Rana Sarro
Türkiye ile ilişkileri geren 28 Ocak mitinginin ardından dün gerçekleştirilen ikinci miting on binleri yine meydanda topladı. Hükümetin politikalarını protesto eden katılımcılar kurumların başında Kıbrıslı Türklerin olması gerektiğini söyleyerek Türkiye’ye seslendi: Kendi kendimizi yönetmek istiyoruz...
Sendikal Platform tarafından düzenlenen ve platform dışından birçok örgüt ile Özgürlük ve Reform Partisi dışındaki muhalefet partilerinin destek verdiği “İkinci Toplumsal Varoluş Mitingi” dün yapıldı.
İnönü Meydanı’nda yer alan mitinge üyelerinin katılabilmesi için bazı sendikalar kısa süreli, bazıları ise tam gün greve gitti.
Mitingde, Türkiye’den Özgürlük ve Dayanışma Partisi de 2 kişi ile temsil edildi.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin kullandığı bayrakları miting alanına sokmak isteyen bazı şahıslara izin verilmedi. Bu kişilerin ellerindeki söz konusu bayraklar polis ve bir kısım sendikacılar tarafından alındı.
Dünkü mitingde 28 Ocak’taki mitingden farklı olarak Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bayraklarının yoğunluğu dikkat çekti.
Sendikal Platform adına mitingde ilk konuşmayı yapan Kıbrıs Türk Kamu Görevlileri Sendikası Başkanı Mehmet Özkardaş, hükümetin aldığı kararların halkı bitirme noktasına getirdiğini öne sürdü.
Özkardaş, Kıbrıs Türk halkının neden sokakta olduğunun hala bazı çevreler tarafından bilinmediğini belirterek, Kıbrıs Türk halkının amacının kendi evini ve kurumlarını yönetmek olduğunu kaydetti.
Özkardaş, kendi kurumlarının başında olmak istediği için kimsenin Kıbrıs Türklerine, “Türkiye’yi sevmiyor” diyemeyeceğini dile getirdi.
Ardından, Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler Genel Başkanı Ferdi Sabit Soyer, Demokrat Parti Genel Başkanı Serdar Denktaş, Toplumcu Demokrasi Partisi Genel Başkanı Mehmet Çakıcı ve Birleşik Kıbrıs Partisi Genel Sekreteri İzzet İzcan platforma çıkarak katılımcıları selamladı.
Mitinde ikinci konuşmayı yapan Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası Başkanı Adnan Eraslan da; “Kıbrıs bizim vatanımızdır. Burada doğduk burada ölüp gideceğiz. Dayatılanları kabul etmeyecek, çocuklar ve gençler göç yoluna düşmesin diye bu topraklara tutunacağız” dedi.
Kıbrıs’ta kalıcı bir barış için mücadelelerini sürdüreceklerini belirten Eraslan, çözüm ve barıştan yana olan isteklerini dile getirdi.
Kıbrıs Türkü’nün toprağına sahip çıkmaya devam edeceğini belirtmek için meydanları doldurduğunu söyleyen Eraslan, hükümetin tüm uğraşlarının boşuna olduğunu ileri sürdü.
Yapılan konuşmaların ardından İnönü Meydanı’ndaki miting Arda Gündüz ve grubunun verdiği konserle sona erdi.
10 BİNLER MEYDANDAYDI
İnonü Meydanı’na akın akın gelen halk, ellerinde pankartlar ve bayraklarla şarkılar eşliğinde miting alanını doldurdu. İnönü Meydanı’nı coşku seline döndüren halk şarkılar eşliğinde mitingi gerçekleştirdi.
Polisten alınan bilgiye göre mitinge katılım 54 bin civarında. Mitingde alınan geniş güvenlik önlemleri ile Cumhurbaşkanlığı Sarayı civarında ve önündeki polis barikatı dikkat çekti. Mitinge katılan kalabalık içinde de polislerin varlığı ifade edilirken, İngiliz ve Amerikan Elçiliği yetkililerinin de mitingi izlediği gelen bilgiler arasında.
Mitinge Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın eşi Aydın Denktaş’ın da katıldığı gelen bilgiler arasında.
İnönü Meydanı’na toplanan kalabalığa seslenen sendika temsilcileri, kortejin bir ucunun Meclis civarında olduğunu dillendirilirken, “DAÜ-SEN tüm baskılara rağmen aramızda” dendi.
