Üretici Birlikleri Platformu, iflas eden şirket sayısının ilk kez açılan şirket sayısını ikiye katladığını belirtti ve hükümetin acil önlemler alması gerektiğini belirtti.
Esnaf ve Zanaatkârlar Odası, Narenciye Üreticileri Birliği, Hayvancılar Birliği, Doğancı (Elye) Patates Üreticileri Birliği ve Güzelyurt İlçesi Yok Olmama İçin Üretim Platformu tarafından oluşturulan Üretici Birlikleri Platformu bugün Esnaf ve Zanaatkârlar Odası Lokali’nde basın toplantısı düzenledi.
Esnaf ve Zanaatkârlar Odası Başkanı Hürrem Tulga tarafından okunan ortak basın bildirisinde, “Öngörüsüzlük, plansızlık, iradesizlik, bencillik ülkeyi kemirdi, bitirme noktasına getirdi” denildi ve banka faizlerinin düşürülmesi, sübvansiyonların doğru yere gitmesi için üreticilerin tanımının yapılması ve kaçak işçilik için denetim yapılması talep edildi.
Açıklamada, “üreticilerin ayakta kalabilmesi için insan haklarını koruyacak, standartları yükseltecek planlı bir geçiş yapılması gerektiği” de ifade edildi.
Yerli işletmelerin yabancı ve Türkiye’den işletmelerle yarışa sokulduğunu iddia edilen açıklamada, “Kimin kaybedeceği belli olan bu yarıştan derhal vazgeçilmelidir. KTHY gerçeğinde olduğu gibi ülkemizdeki hiçbir işletmenin acımasız rekabet koşulları altında Türkiye veya dünyadaki bir işletme ile yarışamayacağı kabul ve ilan edilmelidir” denildi.
Açıklamada, KKTC’deki özel veya devlet işletmelerinin mevcut koşullarda “direnme şansı” olmadığı görüşü de kaydedildi.
Özelleştirmelerin işletmeleri yaşatmak maksadıyla yapılmadığı öne sürülen açıklamada, “KTHY’de olduğu gibi sadece elden çıkarmak, toplumun ellerinden almaktır” iddiasında bulunuldu.
ÖNERİ VE TALEPLER
Ortak basın açıklamasında üreticilerin talep ve önerileri de sıralandı.
Buna göre; destek ve sübvansiyonların yerine ulaşması, vergi adaleti sağlanabilmesi, standartların yükseltilmesi ve istihdamın önünün açılabilmesi için üretici, esnaf, balıkçı, zanaatkâr, hayvancı, çiftçi, narenciyeci, sanayici tanımının yapılması gerektiği ifade edildi.
Ülkede çalışabilir nüfusun 110-130 bin olduğu, ancak bu rakamın yarısı kadar yurtdışından gelen kaçak veya kayıt dışı işçi bulunduğu iddia edildi ve gerekli denetimlerin yanında mesleki eğitim, istihdamda teşvik politikalarının hayata geçirilmesi istendi. İşletme açma ve yürütme için bilgi ve deneyim önkoşulu aranmasını öngörecek yeni düzenleme yapılması talep edildi.
Üreticilere sunulan kredi faizlerinin tahammül edilebilir olmaktan çıktığı iddia edilen açıklamada; esnaf, zanaatkâr, üretici, hayvancı, narenciyeci, balıkçı tüm üretici kesimlerin kendi kooperatiflerini kurmaları için kaynak ayrılması gerektiği, bunun yanında kredi faiz miktarının borç alınan anaparanın iki katını aşmayacak biçimde yeniden düzenlenmesi için kararname gücünde Bakalar Kurulu kararı alınması gerektiği belirtildi.
TULGA
Esnaf ve Zanaatkârlar Odası Başkanı Hürrem Tulga basın açıklamasından sonra yaptığı konuşmada, “Kapanan işletme sayısı ilk kez açılan işletme sayısını ikiye katladı” dedi.
Üreticinin, aldığı kredi için yüzde 25 ve üstü faiz ödediğini belirten Tulga, “yüzde 25 ve üstü faiz ödemek iflasın gayri resmi ilanıdır” diye konuştu.
