Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofiyas, “50 bin TC kökenlinin kalabileceğine” ilişkin önerisini geri çekti
Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’ın “50 bin TC kökenli vatandaşın kalması” şeklindeki önerisini geri çektiği bildirildi.
Alithia Gazetesi, söz konusu önerinin Hristofyas’ın geçtiğimiz cuma günü siyasi partilere sunduğu belge içerisinde yer aldığını, ancak Türk tarafına pazartesi günü sunulan belgenin içerisinde ilgili öngörünün “üzerinin çizildiğini” yazdı.
50 BİN SAYISINDAN BAHSEDİLMEDİ
Habere göre, belgede yer alan “50 bin TC kökenli vatandaşa Federal Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlığı verileceğine, geriye kalanların ise ayrılacağına” ilişkin ifade, Kıbrıs Türk tarafına sunulan belgede değiştirilerek “TC kökenli vatandaşlar” ifadesi kalmasına karşın 50 bin sayısından bahsedilmedi. Kıbrıs Türk tarafına sunulan belgede, Glafkos Klerides ve Tasos Papadopulos dönemlerindeki müzakerelerde de kullanılan “TC kökenli vatandaşların kalması konusu insani kriterler çerçevesinde değerlendirilecek” benzeri ifade yer aldı.
Gazete, TC kökenli vatandaşlarla ilgili sayının, siyasi partilerin ve özellikle DİKO’nun Başkan Dimitris Hristofyas’a tepkisinin ardından geri çekildiği yorumunda da bulundu.
Çözüm için yoğun çalışacakmış
Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas, üzerinde anlaşmaya varılan zemin çerçevesinde Kıbrıs sorununa en kısa zamanda çözüm bulunması için aynı kararlılık ve inançla, yoğun çalışmayı sürdüreceğini söyledi.
Rum basınına göre Hristofyas, İran’ın Güney Kıbrıs Büyükelçisi Ali Akbar Rezaei’nin güven mektubunu kabulünde yaptığı konuşmada, Kıbrıs sorununa kısa zamanda çözüm bulunması amacıyla Temmuz ayı içerisinde bir öneriler paketi sunduğunu, bunların, Kıbrıs Türk tarafınca kabul edilmesi durumunda müzakereler sürecinin yeni bir ivme kazanacağını ifade etti.
Önerilerinin, ilk bölümünün, mülkiyet, toprak ve TC kökenli vatandaşlar konusunun ilişkilendirilmesi olduğunu anımsatan Hristofyas, bu üç konunun eş zamanlı olarak ele alınmasının, müzakereler için gerekli olan zamanı önemli oranda azaltacağını da belirtti.
Hristofyas, önerilerinin ikinci bölümünün Maraş, üçüncü bölümünün ise uluslar arası konferansın toplanmasıyla ilgili olduğunu da anımsattı.