokrasinin bir yaşam biçimi olarak benimsenmesinin güç olduğunu belirten Bozer, “Demokrasiyi ancak bilgi ve bilinç düzeyi yüksek, başkalarının haklarına saygı gösteren bireyler yaşatabilirler” dedi.

Yurtsever kadınlar birliği
Yurtsever Kadınlar Birliği Başkanı Hatice Düzgün ise mesajda, 2010 yılı için Ceza Yasası’nda yer alan kadına yönelik eşitsizliklerin en kısa sürede değiştirilmesi ve çağdaş bir düzenlemeye ulaşılmasını kendilerine temel hedef olarak belirlediklerini söyledi.
Düzgün, toplumun en üretken kesimini oluşturan kadınların karar alma ve yönetim mekanizmalarına katılma konusunda dışlanmasına, ayrımcılığa maruz bırakılmasına asla izin vermeyeceklerini ifade etti.

Sosyal riskleri önleme vakfı
Sosyal Riskleri Önleme Vakfı Başkan Barış Başel, kadın–erkek eşitliğinin temel bir hak ve demokrasi için gerekli bir değer olduğunu belirtti. Bu temel insan hakkının hayata geçirilmesi için yaşamın her alanında – politik, ekonomik, sosyal ve kültürel – etkili uygulanmasına ihtiyaç olduğunu da ifade eden Başel, söz konusu eşitsizliklerin; “ailede, eğitimde, kültürde, medyada, iş dünyasında ve toplumsal örgütlenmede mevcut stereotiplerin üzerine inşa edilmiş olan sosyal kurguların sonucu olduğunu” söyledi.

Unified Cyprus group
Unified Cyprus Group ise yayınladığı mesajda, ekonomik krizin ağır bedelini emekçilere, ama en ağırını da kadınlara ödettiğini belirterek, kriz bahanesiyle işten ilk çıkarılanların, normal zamanlarda da eşdeğer işi yapan erkeklerden daha az ücret alan kadınların olduğu ifade edildi.
Mesajda, yıllardır uygulanan özelleştirme politikalarının en çok kadınlara zarar verdiği, eğitim ve sağlık hizmetlerinin paralı hale getirildiği ve kadınların sosyal güvenceden mahrum bırakıldığı dile getirildi.

Türk-Sen
Türk-Sen Genel Başkanı Alan Bıçaklı ise, kadınların ülkede aktif olarak görev aldıkları her yerde ve platforumda başarı grafiği ile kendini her zaman kanıtladığını belirterek, kadınların karar alma mekanizmalarına daha çok katılmaları halinde, gerek ülke siyasetine gerek kalkınmasına daha çok artı değer katacağına inandığını söyledi.
Bıçaklı; “Bu gerçekler ışığında Türk-Sen, kadın-erkek eşitliğini ve eşit işe eşit hak prensibini her zaman savunmuş ve sonuna kadar da savunmaya devam edecektir” dedi.


ŞİİR

Kadınlarımız

Toprak öyle bitip tükenmez, /dağlar öyle uzakta,
sanki gidenler hiçbir zaman
hiçbir menzile erişemeyecekti.
Kağnılar yürüyordu yekpare meşaleden tekerlekleriyle
Ve onlar
ayın altında dönen ilk tekerlekti.
Ayın altında öküzler
başka ve çok küçük bir dünyadan gelmişler gibi
ufacık kısacıktılar
ve pırıltılar vardı hasta kırık boynuzlarında
ve ayakları altından akan
toprak,
toprak,
ve topraktı.
Gece aydınlık ve sıcak
ve kağnılarda tahta yataklarında
oyu mavi humbaralar çırılçıplaktı.
Ve kadınlar
birbirlerinden gizleyerek
bakıyorlardı ayın altında
geçmiş kafilelerden kalan öküz ve tekerlek ölülerine.
Ve kadınlar
bizim kadınlarımız:
korkunç ve mübarek elleri
ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
anamız, avradımız, yarimiz
ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen
ve soframızdaki yeri
öküzümüzden sonra gelen
ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız
ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki
ve kara sabana koşulan ve ağıllarda
ışıltısında yere saplı bıçakların
oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan
kadınlar,
bizim kadınlarımız
şimdi ayın altında
kağnıların ve hartuçların peşinde
harman yerine kehriban başlı sap çeker gibi
aynı yürek ferahlığı,
aynı yorgun alışkanlık içindeydiler.
Ve onbeşlik şaraplenin çeliğinde
ince boyunlu çocuklar uyuyordu.
Ve ayın altında kağnılar
yürüyordu Akşehir üzerinden Afyon`a doğru.
Bu haber 118 defa okunmuştur
  • KKTC Alp  TULUHAN - 8.03.2010 Ben bu verilen demeçlerden, yazılan makalelerden çok daha iyisin söyleyip yazabilirim. Ama evinin geçimine katkı yapmak için haftanın altı günü sabahın altısında yola çıkan, asgari ücretle çalıştığı işyerinde akıtacak teri kalmayana kadar akşam saat altıya - yediye kadar çalıştırılmasına engel olamam. İcraatı sadece yabancı statülü işçilere belege düzenlemek olan Çalışma Dairesi bu kadınlarımız için parmağını kımıldatmıyor. Analar, bacılar, eşler günde en 10 - 12 saat çalıştırılıyor. Ama fazla mesai ödemesi yok, sosyal sigorta yatırımlarına bakınız. Hep sabit ücretten yapılan yatırımlar. Yani işverenler Fazla Mesai ödemediklerini itiraf ediyorlar. Hele hele hasta olma hakları hiç yok, hasta olursan kapı orda, git, bir daha da gelme. Yazacak çok şey var.. Üstelik bunları herkes biliyor. İlgili Bakanlıklar, Çalışma Dairesi başta ilgili bütün daireler. Analar, bacılar, eşler işyerlerinde özellikle KADIN patronlar tarafından eziliyor. Hade bakalım buna çare bulun da görelim.

:

:

:

:

DİĞER HABERLER