Seçim dönemi iki satır yazı yazdık diye aratmadığı adam kalmayan sevgili Cumhurbaşkanımız geçenlerde kişisel tarihine pek ters düşen laflar etmişti ya basın çalışanları için…
Hani bir de Talat’tan görevi devraldığı gün kürsüye çıkıp ‘ters düştüğümüz gazetecileri de kucaklıyorum, yazılanı çizileni unuttum’ dediydi ya…
Bunlar da vaat ettiği diğer şeyler gibi fos çıktı arkadaş.
Müzakere heyetini basına tanıştıracağı gün gazeteye ulaştırılan zarflar arasında gereksiz bir ton isme gelen davetiyelerde kendi ismimi bulamayınca ‘bu ne kin?’ diyerek telefona sarılmıştım. Özel Kalemi Göktürk Ötüken’i arayıp, “Beni neden çağırmadınız?” diye sormuştum. O da gayet kibar bir şekilde, “Bir hata oldu herhalde, başımızın üstünde yeriniz var” demişti.
Kavga etmek için aramıştım ama Göktürk’ün nazik tavrı karşısında utanarak, “Akşama görüşürüz” diyerek telefonu kapatmıştım.
Birkaç gün önce Cumhurbaşkanlığı’nın 20 Temmuz 36. Yıl kutlamaları nedeniyle vereceği resepsiyon için yine bir tomar davetiye geldi gazeteye. Tam tahmin ettiğim gibi yine davet edilmemişim.
E yine Göktürk’ü arayacak halim yoktu. Hanedanın sevilmeyen gazetecisi olarak ‘istenmediğim yere gidecek değilim’ triplerine girdiğimden değil, belki de Göktürk’ten bile habersiz dönen ambargoları ciddiye almadığım için kendimi davet ettirmek adına herhangi bir girişimi vakit kaybı bulduğum için. Gidip de Meral Aba’nın ve kızlarının halleriyle eğlenmek vardı ama olsun! Şafak Nöbeti tutarım daha iyi.
Ki davetiyenin altında ‘Davetlilerin bu davetiyeyi beraberlerinde getirmeleri rica olunur’ şeklinde de bir ibare var. Ne yalan söyleyeyim bu notu okuyunca direkt üstüme alındım. Olmaya da aradan sıvışıp resepsiyona sızarım! Aslında gidip Makbule Ötüken tarzında da takılıp geceyi renklendirebilirim. Neyse bunu düşünmeliyim!
Ha bu arada şunu da anlamadım!
Bugüne kadar bu resepsiyonlar gariban Dome Otel’de olurdu benim bildiğim. Bu seferki Eroğlu çiftine yakışır bir yerde yapılıyor. Jennifer Lopez’i getirmeyi başaramayan 200 milyon dolarlık Crotos Premium Otel’de yapılacakmış. O niye? Dome’un suyu mu çıktı? Kaç para ödenecek bu otele? Boz Grubun hediyesi mi yoksa?
Koskoca KKTC devletinin erkanını öyle sıradan bir kokteylle doyurmak kolay mı? Allah bilir neler var mönüde. İşçinin, memurun parasından mı kesilecek bu da?
Ha eğer öyleyse yolda bulduğum kim varsa sıktığı kemerini gevşetip basacağım resepsiyonu.
Aç karnımızı doyururuz en azından!