Tulga, “İşletmelerin ayakta durması için ortamı yaratmak gerekiyor. Bu da destekten geçer, teşvikten geçer sübvansiyonların yerine gitmesinden geçer” dedi.
Mevcut koşullar devam ettiği takdirde yılsonuna kadar kayıtlı üyelerinin yüzde 70’nin iflas edeceğini savunan Tulga, “Bu güne kadar kapanan işletme sayısı, açılan işletme sayısını geçmedi. Bir yıldır kapanan işletme sayısı açılan işletme sayınının iki katıdır” şeklinde konuştu.
NAİMOĞLULARI
Hayvancılar Birliği Başkanı Mustafa Naimoğluları ise, geleceği kurtarabilmek için sektörler olarak işbirliği yapmaları gerektiğini anlamaları üzerine sözkonusu platformu oluşturduklarını kaydetti.
Birlik olarak hükümetin hayvancılıkla ilgili politikasının sürdürülebilir olmadığını sürekli olarak dile getirdiklerini belirten Naimoğluları, ancak hükümetin ciddiyetten uzak, popülist kararlar üretin bir hükümet olduğunu savundu.
Hükümetin arpa fiyatını yükselttiğini, diğer taraftan süt fiyatını düşürdüğünü kaydeden Naimoğluları, “Gelinen aşamada üretici sektörünün cebine el uzatılmıştır” iddiasında bulundu.
Naimoğluları ayrıca hükümete, arpa ve süt fiyatlarında yeni bir düzenleme yapması için yarına kadar süre tanıdığını kaydetti.
BİCEN
Doğancı (Elye) Patates Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Bicen ise, “Gelinen noktada sistemin çöktüğü ve silkinip kendimize gelmemiz gerektiği artık bir gerçektir” dedi ve milletvekillerine halkın talepleri doğrultusunda karar üretmesi çağrısında bulundu.
Bicen, “halkın seçimlere ilgi göstermemesinin nedeninin halkın taleplerinin dikkate alınması olduğunu” da savundu.
AYBAR
Narenciye Üreticileri Birliği Başkanı Mehmedali Aybar ise, “devlet kurumlarının özelleştirme adı altında TC’leştirildiğini” iddia etti.
KKTC Merkez Bankası’nda bulunan mevduatın büyük bir bölümünün Türkiye’ye aktarıldığını savunan Aybar, memurların haricinde kredi almanın güç olduğunu öne sürdü.
KKTC bankalarının tüketiciye Türk Lirası kredi için yüzde 35 faiz uyguladığını kaydeden Aybar, ancak “KKTC Merkez Bankası aracılığı ile Türkiye’ye aktarılan mevduat birikimlerinin yüzde 8 faizle kredi olarak verildiğini” savundu.
Aybar, bankaların eski Rum taşınmaz malları ipotek olarak kabul etmediğini ancak Kıbrıslı Rumlar’ın KKTC sınırları içerisindeki eski mallarını göstererek Rum bankalarından kredi alabildiğini de ileri sürdü.
Türkiye’den gelerek KKTC’ye yerleşen ve çalışarak burada emekli olan kişilerin emekli maaşlarının Türkiye’de çalışmışlıkları da hesaplanarak belirlendiğini savunan Aybar, “söz konusu durumda 20 bin kişi bulunduğunu ve bunun devlet bütçesine büyük külfet oluşturduğunu” iddia etti.
TC’nin KKTC’nin iki bankası olan Kıbrıs Türk Kooperatif Merkez Bankası ve Vakıf Bank’ın da “tasfiye” edilmesinin istendiğini savunan Mehmedali Aybar ayrıca, TC Devlet Bakanı Cemil Çiçek’in 'KKTC’deki kamu bankalarının yapısının zayıfladığı yönündeki' söyleminin, “Vakıf Bank ve Kıbrıs Türk Kooperatif Merkez Bankası’na para yatırmayın” çağrısı anlamı taşıdığını savundu. Aybar, “(Çiçek) bu bankalardan mevduatınızı çekin diyor” iddiasında bulundu.
Aybar açıklamasında, 'TC Yardım Heyeti’nin 3 bin yerli üreticiye 2,5 milyon TL destek verirken, 3 TC’li tüccara ise 14 milyon TL destek verdiğini' de savundu.