Esra TÜRKEL
Gazeteci Aytuğ Türkkan, hafta içerisinde ülke gündeminde öne çıkan konuları Ada TV’de Günaydın Ada programında değerlendirdi. EL-SEN ve TEL-SEN’in eylemlerini haklı ama geç kalınmış bir eylem olduğunu söyleyen Türkan, New York’ta iki liderin görüşmesinin ardından ise uluslararası konferans çağrısı yapılmayacak şeklinde yorumladı. Türkkan’ın konuya ilişkin açıklamaları şu şekilde oldu:
‘KONUNUN UCU DOKUNUNCA SES ÇIKARTIYORUZ’: “Tel Sen ve El-Sen’in grevinin başladığı iki üç gün ilk günler sıkıntılar bu kadar değildi. İletişimle de eklenince elektriksizlik halkın tepki boyutu yükseldi. Toplumda bir siyah bir beyaz var hükümet tarafı ve sendika tarafı var. Grev başladı, grevin haklılık payı var. Aylar öncesinden yasa gelirse grev yapacağız diye uyarı vardı. Sendikanın tepkisi de doğruydu. Eğer bir hak arayışı varsa birileri tabi ki mağdur olacak. Toplumun bir kesimi çok büyük şekilde zarar görecek ve ilerleyen zamanlarda elektrik kurumu eğer özelleştirilirse 10-20 sene sonraki senaryoyu bilmiyoruz. Hükümet göç yasasını geçirerek bu toplumun geleceğini çaldı. Bu gün için insanlar bunun farkında değil. Emeklilerin maaşlarının kesintisiyle ilgili tartışma süreci birkaç ay sürdü. Ne zaman ki yasa geçti yine ses çıkmadı ama ne zaman ki aylıklar az geldi mitingler oldu en ön safhalarda gördük babalarımızı, dedelerimizi ucu size dokununca bağırıyoruz.
‘SENDİKALAR EYLEMİNDE HAKLI AMA GEÇ KALINMIŞ BİR HAMLE’: 60 yaşına kadar çalışmak normal bir şey. Birçok hak geri götürüldü onun haricinde en önemlisi İhtiyat Sandığı primleri düşürüldü. Prim toplamlarında aldığı emeklilik ikramiyesini aldığı zaman ağlamaya başlayacak bu toplum. Onu da tepkisiz geçirdik. İş özelleştirmeye gelince sendikalar bir anda kahraman kesildi. İşsizlik tehlikesiyle karşı karşıya kalınca ülkeyi iletişimsiz, karanlıkta bıraktık. Benim eleştirim bu noktadadır sendikaya. Bu tepkiler genel grev 1 Ocak 2010’dan önce yapılmalıydı. Yoksa haklı olduğunu düşünüyorum ama geç kalınmış bir hamleydi.
‘ÖZELLEŞTİRME YASASI YİNE GELECEK’: Sendikanın grev gerekçesi işsiz kalmama adınadır. Özelleştirme yasası yine gelecek. KTHY süreci bir birlikteliği doğurdu. KTHY çalışanı bir yılı aşkın süredir işsiz nasıl ki 90 kişiyi işe aldınız bu yasa çerçevesi olmadan 200 kişiyi de alabilirsiniz. KTHY mağdurları artık bu birlikteliğin içinde olmayacak hatta sendikalara karşı olacak. Aslında özelleştirme yasasının karşısında olması gerekir kendi kurumu yine özelleştirilecekti batırıldı yarın BRT’nin de böyle olmayacağı ne malum.”
‘ADADAKİ YAŞAM ALANI DARALIYOR’: Greentree zirvesine baktığımızda, çözüm mutlaka her şeyi tekrar organize edecek ama biz ona hazırlanmalıyız. Annan Planı kabul edilseydi belki bu günlere ancak o sistemi tekrar kurabilmiş olacaktık. Yarın bir çözüm olsa 5-6 yıllık çok sıkıntılı bir süreç bizi bekliyor. Sonu en azından aydınlık olacak, herkes geleceğinin ne olacağını görecek, bilecek. Çözüm olmayacaksa bir sıçrama tahtasına ihtiyaç var, bu da Türkiye’den başkası değil. Aktarılan kaynakların aktarımı konusunda denetlememesi hataydı denetleyecek de ama buranın seviyesini Türkiye’ye çekelim de kamu maliyesi kendini toparlasın da sonra bakarız. Doğru bir mantık olmakla birlikte Kıbrıs Türkü’nün yok oluşuna bir çentik daha atıyor. Bir yerde bolluk var, bu artık aşağı doru çekiliyor. Bizden sonraki nesillerdir tehlikede olan bizim bulunduğumuz gibi noktada olmayacak.Alınan tedbirler kamu maliyesini de düzene sokar ama burada yaşayacak Kıbrıslı kalmıyor. Yavaş yavaş adadan gidiyoruz yaşam alanı daralıyor.
‘ULUSLARARASI KONFERANSA ÇAĞRI OLMAYACAK’:Vatandaşın gündeminde Kıbrıs sorunu yok. Resmin bütününe bakamadığımız için elektriğimiz yoksa ona isyan ediyoruz, geçinme derdimiz var. Greentree’de atılacak adım 5-6 yıl sonrasını düzeltebilirdi ama o da sizin elinizde değil. İşin Güney durumu, Yunanistan, Türkiye, İngiliz durumu var. Şimdi petrol var ve dünyanın beklentisi var bizim elimizde olan bir durumu yoktu. Eğer rapor dört dörtlük olursa uluslararasıkonferansa çağıracağım demekki olmayacak bir şey. Mülkiyette yüzde yüz farklı pozisyonlar var. Hristofyas, 500 milyona hükmedecek pozisyonda olacak yine, tahminime göre uluslararası konferansa da çağrılmayacak. Tartışma konusu BM kimi sanık sandalyesine oturtacak Rum’u oturttu bir şey olmadı, bizi oturtsalar ne olacak.”