COŞKUYLA YAPILDI
Toplumsal Varoluş Mitingi büyük bir coşkuyla yapıldı. Sendikal Platform yetkililerinin konuşmalarının ardından Arda Gündüz grubunun verdiği konser eylemcileri coşturdu. Gündüz’ün konserinin ardından sahne alan Türkiye’nin tanınmış gruplarından Bandista’nın konserinin ardından eylem sona erdi.
PANKART VE BAYRAK GERGİNLİĞİ KISA SÜRDÜ
Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) ile polis arasında açılan bir pankart nedeniyle gerginlik yaşandı, polisin söz konusu pankartı almasıyla gerginliğin sona erdi.
Yasemin Hareketi’nin ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ bayraklarıyla alana girmek istemesine de polisin müdahale etmesi ve kısa süreli arbede yaşanması mitingde yaşanan bir başka gerginlik oldu.
BESLEME SÖZÜ PROTESTO EDİLDİ
Türkiye aleyhine ifadeler içeren pankartlar objektiflere yine takıldı. “Ankara elini yakamızdan çek”, “Dayatmalara hayır, talimatla yönetilmeye hayır”, “Paketini çek, paketlen”, “Kendi evimizin efendisi olmak istiyoruz”, “Geldikleri gibi giderler”, “Stratejik olarak işgalcisiniz” yazılarının yer aldığı pankartlar gözden kaçmadı.
Bu pankartların taşındığı mitingde başta “Birlik, mücadele, dayanışma” olmak üzere sloganlar da atıldı. TC Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘besleme’ sözü ise hem sloganlarla hem de pankartlarla protesto edildi. Mitingde açılmaya çalışılan çok sayıda pankarta da polis el koydu. Hükümetin almış olduğu önlemler ve polisin müdahalesiyle gerçekleşen miting olaysız geçse de Türkiye’yi işgalci olarak niteleyen pankartlar yine meydanlardan eksik olmadı.
AFRİKA TANSİYONU YÜKSELTTİ
2. Toplumsal Varoluş mitingi olaysız bitti ancak mitingin ardından Afrika Gazetesi’nin penceresine astığı pankartlar tansiyonu yükseltti. Gazete Köşklüçiftlik'te Meclis binası yakınında bulunan ofisine ‘Kurtarıldık mı? Has.tir’ yazılı pankartı ve yanına da Rum bayrağını açtı. Polis Afrika Gazetesi’ne müdahale etmek isterken gazete yetkilileri kapıyı içerden kitledi. Afrika gazetesi geçtiğimiz gün silahlı saldırıya uğramış, saldırı İsmet Felek’in kardeşi Oğuz Felek üstlenmişti.
BASIN ORDUSU
Mitingi, kalabalık bir basın ordusu izledi. Platformun üzerinden görüntü almaya çalışan gazeteciler, sıkışıklık nedeniyle zor anlar yaşadı. 28 Ocak Mitingi’nde, platformun çökeceği uyarılarına sık sık maruz kalarak, aşağıya inmeye zorlanan basın mensuplarının, çoğu anlarda da platforma çıkması engellendi.
Sendika temsilcilerinden Şener Elcil kalabalığa seslenerek; “Mehmet Tancer, Turgay Avcı ve Ejder Aslanbaba’yı nasıl bilirsiniz” dedi. Sendika temsilcileri tarafından, Meclis’te temsil edilen milletvekillerinin halka yuhalatılmaları da dikkatlerden kaçmadı.
Miting meydanında, üzerine ‘Son Kıbrıslılar tükenmesine izin verme’ yazılı afiş asılan eşek de, sahibi tarafından ısrarlı bir şekilde platforma çıkarılmak istenirken objektiflere takıldı.
ÖZKARDAŞ: BU TOPRAKLARDA YAŞAYAN HERKES BİZİMDİR
Mitingde bir konuşma yapan Özkardaş özetle şunları söyledi:
“Aydınlık günler yakın. UBP, Kıbrıs Türk halkını kandırarak hükümet oldu. Ama iktidarda. Bu halka verdiği sözlerin, verdiğin imzaların hiçbirini tutmadın. Maaşlara dokunmayacağım, mecliste ret oyu vereceğim dedin. Göç yasasına sen imza attın. Özelleştirme adı altında KTHY’yi ve çalışanları şimdi işsiz, aşsız, ekmeksiz. Sırada ne var? Telefon Dairesi, diğer kuruluşlar var sırada. Ama yağma yok. AKP hükümetinden aldığın talimatlarla KT halkını bitime noktasına getirdin. Esnaf, hayvancı, üretici bitti. Turizmciler bitti. Erdoğan’ın, Çiçek’in söylediklerini harfiyen yerine getirdin. Daha o koltukta ne oturuyorsun? Gün bugündür, istifanı verip çekil. 28 Ocak’ta İnönü’deydik.
