YOKLAR KÖYÜ

4 yaş grubu okulları, sağlık ocakları yok. Köy kadın kursları düzenlenmiyor. Sahillerinde yumurtlayan caretta carettaların yuvaları ise korunmuyor.

4 yaş grubu okulları, sağlık ocakları yok. Köy kadın kursları düzenlenmiyor. Sahillerinde yumurtlayan caretta carettaların yuvaları ise korunmuyor.  Günlük gazete de okuyamayan Akdeniz köylüsü elektrik sıkıntısı yanında ulaşım sorunu da yaşıyor.  

 

Unutulduklarını düşünen Akdenizliler isyanda; “Zamanı geldiğinde oy veriyor, vergilerimizi aksatmıyoruz. Devlet, bu köydeki görevlerini yerine getirmiyor”. 

 

Rana SARRO

Adadaki birçok yerleşim yerine kıyasla oldukça geri kalmış Akdeniz köyü, el değmemiş sorunlar yumağı.

Çevre köylerde var olan birçok imkânın Akdeniz’de bulunmadığını söyleyen köylüler, sosyal aktivitelerden yoksun olmanın yanında, ulaşım sıkıntısı da yaşıyorlar. Sık sık elektrikleri kesilen köylü, isyanlarda.

Merkezden uzak olan köye, günlük gazete de gelmiyor. Köyde 4 yaş grubu için okul yok, bu nedenle, çocuklarını Tepebaşı Köyü’ndeki okula göndermek zorunda kalan köylü, kızgın. Köy kadın kursları ise düzenlenmiyor. Köyde sağlık ocağı dahi yok.

Akdenizliler, köyün 2 km. uzaklığındaki sahil şeridinin temizlenmemesinden ve kullanılabilir plaj haline getirilmediğinden de şikayetçi. Sahilde yumurtlayan caretta caretta türü deniz kaplumbağalarının yuvalama alanları ise korunmuyor.

 

TAYNUR TÜCCAR:

Köyümüzde devamlı surette elektrikler kesiliyor. Şuanda da elektriğimiz yok ve haftanın 3-4 günü bu kesinti oluyor. Elektrik tasarrufu yapılması gerektiğinde ilk akla Akdeniz geliyor. Başbakan, elektrik fiyatlarını düşüreceğini zaten söylemişti ve gerçekten de elektrik giderimiz yarı yarıya düştü diyebiliriz, çünkü elektriğimiz günde 12 saat kesik oluyor. Demek, Derviş Bey’in gizli tuttuğu formül buydu. Köyümüzde sık sık yaşanan ve adet haline getirilmiş olan bu elektrik kesintilerinin bir son bulmasını istiyoruz. Diğer köylerde bir arıza olması dışında çok fazla kesinti olmadığını biliyoruz ve elektrik kesintileri niye hep Akdeniz’de oluyor diye sormak istiyorum.  

 

İBRET CED:

Köyümüzde sosyal aktivite yok. Her yönden mahrum kalıyoruz. Diğer köylerde, kadınların uğraş alanı olarak köy kadın kursları var, ancak bizim köyümüzde 4 yaş grubu okul dahi yok. 4 yaşındaki çocuğunu Tepebaşı’na gönderen aileler, her gün çocuklarıyla birlikte gidip öğlene kadar okulda beklemek durumunda kalıyor. Her sabah kalkıp günlük gazete alıp okumak istiyoruz ama maalesef köyümüze hiçbir zaman gazete gelmiyor. Her çeşit ihtiyacımızı köyde bulamadığımız için, eğer imkânımız varsa başka yerlerden almak zorunda kalıyoruz. Ekmek ve yoğurt gibi temel tüketim maddelerinden de bir veya iki çeşidi köyümüz marketlerinde bulunuyor çünkü merkezden uzak olunması nedeniyle unutuluyoruz veya ihmal ediliyoruz.

 

AZİZ AŞIK:

Civar köylerde folklor ekipleri, tiyatro etkinlikleri, köy kadın kursları gibi sosyal etkinliklerin olduğunu biliyoruz, ancak Akdeniz her yönden geri kalmış ve ihmal edilmiş konumundadır.  Bu durumun nedenini bilmesek de geri kalmışlığın eksikliğini hissediyoruz. Kırtasiye ihtiyaçlarımızı görebileceğimiz bir mekân dahi olmadığını düşünmek bizi oldukça yaralıyor. Köyümüzde 4 yaş grubu okul açılmasını ve başka köylerde düzenlenen İngilizce kurslarının köyümüzde de düzenlenmesini istiyoruz. Çamlıbel’e bağlı olan köyümüzün sağlık ocağından yoksun olması da ayrı bir sorun. Çamlıbel Köyü’ne bir an evvel sağlık ocağı kurulması şart.

 

ŞENGÜL ARAP:

Köyümüzdeki ulaşım en büyük eksikliğimiz bence. Ulaşım zorluğu nedeniyle, köylünün aracı yoksa iş bulsa dahi köy dışında çalışması mümkün olmuyor. Merkezden uzak olduğumuz için, köyümüzden otobüs veya minibüs geçmiyor, her anlamda zorluk yaşıyoruz. Geçtiğimiz aylarda köy dışındaki otobüs durak kabini, bir aracın çarpmasıyla kullanılmaz duruma geldi. Önümüz kış ve köylünün kullanabileceği bir durak dahi yok. Köy yolunda bir köpek basıldı ve aylarca kaldıran olmadı. Sözde Belediye’ye bağlıyız.

