Uluslar arası alanlarda Millet Satranç oynamayı sürdürürken, bizler inat ile ‘Saray Önündeki Dikili taş ‘ önünde tavla oynama alışkanlığımızdan vazgeçmiyoruz. Erdoğan ile Eroğlu KKTC’ye ait olduğu söylenen ‘Münhasır Bölge’de petrol arama çalışmalarını başlatmak için Amerika’larda bir anlaşmaya imza attı. Mütekabiliyet esasına bakarak birileri yahu mütekabiliyet esasına göre bir Başbakan ile bir Başbakan bir anlaşmaya imza atar, Cumhurbaşkanı ile Başbakan gerçek anlamlardaki ilişkilerde imza atmaz diyebilir. Hatta Erdoğan’ın gel bakalım sayın Eroğlu, hazırladığımız bu anlaşma metnine parmağını bas, pardon imzanı at ve emir demiri keser misali Eroğlu’nun da bu imzayı attığını söyleyenler de çıkabilir. Bunu söyleyenler bu noktada yalan mı söylemiş olur?
Peki bu neyi değiştirirki?. Asarım keserim, donanma Akdeniz’e indi vururuz edebiyatından sonra gerilen ipi yumuşatıp, bir anlaşmaya zemin hazırlar mı? Yoksa ipin daha da gerilmesine mi yol açar?
Neyse dediğim gibi Millet, Uluslar arası arenada ‘Satranç’ oynarken biz tavla oynamaya devam edelim ve ‘Cukka’yı doldurma düşüncemizi sürdürelim.
Eti tadan köpek artık kuru ekmeğe dönmez felsefesinden hareketle, ham huma alışanların da bu işleri bırakacağını düşünmeyenler sınıfındanım.
Mete Han Spor Kulübü belediye, devlet ve kişilerin yardımı ile gerçekten çok güzel tesislere imza atıyor. Baktığınız zaman ‘WOW’ aferin be bu insanlar gerçekten güzel işlere imza atmışlar diyorsunuz. Kulüp Başkanı Ali Şenol ile yöneticisi Bağzıbağlı’ya gönülden birde tebrik gönderebilirsiniz. Ama bu güzelliklerin yanı sıra oralarda sıra dışı işlerin döndüğü duyumları inanın bu güzelliklerin üzerini kara bir leke gibi kapatıyor.
İnsanlar yanlış yapabilirler ama büyük işlere imza atan büyük insanlar yanlışlarını anlayabilirler. Böylesine güzel işler yapan kulüp yöneticileri de sanırım bu noktada yanlışlarını anlayıp yanlıştan dönebilirler. Yahu sen ne demek istersin diyenlere bir yol ne demek istediğimi anlatayım. Arkadaşlar bakın büyük paraların döndüğü ve ‘Kamuya’ ait olan bu tesislere harcanan paralar gelişi güzel ve birilerinin dilediği gibi para harcayacağı bir yer değil. Harcanan paralar ‘Sayıştay’ tarafından kontrol edilen bir yerdir. Siz aldığımız duyumlar gerçek ise faturasız ve sadece bir ‘Ödeme emri’ ile ödemelerde bulunamazsınız. Bu suiistimale açık bir durumdur ve yarın temiz insanların da zan altında kalmasına neden olur ve bu güzelim tesislerin üzerine leke düşer. Bizden söylemesi.
Birkez daha insanların yanlış yapabileceğime vurgu yapayım. Başbakan İrsen Küçük çok eskilerden tanıdığım hatta beni kaleye koyanlardan birisi olması nedeni ile çok iyi tanıdığım birisidir. Sayın Küçük gerçekten iyi niyetli taşıdığı soyadına layık olmaya çalışan deneyimli bir siyasidir.. Ancak etrafını saran ve etrafını görmesini engelleyen yağdanlık ve graso takımı onun hata yapmasına neden oluyor. İşe alımlardan, bazı bakanları karalama kampanyasına kadar etkili olan bu yağdanlık takımı, bir ‘Başbakan’ın bir ‘Rakı Gecesinde’ neredeyse kucağına bir şarkıcının oturma noktasına kadar işi götürmüş durumunda.
Başkan olmak başka bir şey lider olmak bambaşka birşey Bakın Sayın Erdoğan’a, partisi içerisinde onu istemi dışında yönetebilecek herhangi birine ödün verdiğini gördünüz mü? Bir şarkıcının Erdoğan’ın kucağına oturma noktasına gelebilir mi? Birisinin haddine mi? Kasımpaşalı duruşunu beğenmeyenler olabilir. Ama o duruşu ile Uluslar arası Arenada bir yer edinerek lider olmadı mı? Örnek mi istiyorsunuz? İşte siz Abdullatif Şener örneği. İşte size One Minute örneği.
Örgütlere boyun eğen Başbakan İrsen Küçük, bu noktada hızla yıpranırken, parti içerisinden birilerinin de koltuk için yalanmasına neden oluyor. İnsanlığın en muhteşem eseri bir amaç uğruna yaşamayı bilmekse, Sayın Küçük’ün de basit nedenlerle ‘Küçük’ soyadını erozyona uğratacak şeylerden uzak durması gerektiğini bilmesi gerekir diyenlerdenim. Yansıttığı görüntü onu Erdoğan’ın ona başka gözle bakmasına ve Eroğlu ile anlaşma imzalamasına neden oluyor. Parti içerisinde ağzı olanın konuştuğu bir noktaya taşınmasına neden olunuyor. Kısacası her yarışı kazanan bir yarış atı üzerinde deneyimsiz bir ‘Jokey’ görüntüsü vermesine ve acaba bu şampiyon at bu yarışı bu jokey ile kazanır mı denmesine neden oluyor.
Neyse dost acı söyler. Başbakan Küçük, etrafındaki yağdanlık takımını temizlemezse inanın yere damlayan yağ tabakası ayağının kayıp düşmesine neden olacak. Bizden söylemesi.