Bu meydanlarda halkın ne istediğini duymayanlar, görmeyenler ama Mısır’da, Afrika ülkelerinde halkın giriştiği mücadeleye, sese kulak verelim diyen Sn. Erdoğan, İnönü Meydanı’nı dolduran on binler halk değil midir? Neden eylem yaptığımızı bilmiyorlarmış. O zaman çıkartsınlar kafalarını, İnönü Meydanı’na baksın. Anlamayanlara tekrarlıyorum. Kıbrıs Türk halkı, evinin efendisi olmak istiyor. KT halkı kendi kurumlarının başında Kıbrıslıların olmasını istiyor. Kimse Türkiye’yi sevmiyoruz diyemez. Biz, güvenlik kuvvetlerimizin başında da Kıbrıslı birini istiyoruz. Kıbrıs Türk halkının ne Türkiye devletiyle ne de kardeş Türkiye halkıyla bir sorunu vardır. Varoluş mücadelemize destek için Türkiye’den gelen kardeş sendikalarımız buradadır. Bir ayrım yapmak gibi bir düşüncemiz yoktur. 74’te gelip KKTC vatandaşı olmuş, bu topraklarda yaşayan, Kıbrıslı Türklerin kimliği için mücadele eden herkes bizimdir.
Erdoğan bizlere besleme dedi. Sn. Erdoğan farkında mıdır Türkiye’den 1,5 milyar dolarlık mal alıyoruz. Türkiye’ye sattığımız mal 80 milyon dolardır. Şu andaki 600-700 bin nüfusa hizmet vermek için çalışan memur sayısı 15.800’dür. Bunları biliyor mu? Bizi Türkiye’nin yardımlarına muhtaç eden AB’ye sesleniyorum. 2004’te Kıbrıs Türk halkı adanın yeniden birleşmesine evet dedi. Halen evet diyoruz. AB söz verdi ancak sözünüzü tutmadınız, bizi Türkiye’ye bağımlı hale getirdiniz. Üretim yapan, kendi ayakları üzerinde duran bir toplum olmak istiyoruz. Biz, çözüm ve barış istiyoruz. Ancak bunu Güney’deki dostlarımızın da istemesi lazım”
SIKI GÜVENLİK ÖNLEMLERİ
İnönü Meydanı’nda dün gerçekleşecek “Toplumsal Varoluş Mitingi” için polis çok geniş güvenlik önlemleri almıştı. Miting öncesi meydanın çevresinde adeta kuş uçurtmayan polis ekipleri önceki gün, gün boyu eğitimli köpeklerle bomba araması yapmıştı.
Sendikal Platform tarafından düzenlenen “2. Toplumsal Varoluş Mitingi” için belediye çalışanları, polis ekipleri ve bomba arama ekipleri çalışmalarına ara vermeden devam etmişti.
Miting nedeniyle bölgede geniş güvenlik önlemleri alınırken, bomba imha uzmanları da detaylı arama yapmıştı.
AHŞAP İSKELE MAYISTA HAZIR
Lapta’da gaz ocağı üzerinde unutulan tencere yangına sebep oldu
Ülkede ikamet izinsiz kalan 7 kişi tespit edildi
Demokrasi Şehitleri Lefkoşa’da düzenlenen törenle anıldı
Girne Belediye Oda Tiyatrosu EKTAM emekçileri için oyun sahneleyecek
Ot ilacı uygulamalarının Kıbrıs’ın biyo çeşitliliği ve halk sağlığı için ciddi bir tehdit olduğu belirtildi
Ataoğlu Kantara Gençlik Kampı’nda SOS Çocuk Köyü izci grubuyla bir araya geldi
Lefkoşa’nın hafızası: Muharrem Apartmanı
Hala Sultan İlahiyat Koleji öğrencileri, Türk Dünyası Bilim Şenliği’ne başvuru yaptı