Yunan Krizi

Büyük patronların kafaları sıkışınca her daim bir kriz havası estiriliyor maalesef. Kriz olsun millet afallasın sonra da kendileri keselerine biraz daha mangırları doldursun(keselerin ağzı açık bekleyen ülkelerin başında tabii ki ABD geliyor). İşte bu kriz havasından fevkalade etkilenmiş bir ülke; Yunanistan.

Büyük patronların kafaları sıkışınca her daim bir kriz havası estiriliyor maalesef. Kriz olsun millet afallasın sonra da kendileri keselerine biraz daha mangırları doldursun(keselerin ağzı açık bekleyen ülkelerin başında tabii ki ABD geliyor). İşte bu kriz havasından fevkalade etkilenmiş bir ülke; Yunanistan. Son dönemlerde Ana haber bültenlerinin vazgeçilmezi bu ülkede olan grevler. Gençlerin ve çalışanların yakmaları, yıkmaları konu oluyor hep. Çünkü kemer sıkma politikaları halkı iyice bunaltmış durumda. Bu nedenle eylemsiz gün geçmiyor yarımadada. Tabii ülkenin bu duruma düşmesi sadece dünyada yaşanan son kriz değil. Ülke yönetiminin artık ülkeyi yönetememesi geliyor başlangıç olarak. Yıllardır süregelen sorunların üstü kapatılarak yok edileceği sanılmış. Ama bir gün o süpürdükleri sorunların yığın olacağının farkına varmak istememişler. Yeme-içme döneminin hiç bitmeyeceği zannedilmiş. Hep deve kuşu gibi tehlikeyi kafalarını kumun altına sokarak izlemişler. Ve nihayetinde ülkenin Başbakanına da bu krizin itirafını etmek düşmüş. İşte Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu kendi özeleştirisini de yaparak ülkesinin düştüğü durumu Kathimerini gazetesine(16 Ekim) anlatıyor;
'Yakın geçmişte ülkeyi yönetmiş olan Yeni Demokrasi partisinin sorumlulukları bir yana, PASOK dâhil siyasi güçlerin son on yıllardaki sorumlulukları görmezlikten gelinemez. Çıkarcı çevrelerin ittifakının ve şeffaflık eksikliğinin karşısında siyasi sistem uzlaşmalar ve marjinal düzenlemelerle yetindi, hatta bazen bu olumsuz durumu besledi de. Birçok kez karşı koymaya ve ileriye yönelmeye cesaret edemedik ve dar çıkarcı lonca çevreleri ile (sendikaları kastediyor. Ben de bizim ülkemiz siyasilerini ve sendikalarını hatırladım hemen) uzlaştık; bu da genel halk çıkarlarına karşı oldu. Sık sık devlet ve popülist ilişkileri içine girdik, yani tutucu örnekleri izledik ve bu durum bizi dönüşümcü dinamizmimizden etti. Demokratik yapılarımız zayıfladı ve yasa dışı uygulamalar(bizde hep var), şeffaf olmayan yöntemler(yolsuzluk, zimmetine para geçirme), bürokrasi(alası), kayıt dışı ekonomi ve devletçilik yaygınlaştı; çünkü zamanında yurttaşı toplumsal hayata katıp kontrol mekanizmalarını güçlendirmekte geç kaldık. Gerektiğinde öncelik almayarak, rehavete kapılıp tereddütlerle bir ileri bir geri giderek, gelişmeleri öngöremeyerek, rekabetçi bir ekonomi ve güçlü bir üretim temeli kuramadık. Sonuç olarak ekonomi büyük oranda devletten beslenen parazitlere ve tüketime terk edildi. Devlet güçlerini özgürleştirmek yerine bürokrasi yaratıcılığı ve gelişmeyi köstekledi. Dinamizmimizi kaybettik, oysa çevremizi, kaynaklarımızı ve tarihî mirasımızı doğru değerlendirmemiz gerekiyordu. Ülkenin gelişmesini kösteklemiş olan sendikacılara ve popülist ilişkilerine izin verdik.'
Şimdi ben yukarıdaki bu yazıyı kendi ülkeme uyarlasam belki birçokları karşı çıkar. Ama bu özeleştiriyi bir ülkenin başbakanı yapıyor. Çünkü çıkar yol bulamamış ve kendi ülkesindeki sendika ağalarına ve menfaat gruplarına seslenerek “son çırpınışlarımız, batıyoruz artık” diyor. Bizlere gelince; bizler de deve kuşu gibi başımıza kuma sokmaya devam ediyoruz. Yılların birikimini hep birilerine yama yapıyoruz. Biz sudan çıkmış gibi temiz hissediyoruz kendimizi. Ama bu öyle değil, hepimizin bu durumda payı var. Sayın Papandreu’nun dediği gibi sadece siyasilerin değil, sendikaların ve bir takım çevrelerin kendini muhasebe edip, ülkenin koşullarını görmesi lazım. Bireysel çıkarlar uğruna ülkeyi feda etmeyelim. Unutmayalım bu gemide hepimiz yaşıyoruz. Batarsak hepimiz batarız. Tıpkı Yunanistan örneği gibi.
Bu haber 210 defa okunmuştur
  • bizim anladigimiz dilde hurriyet milliiyet cumhuriyet    - 27.10.2011 ve atasozlerimiz; Bal tutan parmagini yalar.. her koyun kendi bacagindan asilir.. gemisini kurtaran kaptan.. 'Becer da nasil istersen becer'.. :))))
  • iyi güzel de??? ismail Kahya   - 27.10.2011 Sn Mustaf Tıngır iyi güzel söyledin, ağzına sağlık ama, bizde millet olma bilinci her zaman kişisel çıkar bilincinde olmanın ardında gelmiştir. Şahsi menfaatler nasıl sağlanır diye dünyada bir yarışma yapılsa yemin olsun açık ara birinci geliriz.:))

:

:

:

: