Gözde AKBEN
Yerel seçimlerde Gazimağusa milletvekilliği koltuğuna TDP’den aday olan Hüseyin Angolemli seçim sonuçlarıyla ilgili açıklama kargaşasının organize bir iş olduğunu ve suçluların bulunarak yargıya hesap vermeleri gerektiğini belirtti. Bakanlar Kurulu’nun İlçe Seçim Kurulu’na baskı yaptığını da iddia eden Angolemli, bu durumun demokrasiye ve anayasaya aykırı olduğunu söyledi. Ada TV’de yayınlanan Günaydın Ada programında Didem Tavukçu Gürses’in konuğu olan Angolemli, Bakanlar Kurulu’ndan çıkan kararlar nedeniyle sözünde durmayan Başbakan İrsen Küçük için; “yerinde olsam istifa ederdim” dedi.
“Beni değil halkı üzdüler”
Seçimlerle ilgili olarak bir gün arayla yapılan iki farklı açıklamanın organize bir çalışmanın ürünü olduğunu ve Bakanlar Kurulu’nun bu konuda baskı yaptığını iddia eden Angolemli, yapılan hatanın kendisinden çok beklentileri farklı doğrultuda olan halka zarar verdiğini söyledi. Angolemli; “Biz seçimler esnasında iki oy öne geçince Bakanlar Kurulu Mağusa Mahkemesi’nde ve İlçe Seçim Kurulu’nda toplandı ve çok ayıp bir şekilde orda baskı yaptı. Başbakan bizzat oraya geldi, İç işleri Bakanı da geldi. Herkes oraya geldi. Buna ne hakları var. Bu durum halk iradesine de aykırıdır. Parti başkanı olabilirsiniz, partiden bir temsilci gönderebilirsiniz. Sayın Çakıcı geldi evet ama o bir bakan değildir. Devletin bir icraatında bulunmuyor ama siz başbakansınız oraya gelme hakkınız yoktur. Bunu gören insanlarda, ‘bakın baskı yapıyorlar’ diyor. Bu etik kurallara uymamız gerekir. Biz nerede yaşıyoruz? Vahşi ormanlara dalar gibi gidip de Seçim Kurulu’nun odasına girmekle neyi ispat etmeye çalışıyorlar? Böyle bir şey olamaz bu çok yanlıştır. Tüm bunlar bizde kuşku uyandırıyor tabii ki ama bir vatandaşın uyarısıyla Sayın Çakıcı ortaya çıktı bir takım şeyler oldu. Takdir ettiğim başka bir olay da Nevvar Bey, bizden özür diledi çünkü bir adaya büyük bir sevinç yaşatırken bana da bir üzüntü yaşattılar. Bunu halka da yaptılar. Ben alışkınım. Çok seçimler gördüm. Kazandığım da oldu kaybettiğimde… Ben 25 dakika da toparlanırım mühim değil ama halkı üzdüler. Benim iki oy önde olduğumu bir merkez biliyordu. O merkezi de yargı araştırıp bulacaktır ki bulması da lazımdır. Bunun hesabını yaptılar ve bunun üzerine ‘sen Resmiye Hanım’a on oy daha yaz’ dediler. Kurul başkanını açıklama yapmaması için uzunca bir zaman beklettiler. 162 sandık vardı. Bütün sandık başkanları telefonla Lefkoşa Yüksek Seçim Kurulu’na sonuçları bildirdiler. Söz konusu başkan orada kimse telefonu alıyor ve saatler sonra katılan oya 273 demiyor 283 diyor. Hadi bu hata olsun. Resmiye Hanım 91 aldı. Yukarıdakini 10 oy arttırdı ya o zaman Resmiye Hanım’da 101 oy aldı dedi ama diğerlerine dokunmadı. Bir rakam değişse o yanlışlık olabilirdi belki ama iki rakam değişiyorsa bu hata değildir, organize bir iştir. Bu olaya benim yorumum şudur o başkanı bulup tutuklamak lazımdır. Eğer tutuklamazsanız o organize bir olaysa ki bence öyledir temas kuracak ve kendi aralarında şöyle konuş, böyle konuş olacak. Bu hala daha da yapılmadı. Zaten atı alan Üsküdar’ı geçti. Bunu anında değerlendirmeliydiler çünkü bu aslında büyük bir suçtur” dedi.
“Üste çıkmaya çalışıyorlar”
UBP kanadının seçim sonuçlarında şaibe olduğunu iddia etmesi ve yeniden sayım talebinin yapılmasına yönelik girişimlerde bulunmasını da değerlendiren Angolemli, UBP’i suçlu olmasına karşın üste çıkmakla suçladı. Angolemli; “Buna aslında bizim itirazımız olması lazımdır. Ne olmuş onlara? Bizim hakkımızı yediler. Tüm halkın hakkını yediler. Halk o gece kutlama yapacaktı, hür iradesini kutlayacaktı. Bizi ve halkı bundan mahrum ettiler. Hem bunları yaptılar hem de üste mi çıkmaya çalışıyorlar? En azından sussunlar ve otursunlar. Ben Resmiye Hanım’a bir şey söylemiyorum, kaybettiği için öfkesinden konuşabilir. Ama koskocaman UBP bunları nasıl düşünmez de konuşur? Ben kimim ki şaibe yapacağım? Benim sandıklarda görevlim bile yoktu nasıl olabilecekti böyle bir şey. Ezilen taraf ancak ben olabilirim ve maalesef o gecemizi bize haram ettiler” dedi.
“Başbakan’ın yerinde olsam istifa ederdim”
Bakanlar Kurulu’ndan kamu çalışanlarına yönelik çıkan kararların hata olduğunu düşündüğünü belirten Angolemli, sözünde durmayan Başbakan İrsen Küçük’ün istifa etmesi gerektiğini de söyledi. Angolemli; “Yarın bir seçim olsa bu hükümetin işini bitirirler çünkü Başbakan söz verdi. Mürekkebi daha kurumadan geri döndü. Bu ne demektir? Bunu nasıl izah edecektir başbakan? Ben olsam istifa ederim çünkü ben halkıma söz verdim. Emeklilerin maaşlarına dokunmayacağım dedim. Bunu bana Bakanlar Kurulu dikte etse bile kabul etmezdim ve halkımı korurdum ama bunu yapmadı. Bana göre anayasaya da aykırıdır bu durum. Ben hükümet olarak bütçeye açık verdireyim halkın cebinden parayı alayım. Ne ala…” dedi.