Nerede Kalmıştık?

Yeni lig sezonu başlıyor… Bu sezon öncesinde gerek Türkiyede gerekse ülkemizde futbol adına çalkantılı bir dönem geçti.

Yeni lig sezonu başlıyor… Bu sezon öncesinde gerek Türkiyede gerekse ülkemizde futbol adına çalkantılı bir dönem geçti. Türkiyede başlayan ve hala devam eden şike soruşturması futbolun gündemini uzun süre meşgul ederken ülkemizde de Lefke’nin yüksek idare mahkemesine gitme girişimi ve Rum Futbol Federasyonu KOP’a üyelik başvurusu yapması gündemi uzun süre meşgul etti.

Telsim’in liglere sponsor olmasıyla yeni bir soluk gelen ve adı değişerek bu soluğun seyirciyi de içine çekmesi beklenen ligimizde bu sezon çok çetin maçlar olacak.

Özellikle Süper Ligde şampiyonluk parolası koyan takımların transferde harcadıkları paralara bakıldığında bu seoznun hiçde kolay maçlara sahne olmayacağını anlayabiliriz. Geçtiğimiz sezonlardan farklı olarak takımlar bu sezon transferlerini yaparken özellikle yabancı transferlerde manajerler aracılığıyla futbolcu almaya özen gösterdi. Ve şunu söylemeliyim ki izlediğim hazırlık maçlarındaki birçok yabancı oyuncu ülkemizde görmeye alışık olduğumuz yabancılardan çok daha üstün yeteneklere sahip. Bu sezon takımların transfer ettiği yabancı oyuncular belli ki ince elenip sık dokunarak alınmış. Hal böyle olunca da oynadıkları futbol da kaliteli oluyor. Kaliteli futbol olunca da taraftarlar sahaya geliyor.

Sezon öncesi organize edilen KTSYD Kupası ve Futbol Federasyonu tarafından organize edilen Süper Kupa maçlarına bakıldığında hatırı sayılır seyirci geldi sahalara. Neden? Çünkü mücadele eden takımlar denk güçte olan kaliteli takımlar. Kalite olunca demekki taraftarlar da sahaya gelip maçları izleyebiliyor.

Transferlere harcanan yüksek miktardaki paralara baktığımızda bu seoznun geçen sezon kadar kolay olmayacağını görebiliriz. Ancak şunu da belirteyim ki takımların transfere harcadıklarını açıkladıkları ücretler de çok inandırıcı değil.

Takımların bu kadar yüksek miktarlar harcaması tabi hakemlerin de işini zora sokuyor.
Yapılacak en küçük hatada “kabak” yine hakemin başına patlayacak. Kimse takımındaki hata yapan oyuncuyu görmeden hakemin verdiği yanlış kararı eleştirecek. Bu nedenle hakemlerimizi de zor bir sezon bekliyor. Özellikle geçtiğimiz sezona takılmadan kendilerine göre doğru kararları vererek hiçbir şaibeye de fırsat vermeyeceklerine eminim. Hakem de insan. Elbette hata yapılacak. Futbolun kuralında, doğasında da bu var zaten. Hata yapılmazsa neyi konuşup neyi eleştirecek bu kadar futbolsever. Önemli olan hataları asgariye indirerek mücadeleyi ön plana çıkarabilmek.

Yeni sezonda futbolcularda esas amaç olarak topla oynamayı seçmeli. “Hakemi nasıl yanıltırım ve takıma nasıl avantaj sağlarım” mantığından çok “nasıl güzel futbol oynar göze hoş görünen oyun ortaya koyarım” düşüncesi hakim olmalı. Ve unutulmamalı ki bu bir oyun ve bugün rakibin olan oyuncu yarın takım arkadaşın olabilir.

Ve taraftarlar. Ülkemizde maçları izlemeye giden az sayıda taraftarlar zaman zaman kendilerini başka ülkelerin maçlarında zannederek sanki kaybettiği zaman her şey bitecekmiş düşüncesiyle tüm dünyaya zevk veren bu oyunu bir savaş alanına çevirebiliyor.

Taraftarlar da unutmamalı ki futbol bir oyun ve kazanmakla kaybetmek bu oyunun bir parçası. Özellikle bizim ülkede kazanmanın yada kaybetmenin çok da önemi olmadığını da hatırlayarak bu güzel oyundan zevk almaya çalışalım. Ve unutmayalım ki kavga çıkardığımızda kimse bize “Aferin” demeyecek.

Esas olanın efendilik olduğunu da bilerek tüm takımlarımıza, yöneticilerimize, futbolcularımıza, antrenörlerimize ve hakemlerimize zevk veren bir sezon olması temennisinde bulunuyorum.

Fair play ruhunun ön planda olacağı bir lig yaşayalım.
Bu haber 58 defa okunmuştur

:

:

:

: