Sayın Siyah Beyaz Düşler Köşesi okurları, mayıs ayının ikinci pazarı olan bu Pazar, bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de Anneler Günü olarak kutlanacaktır. Sevgi ve emekle bizleri büyüten annelerimizin, daha çok hatırlanacağı bu günü, kapitalist düzenin bir oyunu olarak gören ve onaylamayan kesimler de mevcuttur.Tabii ki bu anlayış, anne sevgisinin metalaştırılması ve hediyeyle özdeşleştirilmesine karşıdır.Önemli olan, annelerimizin yalnız bu kutsal günde değil, her zaman anımsanması ve hatırlarının sorulmasıdır.Yine de böyle bir günün olması, evlatlarından uzakta olan annelerin; çocuklarının yüzlerini veya en azından seslerini duyması açısından da özel bir öneme sahiptir.
Annemin, üç yıl önce aramızdan ayrılmasına rağmen; O’nun ‘ Pambık oğlum ’ ( Pamuk – Beyaz oğlum ) deyişi her zaman kulaklarımda çınlamakta ve yokluğunu böyle günlerde daha çok hissetmekteyim.Şairin dediği gibi, her ölüm erken ölümdür aslında. Ama, ölümün de hayatın bir gerçeği olduğunu kabul etmek gerekir.Hayat size her şeye alışmanızı öğretir.Alışmayı değil aslında, katlanmayı öğretir.Bazı şeyleri değiştirmek sizin elinizdedir.Ama ucu biçak gibi keskin olan ölüm karşısında her zaman çaresizsiniz. ( veya çare sizsiniz ) Bunun adına ister kader deyin, ister demeyin.
Sevgili okurlar, ben de bu hafta Anneler Günü olması dolayısıyla, köşemde rahmetli annemin ve kayınvalidemin fotoğraflarını yayınlamayı uygun gördüm. Beni mazur görüp, anlayışla karşılayacağınızı umarım.Bu vesileyle, hayatta olan tüm anneleri saygıyla selamlarken; vefat eden bütün annelere de Tanrı’dan rahmet dilerim.
İki kız kardeş
Rahmetli anacığım Tomris Hacıarif’i ( soldaki) ve teyzem Aysel Sıddık’ı birlikte yansıtan bu fotoğraf, 1962 yılında Lefkoşa’da çekilmiştir.
Annem ile teyzem, Lefkoşa’da Altan Pastahanesi sahibi Altan Bey’in nikah törenine gelmişler ve bu anı fotoğrafını çektirmişlerdi. Annem o yıllarda yeni evliydi. ( Ergenekon’dan Serdarlı’ya gelin gelmişti ) Fotoğrafın çekildiği yıllarda bekar olan teyzem, şimdi Gönyeli’de oturmakta ve Gönyeli’ye bu yıl, çifte şampiyonluk yaşatan Gönyeli Spor Kulübü Başkanı Bülent Yüksekbaş’ın da kaynanası ( kayın validesi) olmaktadır.
Annemle teyzemin giydiği elbiseler ve sivri burun ayakkabılar da o dönemin modasını yansıtmaktadır. Ayrıca, anemin üzerindeki elbise; kına gecesinde giydiği elbisesiydi.
Girne’den bir nişan hatırası
Bugünkü Girne Yeni Limanı’nın bulunduğu bölgede, 1972 yılında çekilen fotoğraf; bir nişan anını yansıtmaktadır.
Nişan fotoğrafında soldan sağa, şu isimler yer almaktadır.
Birinci sıradaki bayan, Lefkoşa Küçük Kaymaklı’da oturan teyzem Asiye Biçim’dir. İkinci sıradaki bayan, nişan olan yengem Zülal Karlıova’dır. Zülal yenge, memuriyetten emekli olduktan sonra zamanının çoğunu, resim yapmaya ayırmış ve çalışmalarını da çeşitli sergiler açarak; sanat severlerle paylaşmıştır. Zülal yengenin yanındaki ise nişanlısı Mehmet Ali Çelik’tir. Kalavaç’taki teyzem Şifa Çelik’in oğlu olan Mehmet Ali ağabeyi,herkes Can Sinan Karlıova olarak bilmektedir. Bugün Girne Polis Müdürü olan Can Sinan Karlıova, eşi ile birlikte Girne’de yaşamaktadır.Dördüncü sırada, Karlıova’nın halası olan Şifa Esat Kalavaç’ta yaşamaktadır.Beşinci sıradaki ise sevgili anacığım Tomris Hacıarif ve öndeki kız çocuğu ise, o zamanlar sekiz yaşında olan ablam Gülgün Evlat’tır. Ablam Serdarlı’da oturmaktadır.
Fotoğraf arkasında görülen bitkiler, ‘bölgede kamış’ olarak adlandırılmaktadır. Beş altı metre kadar uzayabilen bu bitkiler, yan yana getirilip sicimle ( bir çeşit ip ) birbirlerine bağlanmakta ve merteklerin üzerine serilmekteydi. Samanın, toprak ve suyla karışımından elde edilen ve sipboz dediğimiz çamurla da kamışların üzeri örtülmekteydi.Eskiden, kerpiç evlerin damları bu şekilde yapılmaktaydı.