‘KKTC’Yİ TANIYAN ÜLKELER TEHDİT EDİLDİ’

Ada TV’de her Salı akşamı yayınlanan, Hasan Hastürer’in hazırlayıp sunduğu Taşlar Dökülürken programında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 28’inci kuruluş yıldönümü konuşulduğu program telefon bağlantılarıyla da renklendi.
Ada TV’de her Salı akşamı yayınlanan, Hasan Hastürer’in hazırlayıp sunduğu Taşlar Dökülürken programında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 28’inci kuruluş yıldönümü konuşulduğu program telefon bağlantılarıyla da renklendi. Yayına bağlanan Cumhurbaşkanı Sözcüsü Osman Ertuğ ve Şener Levent 28 yıl öncesi 15 Kasım’ı anlattılar. Zaman tüneline girerek, hafızalarındaki Kıbrıs Türk Federe Devleti öncesi ve sonrası, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilanına dair o gün yaşadıklarını ve neler yaptıklarını anlatan konuklar bakın neler söyledi:

ERTUĞ: BAĞIMSIZLIK BİLDİRGESİ GİZLİLİK İÇİNDE YAPILDI: “Dışişleri bakanlığında genç diplomattım. Bir gün sayın cumhurbaşkanımız Rauf Denktaş’ın yanına çağırıldım. Bir hafta on gün kadar önce bağımsızlıktan. Kendini yeminli atfet, ve yakında bağımsızlık ilan ediyoruz, yeminlisin gidip bakanlıkla konuşacaksın ama kimseye renk vermeyeceksin. İstanbul üzerinden Ankara’ya gidip bulaşacağın kişilerle bağısızlık bildirgesi üzerinde çalışacaksın dedi. Ankara’ya hareket ettim. Kenan Atakul dış işleri bakanı. Müsteşarım Sait Erkinle görüştüm. Bu görevde çok onur duydum. Görev için gideceğimi söylemedim. Çok yoğun çalışıyorum dinlenmeye ihtiyacım var telefonum kapalı olacaktır dedim. Orada buluştuğum kişilerle bağımsızlık bildirgesi üzerinde hem Türkiye hem Kıbrıs Türk federe devletinin devlet başkanı olan prof. Dr. Turan Fevzioğlu, Necati Münir Ertakun, Tugay Uluçevik vardı çalıştığım kişiler. İngilizce ve Türkçe olarak hazırlandı. Benim katıldığım bölümlerde taslak vardı. Doğrudan doğruya orada hazırlandı. Beraberlerinde götürdükleri taslak üzerine çalıştık. Hala daha el yazımla yanımda durmaktadır. Tarihi bir belge olan bağısızlık bildirgesini, meclis kararını hazırladık. Çalışmalar burada da devam etti.

‘BAZI BÜYÜK ÜLKELER BU KARARA TEPKİSEL ÖFKE GÖSTERDİLER’: Mektuplar hazırlattırıldı. bütün dünya ülkelerine kategorilerle farklı lisanlarda bağımsızlık bildirgesi mektup hazırlattı. Bağımsızlık ilan edildiği gün törene katılamadım. Devlet başkanlığının açık olan penceresinden işitiyordum bunları. Mektuplar yola çıktı New York’a ayrı kurye, Alper Faik Genç ona verildi ve kapalı mühürlü zarflarla gönderildi. Bunlar aynı gün yapıldı. Bütün çevrelerde gizlilik içinde yapılması önemlik taşlıyordu. Araya girip durdurulmama için gizli tutulmuştu. Bazı büyük ülkelere sürpriz geldi ve bize karşı tepkisel öfkeye dönüştürdüler. Haberleri olsaydı başka şekilde durdurmaya çalışacaklardı.

‘BİZİ TANIYAN BANGLADEŞ TEHDİT EDİLDİ VE TANIMAYI DONDURDULAR’: Taşınamadı belki, Bangladeş bizi tanıdığını açıkladı. Ankara’daki büyükelçileri kanalıyla ama araya giren büyük güçler burada etkili oldu. Tanınmanızı dondurmak zorunda kaldık ‘eliyle ABD boğazımızı sıktı’ dedi. Yunanistan kendilerini tehdit etmiş. Yunan gemilerinde çalışan Bangladeşlileri işten atacaklarını söylemişler. Fakir bir ülke, ekonomik zorlukları ve siyasi tehtidleri kaldırmadık dolayısıyla sessiz kalıyoruz. Tanınmanın gerektiği bütün işlemleri yapacağız dediler. Apar topar büyük ülkeler 541 sayılı kararı aldılar. Alınan kararlardan bazılarıdır. Bu kararlar o dönemin haleti ruhiyatını gösterir ve bu kararlar tepkisel kararlardı. Kalkıp öfke tepki içinde niye oyunları bozuldu. Bağımsızlık bildirgemizde federal kapıya açık bıraktığımızı söyledik. Rumlara eşit devlet düzeyine koyuyoruz aynı zamanda federal yapı oluşturmaya da açık kapı bırakıyoruz. Kuzey Kıbrıs Türk federe devletini ilan ettiğimizde de benzeri tepki gösterdiler. Bu gün federe devletinin ilanına gösterdikleri tepki neredeyse KKTC’nin kuruluşuna da gösterilmiştir. Bağımsızlık bildirgesinde bu işin tarihçesi anlatılıyor. İzolasyon ambargolar 63-74 arasında da üzerimizde vardı.

ŞENER LEVENT: KKTC KURULDUKTAN SONRA ÇÖZÜM ZORLAŞTI: Kıbrıs Türk federe devletinden pek farkı yok. O zamanlar olanlar bu zamanda da oluyordu. 83 sonrası değil, zaman tüneline girip 63-74’e gitmek lazım. Burada haklı olan taraf Türk tarafıydı. 74’den sonra ise Türk tarafı haklı değil. Kıbrıs cumhuriyetinin bozulan anayasasını yeniden tesis etmeye geldiklerini söylediler. Verdiği bu sözü tutmadı. 40 bin askeri ve taşıdığı nüfusuyla buraya yerleşti. Dolayısıyla Türkiye şu anda işgalci ülke durumuna düştü. 1974’deki halkı askeri harekatı büyük haksızlığa dönüştürdü. KKTC kurulduktan sonra çözüm bulma çabaları daha da zorlaştı. Görünürde bir çözüm umudu yok. Rum tarafı devlet olmanın avantajlarla çabucak toparladı şu anda denizlerdeki petrol doğalgaz bulacağı ümidiyle ekonomisini düzeltecek. Biz ne durumdayız nereye elimize atsak hiçbiri tutmuyor. Normal durumdan son derece uzak hayat sürüyor. Kıbrıslı Türkler 48 yıldır havada asılı duruyor. Bundan sonra ne yapacağımıza bizim karar vermemiz gerekir.
Bu haber 872 defa okunmuştur
  • Levent bey yani   - 19.11.2011 ben sizi aydin zannediyordum...kibris turk tarafi 1974 de degil.... rumun malini yabancilara sattigi gun haksiz oldu...

:

:

:

:

DİĞER HABERLER