 

SAYDAM BOLÇOCUK:

Çiğ yağsa Akdeniz’in elektrikleri kesilir. Elektriğimizin hemen her gün kesilmesinin nedenini, voltajın düşük olmasına bağlıyorum çünkü, en küçük bir yağmurda hemen köyümüz karanlığa gömülüyor. Bu duruma bir son verilmesini ve hükümetin gereğini yapmasını istiyoruz. Bu köylü zaten merkezden uzak olmanın ve her yönden geri planda tutulmanın mahrumiyetini yaşıyor, buna bir de elektriksizlik eklenince orta çağda yaşadığımızı düşünüyoruz.  

 

AKSEL SADRAZAM:

Köylülerimiz çocuklarını başka köylerdeki okullara gönderiyor, çünkü köyümüzde ‘4 yaş grubu okul’ yok. Hâlbuki bizim köyümüzde de bulunan okula gerekli tadilat yapılıp Bakanlık tarafından gerekli alt yapı sağlanmış olsa, her köyde olduğu gibi 4 yaş grubu okul olacak ve ailelerin de sıkıntısı ortadan kalkacak. Ayrıca, köylülerimiz iş olanaklarından da mahrum bırakılıyor. Akdenizliler her iş yeri tarafından tercih edilmiyor. Örneğin köyümüzden birçok sayıda çocuk Tepebaşı’ndaki okula gönderilirken, okulda iş imkânı verileceği zaman Akdenizliler tercih edilmiyor.

 

TANYOL BAŞDÜDÜKÇÜ:

Akdeniz’de gençlerin boş zamanlarını değerlendirebilecekleri ve faydalı şeyler öğrenebilecekleri sosyal aktivite veya köylünün vakit geçireceği ve eğleneceği hiçbir mekan yok. Köyümüzde kadınların uğraşabileceği el sanatları kursları, gençlerin kaynaşmasına ve güzel vakit geçirmesine imkan tanıyacak bar veya kafe türü yerler olabilir. Günlük gazete ve derginin de köyümüze gelmemesi çok büyük bir eksikliktir. Diğer köylerde olduğu gibi her sabah köyümüzde gazete bulmak ve alıp okumak bizim de hakkımız.

 

ALKAN KIRAL:

Köyümüzün yakınındaki Akdeniz sahiline gereken önemin verilmediğini düşünüyorum. Sahilin temizliğinin yapılması ve plaj olarak değerlendirilmesini istiyoruz. Sahilde bulunan caretta caretta türü deniz kaplumbağaların yumurtlama alanlarının korunmaması çok yanlış. Sahil şeridi boyunca araçlar gezinti yapıyor ve yumurtalar talan ediliyor. Bunun önlenmesi için gerekli önlem ve yasakların getirilmesini denetimlerin yapılmasını istiyoruz. Ayrıca köyümüzde bayan ve erkeklerin gidebileceği ortak mekân yok. Köy dışındaki inek mandırasından, köyümüzü zaman zaman saran kötü kokular da ayrı bir sıkıntı kaynağı.

 

ŞERMİN HÜSEYİN:

Köylü olarak en büyük sıkıntımız bana göre, merkezden uzak olunması nedeniyle, yaşanan ulaşım sorunudur. Ezelden beridir aracı olmayan köylü köy dışına gitmek için ya otostop çekmek zorunda kalıyor veya okul zamanı öğrenci otobüsüyle gitmek zorunda kalıyor. Başka köylerdeki gibi köyümüzden de günde bir sefer de olsa otobüs veya minibüs gibi servis aracı olmuş olsa bu kadar zor çekmeyeceğiz. Ben yaşlı bir insanım ve hastalandığım zaman hastaneye gidecek araç bulamadığım için gidemiyorum.
Bu haber 696 defa okunmuştur
  • Abartmaylım Gürsel  Akdeniz - 29.01.2010 Birçok eksikliklerin oldugu dogrudur.En önemlisi üniversiteye giden öğrencilerimizin ulaşım sıkıntısıdır. Ama o kadar da aciz değiliz.Her evde bir araba vardır.Bilgisayar,internet,uydu yayınlarını unutmaylım.İsteyen sinemaya da gider tiyatroya da, yeter ki istesin.Elştirileri okuyanlar bizi orta çağ köylüsü zannedecek. Daha iyi durumda olmak bizim elimizdedir.Her şeyi devlet'den beklersek olduğumuz yerde sayarız.
  • sesımızı duyan warmı?? tülen  kıbrıs - 13.10.2009 gercekten de cok zor sartlar altında yasıyoruz sankıde orta çağdayızz dewlet yetkililerinin bır an ewel el atmasını arz edermm ama malisef cok uzulerek sesımızı duyan yok dıyorum.......... heyyyy sesimizi duyan warsa bir el atsın LÜTFEN.....:s:s
  • Köylüye Hizmet Şart Senem  İstanbul - 28.09.2009 Ne güzel söylemiş Atamız. 'Köylü Milletin Efendisidir.' (Mustafa Kemal Atatürk.) Köylü kendisini efendi görmeyecek kadar alçak gönüllüdür. Çok zor bir durum allah yardımcıları olsun. Devlet yetkilileri bu duruma bir an evvel bir çözüm bulmalılar. Devlet yetkililerinin gerekli duyarlılığı göstermesini ve üzerlerine düşen görevi yapmaya çağırıyorum!..

:

:

:

:

DİĞER HABERLER