İkinci Dünya Savaşı sırasında, Hitlerin gazabından, katliamlarından kurtarılan Yahudilerin çoğu Kıbrısa ve Türkiyeye kaçırılmıştı.
Türkiye, binlerce yahudiyi barındırmış, yedirmiş içirmiş, yaşamlarını sürdürmelerini sağlamıştı. Netenyahu ve Şaron bunu unuttu ve nankörlük ediyor.
Esas konu, tarihin gizli, açılmamış sayfalarındadır. Norveçli bir araştırmacının iddialarına göre, 1947 de Filistinlilerin ellerinden alınan topraklarda kurdurulan İsrail devleti, Kıbrıs adasında kurdurulacaktı. İngiliz kabul etmişti. İlk adım olarak Mağusada, Piroyide, Larnakada kamplar ve çiftlikler kurulmuş yahudiler yerleştirilmişti.
Fakat daha sonra Fransanın, Amerikanın ve bazı hıyanet içinde olan Arapların işbirliği ile İsrail devleti şimdiki toprak parçası üzerine kurulmuştu. Ve o Yahudi devletinin ilk tanıyanları arasında Türkiye de yer almıştı.
Filistinliler şu anda devletlerinin tanınmasını ve BM ye üye kabul edilmesini istiyor. İsrail bunu asla yapmaz ve yapmayacaktır da, çünkü Amerika ve Fransa arkasındadır.
Filistin toprakları üzerine kurulan yerleşim merkezlerinden İsrail katiyen çıkmaz. Ne de Golan tepelerinden... Gücüne, Amerikaya, Fransaya, güleceksiniz ama hem de Ynanistan ile Kıbrıs rumlarına, güvenmektedir!!
Kıbrısa son yıllarda İsrailin büyük ilgi duyması, Kuzeyde ve güneyde yatırımlar yapması da sinsi İsramerikan planlarının bir parçasıdır.
Rumlar İsraillilere ve Amerikanlara boşuna mı kucak açmış ve onlarla işbirliğine, dayanışmaya girmiştir. İşlerine geldiği dakikada Rusun kucağına oturmaya da hazırdırlar.
Türkiyeye gözdağı verilmektedir.
Türkiyenin değerli siyasetcileri ve hükümet ileri gelenleri, eminim, Hillary Clintonun, Barac Obamanın ve diğer State Department ve Pentagon yetkililerinin sözlerinden bir anlam çıkartmışlardır. Ve, ona göre tedbirli davranmaktadırlar.
Bu iş efelik, voyvodalık kaldırmaz. İnce ve hassas demokrasi ister. Amerikaya ve İsraile bunu anlatmak lazımdır. Rumlarla bir olarak Gaz ve Petrol arayışları konusunda Türkiyeyi köşeye sıkıştırmak akıl karı değildir.
Ama, planın diğer bir bölümünde Kıbrıstan Türkiyeyi uzaklaştırmak, Türkiyeye ve Kıbrıs Türklerine empoze bir çözüm kabul ettirmek yattığına göre, İsrailin ve Amerikanın politikalarını sorgulamak kaçınılmazdır.
Evet, doğrudur. Türkiye ve İsrail Orta Doğu da, Doğu Akdenizde Amerikanın en güçlü müttefikleridir. Ama, Amerikan çıkarları gerektirdiği anda Amerikan ilahları birini, hatta ikisini birden harcayabilir. Birbirine kırdırtabilir. Ondan sonra da can kurtaran olarak, sözüm ona, kurtarıcı ve arabulucu uzlaştırıcı olarak devreye girebilir..
KKTC ve Türkiye anlaşmış. Ortaklaşa petrol ve doğal gaz arayışları başlatmak için imzaları basmışlar. Sizmik Gemisi tesbit çalışmaları için harekete geçmiş. Deniz ve Hava kuvvetleri koruması altında işler yürütülecekmiş.
Rumun çalışmalarını da İsrail güçleri koruyacak, savunacakmış..... Ne senaryolar ne öngürüler!!
Yani nerede ise İsrail ve Türkiye savaşın eşiğinde. Ve bunu isteyenler, tahrik ve teşvik edenler var.
Hatırlatmak isterim.
Bu bölgelerde Amerikanın yeni yapılandırma planı çerçevesi dışında hiçbir şey olamaz. Şimdilik Amerikan politikası İsrail ile Türkiyeyi kapıştırmak değildir. Önce Mısır, Libya, Tunus, Yemen, Suriye hizaya getirilecek oralara Amerikan kuklaları yerleştirilecek.. Sonra İrana müdahale.... Türkiyeyi ve İsraili, İrana karşı kullanma projesi çerçevesinde, şimdilik, bu iki gücü maça sokmayacak. Yedekte, rezerv olarak tutacaktır.
İstediği zaman PKK yı, Kıbrıs sorununu, Maraşı, doğal gaz ve petrol araştırma çalışmlaıını hararetli biçimde gündeme taşıyacak ve sinsi planlarını gerçekleştirecektir.
Bence, Ne Amerikanın , ne de İsrailin sözlerine ve politikalarına güvenmemeli.
Kıbrıslılara da tavsiyem ,bir an önce Türkiye ve Yunanistanın da yardımları ile bir anlaşmaya bakınız. Kavgayı , anlaşmazlığı, çözümsüzlüğü sürdürürseniz, Nasreddin hocanın yorganı gibi yorgan da gidecek, Kıbrıs da Amerikan ve İsrail ilahlarına yarolacak.
İsramerikan- benim uydurduğum bir terim olsun. Anglo-Amerikan var da bu olmaz mı- planları çok uzun vadelidir.
Uyanık ve tedbirli olmak şart.
Benim içgüdüm ve öngörüm aynen budur ve beni endişelendiriyor. Sizler çok mu rahatsınız? Öyleyse, varsın her iş, her ihtimal olacağına varsın....