Özgürlük işte budur!!!


Medyaya yansıyan ve halkın da ağzında sakız olan sorunlara baktığımızda, hem KKTC’nin hem de Türkiye’nin ortak sorunları arasında özgürlük kısıtlaması, iç ve dış kaynaklı siyasi baskılar, toplumsal yozluk, adi suçların inanılmaz derecede çokluğu, genel güvenlik sıkıntısı, huzursuzluk, gelecek endişesi v.b. gibi konuları görüyoruz.
Kısacası herkes yeterince özgür olmadığından, yeterince özgürlük olmadığından, toplumun birçok sorunla karşı karşıya olduğundan şikayet edip duruyor...
Özgürlüğün olmadığı hayatımıza bir bakalım, nelerimiz varmış!
Televizyon kanallarında her türlü sapıklığın, ahlaksızlığın, magandalığın, üçkağıtçılığın, caniliğin, katilliğin, baldır bacak pozlarının, hazır yiyiciliğin pervasızca sergilendiği, insan ilişkilerinin en çirkin düzeyde seyrettiği ve buna rağmen rating rekorları kıran, ağzı bir karşı açık vatandaşlarımız tarafından televizyonların karşısında saniyesi bile sektirilmeden seyredilen “pembe” dizilerimiz vardır...
Diğer taraftan TC’nin iktidar partisi AKP’nin hem Türkiye’ye hem de KKTC’ye şeriat düzeni getirmek istemektedir, özgürlüklerimizi kısıtlamaktadır diyenlerimiz de vardır!
Toplumda her türlü sapığımız, ahlaksızımız, magandamız, üçkağıtçımız, katilimiz, tecavüzcümüz vardır ve yasalar bunlara karşı işlememektedir, hasbelkader işlediğinde ise suçlarını cezalandırmak yerine genellikle ödüllendirecek şekilde işlemektedir...
Örneğin sırf zevk uğruna adam öldürmek ve sonra da affedilmek mi istersiniz, gidin PKK’ya katılın, önünüze geleni vurun, sonra da “ben vallahi da billahi da yaptığıma pişman oldum, ne olur affedin” deyin, affedilirsiniz, yaptığınız işin sorumluluğundan yağ gibi sıyrılıp, hem suçlu hem de güçlü olursunuz...
Örneğin TC’de tecavüz edilen çocuğun normal yaşı 14, kemik yaşı da 18 ise yasalar tecavüzcüyü korumaya başlar, tecavüzcü de çoşar, KKTC’de markette yakaladığı kız çocuğuna kudurarak saldırır, nasılsa kudurmuşa da özgürlük var ya...
Örneğin trafik konusunda yollarımız kan gölüne dönmüştür, envai türünden tımarhane kaçkını, elini sıcak sudan soğuk suya dokundurmadan baba parası yiyen, kendini Hollywood artisti sanan sümüklü, züppe veletler, dört tekerlekli patlak egsozlu teneke parçalarının gaz pedalına dibine kadar basmayı ve zart zurt diyerekten arabayı osurtmayı marifet bilmekte, kendini ralli pistinde sanmakta, kaşla göz arasında ortalığı kan gölüne, savaş alanına çevirmekte, mezarlıkları doldurmaktadırlar...
Arkalarından da analar, dostlar, kardeşler hüngür hüngür ağlamaktadır, sonra da musalla taşı sıradakini ağırlamaktadır...
Örneğin devlete, belediyeye olan borcunuz mu var, isterseniz ödemezsiniz, zaten öderseniz enayisiniz, iktidar partisine “ben sendenim” dersiniz, seçim zamanıysa “sana oy vereceğim” dersiniz, olur biter, vergi borçlarınız da bir çırpıda silinir...
Sonra da borcu silinen vatandaş, üç sene onbir ay yirmidokuz gün borcunu silene söver, ta ki dört senelik borcu silinene ve sövdüğüne tekrardan oy verene kadar...
Hayıf ödeyene, vergisini ödediğinde ödediği verginin kendisine hizmet olarak geri dönmesini vatandaş boşuna bekler, o vergi “yeni partizanca istihdamlar yapılmasında” kullanılır, borcuna ve görevine sadık vatandaş enayi yerine konur, bu özgürlükler dünyasında hakkını da arayamaz...
Medyadaki renkli maymuncuklara gelince, önlerine atılan avantanın miktarı oranında renk değiştirirler, bukalemunları bile hayretten hayrete düşürecek beceriler sergileyerek şekilden şekile girerler, kalemlerini satılık güdümlü füzelere çevirirler, füzeciklerini kafanızda patlatacaklarını sanarken sizinle aynı gemide olduklarını unuturlar...
Canı isteyen canı istediği gibi at oynatır, ama ne halse kimse de halinden memnun değildir, üstelik de halinden en az memnun olanlar, rahatlık battı diye en fazla şikayet edenler, her türlü rezilliği, rüsvalığı, yüzsüzlüğü yapmayı kendine hak bilenlerdir...
Özgürlük işte budur!
Hem de en alasından ve de dikalasından kelaynak özgürlüğü...
Görünüşe göre alan da memnun, satan da memnun, şikayet eden de memnun...
Her nasılsa herkes şikayetçi olduğu özgürlük noksanlığını şikayet etmekte ve şikayet ettiğinin de devamının gelmesi için elinden geleni ardına koymamakta özgür!!!

Bu haber 214 defa okunmuştur

:

:

:

: