Ada Tv’de Hasan Hastürer’in hazırlayıp sunduğu ‘Taşlar Dökülürken’ programının konukları, CTP Gençlik Örgütü Başkanı Haşim Kiracı, TDP Gençlik Örgütünden Savaş Toksöz, DP Gençlik Kolları Başkanı Münir Öztürk oldu.
Esra TÜRKEL
Ada Tv’de Hasan Hastürer’in hazırlayıp sunduğu ‘Taşlar Dökülürken’ programının konukları, CTP Gençlik Örgütü Başkanı Haşim Kiracı, TDP Gençlik Örgütünden Savaş Toksöz, DP Gençlik Kolları Başkanı Münir Öztürk oldu. Gençler, gündemde yer alan konuları değerlendirdi, “ağabeylerinin aldıkları kararları, geçmiş ve şimdiki hükümetin yaptığı icraatları” konuştu. Bunun yanında şu andaki gençlerin siyasete bakış açıları ve siyasette düşünülenden daha az yer almalarıyla ilgili kendi gözlemlerini aktardılar. İşte programdan öne çıkan açıklamalar;
KİRACI: EKONOMİK SIKINTILAR GENÇLERİ SİYASETTEN UZAKLAŞTIRIYOR: “Bu memlekette gençlik olarak, siyasal olarak baktığımızda seçme seçilmeden ziyade bu gün yaşadığımız toplum içerisinde gençlik dediğimiz 18–16–35 yaş arasındaki popülâsyonun en yüksek olduğunu yapılan nüfus çalışmalarından biliyoruz. Ama şu an baktığımızda giderek apolitikleşen, yaşadığı sıkıntılardan kendi hayatını idame ettirebilme sıkıntılarından dolayı gençler siyasetten uzaklaşıyor. Kişiler daha fazla kendi hayatlarını kurtarma noktasında. Geleceklerini rahat bir şekilde plan program yapamadıklarından dolayı daha fazla kendi hayatlarına önem eriyor. Çok az bir kısım siyasal partilerde siyaset yapma ve siyasete katılmak isteyen çok düşük bir orandır. Şu an için bir anket çalışması yapıyoruz bununla ilgili. Sokağa bakıyoruz, 2004 süresi içerisinde özellikle Annan Planı içersindeki, gerek “Evet” ya da “Hayır” olarak siyasallaşan gençlik bu gün siyasetten daha uzak bir noktadadır. Ve yeni yetişen nesil, bu tür bir heyecan olmadığından dolayı siyasetten bir şey beklemez pozisyondadır. Siyaset yaparak herhangi bir partinin siyasetini etkileyebileceğini çok iyi bir şekilde kanıksayamıyor.
TOKSÖZ: SİSTEM GENÇLERİ APOLİTİZE EDİYOR
Kıbrıslı Türk gençliği adına konuşacak olursak, bence sistemin apolitize ettiği bir gençliğimiz var. Çünkü sistem o kadar düzensiz hal almıştır ki düzensizlik sistem haline dönüşmüştür. TDP gençliğin ilk kurultayında slogan şuydu “bu memleketten bir şey olur” bu slogandan çok etkilenmiştim. Bu memleketten bir şey olacağına inanan bir gençliğin hala daha bu ada üzerinde nefes aldığına inanmak beni rahatlatan bir düşünceydi. Fakat bu güne baktığınız zaman artık, bu memleketten bir şey olacağına inanan ciddi bir genç kesimin olduğuna inanmıyorum. En güzel veri sokaklardır. Eğer on insanlardan dokuzu size aynı şeyi söylerse öngörünüz bu durum haline gelir. Bu noktada Doğan Cüceloğlu’nun kitabında ”yenilgiyi öğrenebilirsiniz” hipotezine katılıyorum. Mademki yenilgiyi öğreniyoruz, kazanmayı da öğrenebiliriz. Sanıyorum toplum olarak yenilgiyi öğrendik. Önceden bakıldığı zaman bu Kıbrıslı Türk toplumuna has bir şey değildir. Dünyada var olan ekonomik krizler toplumun kolektif bilincini etkileyen süreçlerdir. Bundan on yıl önce ekonomik dengeler iyiye doğru gitmeye başladığında toplum açısından şöyle bir durum oluşur, geleceğe baktığınızda tünelin sonundaki ışığı görebilirsiniz. Ve ütopik bir dünya oluşur. Fakat ekonomik krizlerle birlikte bu bakış açısı bilinçli bir şekilde bu ütopik bakış açısı kırılmaya çalışılır ki toplumun beklentileri azaltılsın ki siyasi iktidar rahat bir nefes alabilsin. En azından şu noktaya getirelim toplu mu ki evet dardayız ve herkes fedakarlık yapması gerekir.
ÖZTÜRK: MEVCUT SİSTEM GENÇLERİ SİYASETTEN DIŞLIYOR
Şu an mevcut sistemin gençliği dışladığını görmekteyiz. Mevcut gençliğin siyasete atılmak isteyen gençleri dışlamak istediğini, genelde siyasi partilerin gençlere verdiği umutların hepsinin boş çıktığını görmekteyiz. Parti içerisinde adaylara baktığımızda genç sayısının az olması gösteriyor ki gençlere politikada fazla yer verilmiyor. Burada demokrat partinin bir sandalyesi var gençlik kolları olarak. Ve her alınacak kararda gençlerimizin de oyu var. Parti meclisimizde şu an on tane gencimiz var, ki bu sayıyı iki katına çıkarmak hedeflerimiz arasındadır. Genel olarak baktığımızda gençlerimiz siyasetten uzak. Gençlerin bu gün işsiz kalmasının en büyük sorunlarından biri sistemimizin gençlerin önünü kesmesidir. Gerçekten “ben bu sistemi değiştirebilirim” diyen genç sayımızda küçümsenmeyecek kadar azdır. Gerçekten inanan gençlerimiz var. Eminim ki bizim jenerasyonumuz mevcut sistemi yıkmaya hazırdır. Yıkmak istediğimiz, ricayla yaşama düzeni, siyasilerin halkın önünde ceketini ilikleyerek, “evet efendim” dediği bir düzen istemiyoruz. Hakkın hakkı olana verildiği bir düzen istiyoruz. Konunuzda uzmansınız ve devlet dairesine gireceksiniz. O partiden değilseniz alınmazsınız. Konuya vakıf olmayan kişiler alınır.
Gençler Kıta Sahanlığı anlaşmasına nasıl bakıyor? TDP’nin sorunu ne? Erken seçim gerekiyor mu? sorularının cevabı yarın Star Kıbrıs’ta