İlk olarak Star Kıbrıs okurlarından özür dileyerek başlamak istiyorum. “Kıbrıslılar Türkiyelileri sevmez mi dediniz? Başlığıyla iki gün düşüncelerimi paylaştıktan sonra devamı olacağını belirtmiştim. Dün hafta sonu tatil günümdü o nedenle yazmadım. Bugün ise zorunlu olarak başka bir konuyu ele alacağımdan devamını seri yazımı sürdürmeyi yarına bırakıyorum.
İlk olarak Star Kıbrıs okurlarından özür dileyerek başlamak istiyorum. “Kıbrıslılar Türkiyelileri sevmez mi dediniz? Başlığıyla iki gün düşüncelerimi paylaştıktan sonra devamı olacağını belirtmiştim. Dün hafta sonu tatil günümdü o nedenle yazmadım. Bugün ise zorunlu olarak başka bir konuyu ele alacağımdan devamını seri yazımı sürdürmeyi yarına bırakıyorum.
Bugün Polis konusunu irdelemek istiyorum.
Star Kıbrıs geçtiğimiz hafta içinde polis örgütünde yaşanmakta olan sıkıntıları kamuoyunun bilgisine getirmeye çalıştı. Sanırım bu çabalarında da oldukça başarılı oldu.
“Poliste yüksek gerilim” ve “Nakiller durduruldu” başlıklarıyla verdiğimiz haberler kamuoyunda büyük ilgi gördü. Özellikle polis mensupları ve onların aileleri haberlerimize büyük önem gösterdiler.
Sayın Başbakan “Nakiller durduruldu” başlıklı haberimizi hayali olarak değerlendirip yalanladı. Refikimiz saydığımız birçok gazete Star Kıbrıs’ın polis örgütüyle ilgili haberlerini gündemine alıp sayfalarına taşıdı. Bunlardan ikisi haberimizi ve bu haberimizle ilgili gelişmeleri manşetine taşıdı.
Başbakan İrsen Küçük’ün haberimizle ilgili olarak yaptığı yalanlamaya saygı duyup sayfalarımızda yer verdik. Ancak biz biliyoruz ki polis örgütünde çok ciddi boyutlara ulaşan sıkıntılar vardır ve bu sıkıntıların başlıca nedeni nakillerdir.
Nakillerin durdurulduğu Başbakan tarafından yalanlanmıştır; ancak tartışmazsız gerçek, polis nakillerinin yapılmayıp hala bekletilmekte olduğudur.
Şunu altını kalın çizgiyle çizmek durumundayım ki, Star Kıbrıs hayali haber yapmaz. Star Kıbrıs bir konuda haber yapmışsa o haber özünde doğrudur. İsteyen istediği kadar “şu kelime yanlıştır, bu kelime şöyle olmalıydı” gibi mırın kırın etsin bu gerçeği değiştirmez.
Bu gazetenin tüm sorumluluğunu yüklenmiş bir gazeteci olarak ben diyorum ki, Star Kıbrıs’ta yayınlanan haberler özünde doğrudur. Polis örgütüyle ilgili haberlerimiz de doğrudur. Yetkili makamlarda bulunanlara önerim, parmaklarının arkasına saklanmak yerine sorunu kabullenip çözümü için çaba harcamalarıdır.
Polis örgütü Kıbrıs Türk toplumunun kanayan başlıca yaralarından biridir. Bu toplumun demokratikleşme ve dolayısıyla kurduğu devletin de demokratikleşip kökleşme sorunu vardır. Polis örgütü başta olmak üzere birçok kamu kurumunun yönetiminin sivilleşmeye ihtiyacı vardır. 1974 tarihinin üzerinde 36 yıl geçmiştir. O gün ve sonrasında doğanlar ya hayatlarının yarısını yaşamış durumdadırlar ya da birçoğu gibi hayata veda edip gitmişlerdir.
Bu toplumu 36 yıldan beridir sözde ateşkes koşullarında yaşamaya mecbur etmek izahı imkansız hale gelmiştir. Politikacılar artık günü atlatmak için çaba harcayacağına gerçekçi, akılla bağdaşır, uygulanabilir ve insanına daha iyi yaşam koşulları yaratacak politikalar geliştirip hayata geçirmeyi gündemine almalıdır.
Star Kıbrıs’ın polis örgütüyle ilgili haberleri hakkında yorum yapanlarla ilgili olarak fazla bir şey söylemeye gerek duymuyorum. Sanırım şu kadarı yeteli olacaktır; kimseden gazetecilik dersi almaya ihtiyacımız yoktur, hele gazeteciliği yağdanlığa çevirenlerden hiç...