Ucuz roman

Yazıma başlarken hangi başlığın daha doğru olacağına bir türlü karar veremedim. Belki yazı bittiğinde adını değiştirebilirim.
Yazıma başlarken hangi başlığın daha doğru olacağına bir türlü karar veremedim. Belki yazı bittiğinde adını değiştirebilirim. Yazı yazarken aklınızda kurguladığınız fikirler sıraya dizilmiştir ama yazının akışı doğrultusunda bazen bir yan fikrin bu akışın yönünü değiştirdiği olur. Sonuçta size ait, sizin olan düşüncelerdir.

Gençlerimizi hatta bizi bile yönlendiren kuruluşlardan biridir MEDYA... Elbette medyada REKLAM... Araba mı alacaksınız, aklınızda bile yokken koltuk takımlarınızı mı değişeceksiniz, ya da cep telefonunuzu... Hangisi olursa olsun, reklamlar ne güne duruyor? En çok ve kısa yoldan etkilenen de çocuk ve gençlik... Artık yedi- sekiz yaşındaki çocuklar araba markasına karar veriyor. Çokbilmiş edalarla, bilmem ne marka arabadan inip hava atıyorlar vs. O telefonun değil de bu telefonun bilmem hangi özellikleri daha fazla gibi...

Aşırı tüketim aldı başını gidiyor. Kaliteden çok gösteriş ön planda. Görsellik insanoğlunun vazgeçemediği bir etkileşim elbette, sözümüz yok. Yok da iş, daha ciddi boyutlarda olunca canınız sıkılıyor.

Bir telefon reklamında “ Ben yazdım roman oldu...” diyor bir genç tip... Allah allah roman yazmak bu kadar kolay mı? Yıllarını, hayatını bu işe adamış onca yazara hakaret bence... Üç-beş mesaj topladın mı, birkaç kitaptan çalıntı (pardon alıntı) yaptın mı al sana bir roman... Öyleyse, bu yola baş koyup gecelerini gündüzlerine katanlar KİM?... KİMLER?...

Gerçekten çok ayıp oluyor, saygısızlık oluyor. Gençler de “ Bu iş o kadar kolaymış madem... “ deyip kolları sıvıyor ve üçü beşi geçmeyen şiirleriyle, birkaç çalma çırpma öyküyle karşınıza geçip, ben de bir kitap yazabilirim, değil mi, diye soruyor o zaman...

Üşenmeyip anlatıyorsunuz. Önce Türk yazar ve şairlerini okumalısın; ardından da dünya edebiyatında haklı bir yeri olanları tanımalısın, diyorsun. Haydi on beş onaltı yaşındakileri anlarım da kocaman, yetişkin insanları anlamakta zorlanıyorum. Yazma işine soyunmuşsun... Senden öncekiler bu dalda ne yazmış, nasıl yazmış? ... Bir zahmet incele... Allahaşkına aç da birkaç roman oku. Bir şey sorulduğunda cevap verebilesin. Kültürünü arttır, bilgini genişlet...

“Ben yaptım, oldu...” kafasıyla, böyle gidersek sonumuz çok acı... Her okunanın ŞİİR, her yazılanın ROMAN olduğunu sanan yeni bir nesil geliyor haberiniz ola... Bu konuda en büyük görev EDEBİYAT öğretmenlerine düşüyor bence. Kaliteli bir şiirin ne emeklerle oluştuğunu, iç ahenginin, seçilen sözcüklerin, imgelerin ne kadar önemli olduğunu anlatmalılar. Yoksa “ Ah, bir şiir yazdım, okuyanlar ağladı...” edebiyatıyla ucuza kaçıldığının farkına bile varılmaz. Salya sümük ağlayarak okunanın ya da dinleyenleri ağlatanın şiir olmadığı da biline...
Bu haber 357 defa okunmuştur

:

:

:

: