Avrupa'da Sol Sınırdışına Karşı KKTC'de Sol Sınırdışı Heveslisi

Avrupa Birliği ülkelerinde *Sol* deyince akla *mültecilerin, göçmenlerin ve yabancı işcilerin yanında olan politikacılar* gelir.

KKTC'de Sol Sınırdışı Heveslisi

Avrupa Birliği ülkelerinde *Sol* deyince akla *mültecilerin, göçmenlerin ve
yabancı işcilerin yanında olan politikacılar* gelir.

Almanya'da politikaya *Yeşiller Partis*i'nde atıldım. Federal Yönetim Kurulu
üyeliğine kadar farklı kademlerde görev yaptım. Almanya'da federal mecliste
temsil edilen bir partinin ilk Türk kökenli federal yönetim kurulu üyesi
oldum. Yeşiller'in Hessen'de iktidara ortak olduğu dönemde *Hessen Eyalet
Göçmenler ve Mülteciler Bürosu*'nun kurulmasına '*karınca kararınca*' katkı
sundum. İlk önce bakanlıklar arası koordinasyondan sorumlu bu birimin müdür
yardımcılığını ardından da müdürlüğünü üstlendim. Bu görevim sırasında
Rostock'larda, Möln'lerde acı olayları yaşadık. Aşırı sağ çok can kaybına
neden oldu. O dönemde polis korumasının ne anlama geldiğini *ufacık
çocuklarım iyi öğrenmek zorunda kaldılar*. Alt katta oturan yaşlı Alman
komşum camını açtığında karşısında sivil memurları bulurdu. Molofof atamasın
neo naziler diye Hitler dönemini de yaşamış olan yaşlı komşum penceresini
kapalı tutmak zorundaydı.

Çünkü hükümetim ve partim Türk göçmenlerin yanındaydık!

Milletvekili oldum. Yeşiller'i terk etmeme mültecilerle ilgili bir olayda
farklı görüşlere sahip olmamız neden oldu. 'İngiltere'de bir TIR Kamyonu'nda
ölü bulunan 40 uzak doğulu mülteciler' nedeniyle çıkan kavgada '*çok
konuşmaktan öte hiç bir işe yaramayan*' bazı Yeşil politikacılar nedeniyle
SPD'ye geçtim. Çünkü politikacı olmanın bizim yardımımıza ihtiyacı olan
mülteci ve göçmenlere karşı *ciddi sorumlulukları* vardı. Tavır almak ve
sorumluluk taşımak gerekiyordu.

Avrupa'da sosyal demokrasi ve de Alman Yeşilleri söz konusu ise mülteci ve
göçmen haklarını savunmak bir *olmazsa olmazdır*.

Romanya'nın 'faşist diktatörü' devrildiğinde onun 'gizli servisinin
elemanları Almanya'da sığınma talep ettiğinde' yüreğimiz kan ağlasa da
'*Sığınma
Hakkı*' diye bir hak var ise bu hakkın politik takibe uğrayan herkes için
geçerli olduğu ilkesinden yola çıkarak 'Çavuşesku'nun adamlarını sınır dışı
edelim' demedik.

Aileleri sınır dışı etmeye kalktıklarında *sığınabildikleri tek adres* hep
sol politikacılardır Almanya'da.

Hangi nedenle Almanya'ya gelmiş olurlarsa olsunlar, eğer Almanya onları
ülkeye aldıysa ve sorumlular onların onca yıl ülkede kalmasına göz
yumdularsa ve de o insanların çocukları Almanya'dan başka bir ülke
tanımıyorlarsa '*yüreği olan, adam olan bir sosyal demokrat ya da yeşil
milletvekili*' o insanlara destek olmak dışında başka bir icraat bilmez.

KKTC'de ise '*aman solcuyum diyenlerden kaçın*' ve '*onlara sığınmayın*'
demek lazım.

Partim SPD'de anlatsam buradaki solcuyum diyenlerin gazetelerinde '*artık
sınır dışı edemiyoruz*' diye ağlaştıklarını ve de '*TC Büyükelçisi'ne
demediklerini bırakmadıklarını*' arkadaşlarım bunun bir 'şaka' ya da
'kabare' olduğunu sanır.

Bremen Eyalet Meclisi üyesi milletvekili Mustafa Kemal Öztürk (Yeşiller)
Halkın Adalet Konseyi'nin konuğu olarak geldiği KKTC'de 'sol' cephenin
gazetelerinde yazılan yazıları gördüğünde şaşırdı kaldı. O '*biz Bremen'de
2500 kişinin sınır dışı edilmesini engelledik*' diye haklı bir gururla
anlatırken burada bazı solcu yazarların '*daha düne kadar otobüsler dolusu
sınır dışı ediyorduk maalesef Büyükelçi engelledi*' diye yazmaktaydı.

Almanya'da solcular insanlar sınır dışı edilmesin diye Büyükelçilikler
önünde eylem yapar. KKTC'de solcular insanlar sınır dışı edilebilsin diye
yapmaktalar.

Kimse 'suçlu yabancılar' sınır dışı edilmesin demiyor.

Ancak vicdanı olanlara sormak lazım, '18 yıldır bu ülkede yaşamakta olan ve
16 yılında hiç bir sorunu olmayan ancak son iki yıldır hastalandığı için
ekonomik sorunlar yaşayan bir babanın eşini ve çocuklarını sınır dışı etme
uygulamasına destek vermek' *hangi solculukta var*?

*Allahtan bu solcular iktıdarda değiller*.

Onlarca yıldır bu ülkede yaşayan ve oğlu apar, topar sınırdışı edilmiş
çaresiz bir şekilde gelini ve üç torunu ile yaşam kavgası veren ve haksız
sınırdışına karşı hukuk mücadelesi vermeye çalışan anaya UBP eski
Başkanı *Tahsin
Ertuğruloğlu* yardımcı olmaya çalışıyor. O bir solcu değil. Bu ana, gelini
ve üç torunu da zaten *KKTC'li solcuların umurunda değil*.


Bu haber 662 defa okunmuştur

:

:

:

: